Aşka dair çok şeyler karaladım ben. Dönüp bakınca sadece ne kadar saçmaladığımı okuyorum. Şiirlerime haksızlık olmasın, dilimi dolayan sendin. Her şey çok berbat bir haldeyken seninle yolunda gibi görünüyordu. Siyahlar siyah, beyazlar beyazdı. Çok netti her şey, hayallerle kirletmemiştik henüz bizi..
Elimi bırakmayacağına olan inancım, en büyük pişmanlığım oldu
Ellerinin içinde kaybolan ellerimi çok seviyordum çünkü. Gidişini izlemekten daha zor acılar atlattım kıyas yaparsak.. Ama bu geçmiyor. Her sabah benden uzaklaşan adımlarını sayıyordum o evde, taşındım. Çok tuhaf, hiç girmediğin bu evde duvarlar bile seni tanıyor.
Hayatında kimsenin olmayışını beni özlemiş olabileceğine bağlıyorum, sonra bu aptalca geliyor.
Yine de buz dolabında ki yeşil saklama kabında profiterol bekletiyorum, her gün yeniden yapıp.. Aradığını görmem belki diye telefonun sesini sonuna kadar açtım ve tuhaf bir şarkıya ayarladım. Artık mesaj bildirimim sessizde değil, kızdığın her şeye inceden ayar çektim.
Dönmeyeceğini biliyorum, gelme de zaten.
Sadece bil diye yazıyorum, seni çok özledim. Hem ne demiş Ebru Gündeş şarkısında:
Kaybedince değerinin farkına variyoruz.. Aslında yanımızda olduğu zaman değerini bilmediğimiz tüm şeyler kaybettiğimiz zaman oluşan boşlukta aslında hayatımızda ki değerinin ne kadar çok olduğunu anlıyoruz. Uzuluyoruz çok uzuluyoruz Kalbimiz acı çekiyor beynimiz dusunmekten yoruluyor birde anlatmasi imkansız özlem araya giriyor... Keşke olsa diyoruz
En İyi Cevaplar