Sizce samimiyet bittiği için mi bu kadar huzursuzuz?



Düşünüyorum da eskiden herkes birbirinin derdini dinler, ortak olmaya çalışırdı. Şimdiyse herkes kendi derdine düşmüş karşındakini umursamıyor. Hadi bir düşünün çoğu zaman sizde en yakın arkadaşınızda bunu yaşadınız. Abiniz ablanız bile sizi umursamadı. Tek çocuk olanları saymıyorum bile (ki onlardan biriyim)! Kimse kimseyi dinlemediği, sadece uydurma bir şekilde davrandıkları için kimse içini dökemiyor. Bu da psikolojik olarak huzursuzluğa sebebiyet veriyor. Peki bizi kim dinleyecek ? Sokaktaki ayyaş amca mı yoksa bankta yanınıza oturan delikanlı mı ? Hiç sanmıyorum. Eskiden sırf dara düşmesin diye canınızdan can verdiğiniz arkadaşlarınız, akrabalarınız gün gelip malesef size elini dahi uzatmıyor. O en yakın olduğunuz arkadaşınız bile bazen kendi derdiyle uğraşıp sizi unutabiliyor. Bu dünyanın mı yoksa bu zamanın mı kuralıdır bilinmez fakat malesef herkes kendi derdinde. Yine de düşününce sanki eski zamanda her şey daha bir güzeldi. Samimiyet vardı.. Bu hayatta yalnızız. Herkes gidiyor; ilkokul arkadaşların, lise arkadaşların, iş arkadaşların, akrabaların, annen ve baban.. O çok güvendiğin insanlar gün gelip baktığında sadece çıkarı uğruna bile sizinle birlikte olabiliyor. Bu yüzden herkes bu hayatta tek başına olduğunu lütfen unutmasın. Asla yapmaz dediğiniz insan onu ilk yapan kişi olunca, hayal kırıklığınız ve huzursuzluğunuz kat ve kat artıyor. Sadece kendinize sıkı sıkı sarılın ve sevin. Çünkü ruhunuz ve siz kadar değerli bir şey yok dünyada..

Sizce samimiyet bittiği için mi bu kadar huzursuzuz?
Cevapla