Maviliğine Leke Düşürme

Maviliğine leke düşürme.


Umutların gökyüzünün maviliği gibi berrak olsun ve düşüncelerin bulutların beyazlığı gibi.
Kimsenin umutlarına düşüncelerin ile gölge etme ve yağdırma üzerlerine kendi düşündüklerini.
Unutma, bakan her göz seninle eşit hakka sahiptir ve herkesin umutları düşündükleri mukaddestir.


Geleceğe dair planların olmalı, asalak gibi yaşamayacaksın ama detaylandırmayacaksın da çok fazla.

Hayatın her an müdahalelerinin olacağını bileceksin ki her müdahalede umut kayması yaşama.
Zaman zaman çizdiğin o yoldan sapman gerekecek bunların bazılarını kabul edecek bazılarını istemeyeceksin.




Kaliteli yaşam, Yaşam sanatı, Mutlu yaşamak dedikleri senin çizdiğin yolda istediğin gibi yaşarken hayatın müdahalesini kendi çizdiğin yola kaldırım taşı gibi döşemektir, bu müdahaleleri yoluna set olarak döşemekte yine senin elinde.




Gökyüzünden akıp yeryüzüne düşen maviliğin dalgalarını izle ve dinle çıkarttığı nameleri.
İster rakına meze yaparsın istersen alkolsüz hülyalara dalarsın.
Gökyüzünün maviliğini senin mest olman için yeryüzünde dalgalanır hale getirmedik.
Durgunluğunda hırçınlığında tek bir bünyede olabileceğini görmen gerek.
Bir insanı izlerken ya da dinlerken hem iyi hem kötü olduğunu bilmen gerektiği gibi.

Sadece güzelliğini, durgunluğunu ya da hırçınlığını gördün diye senin gördüğünden ibaret olacağını sanmayacaksın.


Bir kıyısından baktığında durgun olan deniz gibi bir şehirden baktığında berrak olan gökyüzü senin bakış açına göre güzelleşir oysa aynı denize ve gökyüzüne başka yerden baktığında daha mat ve hırçın bir manzara çıkar karşına.


Hep bakacaksın ama gördüğün manzaranın ne olduğunu belirleyenin bakış açın olduğunu unutmayacaksın zira gördüğün şey baktığın açı ile şekillenir.

Gözlerin ağrıdıysa aşağı indir ve bir insana bak.
Üzerinde yırtık elbiseler ile bir kaldırımda oturmuş.
Baktığında bu insanı ihtiyaç sahibi birisi olarak görebilirsin ama yine sen bu insanı önemsiz biri olarak görebilecek potansiyele sahipsin.


Bakış açın her zaman mekana bağlı bir açı değişikliği ile şekillenmez.
Mesleğin, pozisyonun, arkadaşların, yaşam tarzın ve düşünce tarzına göre “hiçbir şey üretmiyor” diyerek önemsiz görebilirsin ya da “ihtiyacı var, yardım etmeliyim” diyebilirsin.
Bu iki seçimi de aynı insan yapabilir aslında.


Bunun için bakarken kendi bakış açından sıyrılıp başka nasıl değerlendirilebilir diye düşünmek yeterlidir.



Dünya üzerinde hiçbir konu yoktur ki tek bir doğruya, makule ya da güzelliğe sahip olsun.


Kırmızıyı aşk olarak tanımlayacağın gibi yeri geldiğinde korku olarak kullanacaksın.
Burada önemli olan şey gördüğün kırmızıyı sana sunulan şimdi aşk olarak ya da şimdi korku olarak tanımla yönlendirmelerinden sıyrılmandır.



Sakın unutma, maviliğin sardığı gökyüzünü korumakta, bulutların beyazlığını korumakta senin tercihlerine bağlı zira insan vicdanının yansıması olan göğün karanlık ve lekeli haline bakarken bulabilirsin kendini.




Karanlığın ve lekeli göğün halini izlemek niye duygulandırır ve düşündürür sanıyorsun?
Göğün karanlığını ya da parlak lekelerini değil vicdanını izliyorsundur aslında.
Vicdani muhasebe her daim hüzne gebe, iş bu gebeliği berrak bir mavilik doğumu ile bitirebilmekte.




Ne kamu ne oyu bu yazı kendime.
Akıl vermiyorum yahu ne haddime.
Almak istediğin bir şey varsa alırsın, istemediğini yine bana bırakırsın.

Maviliğine Leke Düşürme
Cevapla