İnsanlar, doğdukları andan itibaren aslında kelebek etkisinde olan ömürlerini, hiç ölmeyecekmiş gibi hissederler. Hep geçiştirici cümlelerle yapmamız gerekenleri erteleriz.
Aslında ertelediğimiz mutluluklarımızdır.
Farkında olmadan huzurumuzu kendi ellerimizle iteriz. Önümüze çıkan fırsatları birer birer toprağa gömeriz. Gerek maddi gerekse manevi arzularımızı karşılayabilmek adına aile, iş, sevgi, huzur ve mutluluk konularında daha seçici ve dikkatli olmamız gerekir.
Aile bağları bir insanı hayata bağlayan en büyük etkendir.
Güzel bir eğitim sonunda yaptığınız iş sizi hayata tutundurur. Belkide köşe başında çarpıştığınız insan sizin ömrünüzü adayacağınız geleceğiniz olan insan olabilir. Huzur ve mutluluğu bulmak hayatınızın size sunduğu fırsatları olumlu yönde kullanmakla doğru orantılıdır.
Elbette hayat her zaman istediğimiz gibi gitmez.
Aile sorunları yaşar, maddi sıkıntılar çeker, aradığımız aşkı bulamayıp bulsak da sıkıntı yaşayıp ayrı düştüğümüz dönemlerde yaşarız. Peki bu olumsuzluklarda da mutlu olmayı başarabilir miyiz? Zordur, ama imkansız değildir.
Hayatımız, bir daha oynayamayacağımız bir film gibidir.
Bu filme dilersen huzur ve mutluluğu, dilersen acı ve hüznü sığdır. Seçimlerimiz, hayat hikayemizi şekillendiren en büyük etkendir. Seçimlerini doğru yap, dünya maneviyatına çok önem verme, kalbini dünyanın tüm güzelliklerine aç.
Ve en önemlisi; yarın ölecekmişsin gibi düşün ve hiç ölmeyecekmişsin gibi anın tadını çıkar.
Mutlu olmak senin elinde.
GreeyWoLF (UĞUR)
Hayat Kısa Ama İçine Uzun Mutluluklar Sığdırmak Senin Elinde
En İyi Cevaplar