Bu bencemde önyargıdan bahsetmek istiyorum. Şu zamana kadar bana önyargının her zaman kötü bir şey olduğu söylemişti.
Genellikle bir derse, konuya ya da insana karşı oluşan, tanımadan kesin şekilde konulan tavır diye biliyordum.
Hatta çoğu zaman da böyle davranan insanları uyarırdım tanımadan karar vermeyin diye. Ama bu yazıda önyargının doğru kullanıldığı zaman kötü değil iyi sonuçlar da doğurabileceğinden bahsedeceğim.
Bir insanda o konuyla ilgili bir yargıya varılmışsa beyin o yargıya göre çalışır. Hayatın her kademesinde büyük küçük hepimiz için bu durum geçerlidir.
Her şey önce beyinde kazanılır, ya da yine beyinde kaybedilir.

Bir kitapta okumuştum; Amerika'da bir okul müdürü bir grup öğretmenle toplantı yapar. Onlara okuldaki öğretmenlerin arasından başarılı bulundukları için özellikle kendilerini seçtiklerini söyler;
"Sizi buraya topladım. Çünkü geçen seneki performansınız nedeniyle diğer öğretmenlerimizden yüksek puan aldınız. Öğrencilerimiz arasında da en başarılı olanlardan bir sınıf oluşturacağız. Özel öğretmenler ve başarılı öğrencilerden oluşan sınıfımızın, okulumuzun yüz akı olacağından hiç şüphem yoj. Hepinize üstün gayretlerinizden dolayı şimdiden teşekkür ederim."
Evet, toplantı biter ve öğrenim sezonu açılır. Tahmin edebileceğimiz gibi sene sonunda özel sınıfın başarı seviyesi diğer sınıflardan bariz şekilde yüksektir.
Buraya kadar şaşılacak bir şey yok. Seçkin öğrenciler ve seçkin öğretmenler, sonuç tabii ki doğal olarak yüksek başarı. Ancak sezonun sonunda müdür bey seçkin öğretmenlerini yine toplantıya davet eder.
Yüzünde tuhaf bir gülümsemeyle konuşmaya başlar;
"Dostlar, sene başından bu yana sergilediğiniz üstün çalışma gayretinizden dolayı teşekkür ederim. Hakikaten verdiğimiz emekler sonucu elde ettiğimiz başarı ortadadır. Yalnız bir sene boyunca sizden sakladığım birkaç sırrım var ve sanırım bu sırlarımı sizinle paylaşmamım vakti geldi "
Sözün burasında müdür bey ayağa kalkar, kravatını şöyle bir düzeltip konuşmasına devam eder:
"Size sene başında başarılı öğrencilerden oluşan seçilmiş bir sınıfta çalışacağınızı söylemiştim. Aslında bu doğru değildi. Sınıfınız diğer öğrenciler arasından rastgele seçilmiş öğrencilerden oluşturulmuştu."
Bunu duyan öğretmenlerde şaşkınlık dolu tepkiler ve konuşmalar olurken müdür bey keyifle konuşmasına devam eder:
"Durun bir saniye, henüz söyleyeceklerim bitmedi. Sene başında yine size öğretmenlerimiz arasında daha başarılı olduğunuz için özellikle seçildiğinizi söylemiştim. "
Konuşmanın bu noktasında salonda derin bir sessizlik oluşur, acaba müdür bey ne diyecek?
"Siz öğretmenlerimizi de diğer öğretmenlerimiz arasından rastgele seçtik."
Evet, sıradan öğrenciler, sıradan öğretmenler ve sene sonu gelen muhteşem başarı. Öğretmenlerin kendileri ve öğrencileri hakkındaki "üstün başarılı inancı' (ön kabulü) başarıyı da beraberinde getirdi.
Önyargı ne müthiş şey, belki de en zayıf, en hassas yanımız. Öğrencileri önceden direk üstün başarılı olarak kabul ettiler ve o şekilde hareket ettiler. Bunun sonucunda da bu önyargı onlara muazzam bir başarı örneği sundu.

Önyargı o kadar da berbat bir şey değilmiş, öyle değil mi?
Okuduğunuz için teşekkürler.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar