1. Evlilik kurumuna saygıları büyüktür
Aşk kavramını herkesin çözemeyeceğini bilirler. Gerçek aşkın herkese nasip olmayacağını da bilirler. Bu yüzdendir ki sevebilen ve sevmeyi başarabilen iki insanın münasebetine saygıları sonsuzdur. Dünyadaki en zor ulaşılan mertebenin saf sevgi olduğuna inanırlar ve bunun kıymetini çok iyi bilirler. Saygı göstermesini de...
2. Sanılanın aksine aşk filmleri ve romantik komedileri çok sevmezler
Duygusal insanlar duyguların çarşaf gibi ortaya serilmesinden hoşlanmazlar. Çünkü içlerinde sakladıkları o dünya onlar için o kadar kıymetlidir ki sanki her film onların hisettiklerini tarif etmesinde yetersizdir, sanki her aşk biraz klişedir. Değerli olan şeyler gizli tutulmalıdır, belki bir not defterinde, belki sadece iki kalpte. Kimsenin bilmesine gerek yoktur.
3. Şair ruhludurlar, edebiyatla araları iyidir
Bir insan ne kadar ketum olursa olsun konuşamadan duygularını dile getirmeden yapamaz. Malum insan sosyal bir canlıdır. Ama duygu denilen şey bir şeyler farklılaştığı zaman daha yoğun ortaya çıkar. Ayrılık zamanı, ilk buluşma zamanı, terketme zamanı, kaybetme zamanı... Bu liste uzar gider. Her yaşanmışlık içinde birikenleri dışarı sızdırmak için bir fırsattır. Bu çoğunlukla şifreli aşk mısralarıyla gerçekleşir.
4. Gül yaprakları ve mum ışığında yemeği külfetmiş gibi görebilirler çoğu zaman
Fazla kasmaya gerek yoktur duygusal insan için. O an birlikte olmak, beraber yaşamak ve beraber yaşanılan anın kalitesi çok mühimdir. Bazen son derece eski ve hatta kelepir diye tabir edemeyeceğimiz bir yerde yediğiniz yemek bile, eğer aranızdaki duygu akımları çok güçlüyse onun için en şık restaurantlarda yediğiniz gül yapraklı, mis kokulu mumların eşlik ettiği yemeklerden çok daha vazgeçilmezdir.
5. Genellikle içine kapanıktırlar
Duygusal insanlar, içindeki hassas yapının farkedilmemesi için ve darbe almaktan korktuları için çoğunlukla sert bir zırh giyinerek gezinirler. Gelin görün ki olayın iç yüzü hiç de böyle değildir. Kendilerini korumak için iki seçenek vardır ya olmadığı gibi gözüküp sert bir insan olmak ki bunu genellikle başaramadıkları için ikinci yolu seçerek etliye, sütlüye bulaşmayıp, tüm diyeceklerinin içinde patlamasına sebep olurlar.
6. Empati yetenekleri çok gelişmiştir
Yaralanmak kelimesinin anlamını çok iyi bildikleri için başkalarının da hangi kelime ve davranışlarla incinebileceğini çok iyi kestirebilirler. O yüzden size diğer insanlara göre çok daha fazla tolerans gösterecekler, çok iyi bir dinleyici olarak yaklaşacaklardır. Sizinle konuşurken hassas olduğunuz tüm konuları düşünüp, küçük bir matematik hesabı yapacaktır.
7. Fedakarlıklarının sonu yoktur
Ne kadar şikayetçi olsalar da kıyamazlar. Kimseyi boynu bükük göndermeyi sevmeyen yapıları onları gece yatağında uyutmaz, başını yastığa rahat koydurmaz. Hiç zamanı olmasa bile uykusundan fedakarlık edip sizin yanınızda olmaya çalışacaktır bu tip insanlar. Onların mutluluğunun büyük bir kısmını sizin mutluluklarınız oluşturur çünkü.
8. Kendilerini savunma mekanizmaları yok gibidir
Sencil yaşam şekilleri yüzünden çoğu zaman başlarına gelen olaylar karşısında hazırlıksız yakalanırlar. Bu nedenle ne yapacağını bilemez tavırları çevresi tarafından dengesizlik ve tutarsızlık olarak algılanır. Bu yanlış anlamalar zaten onu asıl ketumlaştıran nedenlerin başındadır. Mücadeleleri 3 yönlü olmak zorundadır:
- Başkaları ve başkalarının değer yargıları için
- Kendileri ve kendi değer yargıları için
- Yanlış anlamayı ilke edinen insanlara ulaşabilmek için
9. Yalnız kalmak onlar için bir tercih meselesidir
Verdikleri sevgiyi alamadıkları ya da artık bazı şeylerin farkına vardıklarında en kötüsü değmediğini gördüklerinde yarıda bırakıp gitmeyi tercih edebilirler. Bu onurlu bir gidiştir. Gitmesinin sebebi bir teslim olma değildir, bu nedenle bir kaybediş olarak değerlendirmez bu tip vedaları. O çeşitli sebeplerle gider, onurunu korumak gibi...
10. Kıymetleri gittikten sonra anlaşılır
Duygusal insanlar hep fedakar, sessiz kalan, alttan alan taraf oldukları için çoğu zaman ortamdaki kimliğini bile etraftakilerine hissettiremezler. Sahnedeki baş rol oyuncusu hiçbir zaman olamazlar, hep kenar köşedeki figüranlar gibidirler. Ne zaman elini ayağını çekerler, o zaman o sahne bir kule gibi yıkılmaya başlar baş rol oyuncularının üzerine. Ne oyun kalır ortamda ne de göz kamaştıran diğer insanlar...

Sevgilerimle KS halkı
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar