İnsanların sana nasıl baktığını umursamayacaksın çünkü gördükleri kişi sen değilsin sadece bakanın görebildiğidir sen diye gördüğü kişi. Aynasın sen aslında ama farkında değilsin zaten bu yüzden insanların gözlerinin içine bakıyor ve onların söylemleri ile mutlu ya da mutsuz oluyorsun.
Sen kendini ne kadar tanıyabildin ki bir başkasının seni tanıyıp değerlendirebileceğini düşünüyorsun?
Kendinin bile düşünmediği ve bekaretin gibi sakladığın gerçeklerin gölgesinde yaşarken nedir bu tasdik edilme arzun? Sana sormuyorum çünkü yine kandıracaksın kendini biliyorum…
Sen hep olduğun gibi görünmüşsündür ve aklından geçeni diline sürmüşsündür.
Merak etme yalnız değilsin hepimiz o iddiaya sarılmış aynı yalan ile sevişiyoruz.
Hayır, bunun için kızmayacaksın kendine!
Senden istenilen insan olmak için mıncıklanıyorsun her daim.
Sevgilin ilgi dolu olmanı istiyor mesela.
Annen baban ise hayırlı evlat olmanı istiyor.
Arkadaşlarının bir kısmı daha çılgın olmanı isterken diğer kısmı daha efendi olmanı istiyor.
Öğretmenin başarılı olmanı istiyor.
Toplum daha ahlaklı olmanı istiyor.
Patronun daha çalışkan olmanı ama çalışanların daha eğlenceli olmanı istiyor.
Çocukların daha ilgili olmanı…
Herkes senden bir şeyler istiyor ve bekliyor.
Hayat dediğin şey bu insanlarla paylaşılan bir bütündür aslında ve illaki beklentiler oluşur.
Onu kırmamak için şöyle oluyorsun, bunu kırmamak için ise böyle.
Kendin olmaya çalıştığında her şeyin boka sardığı hissiyatına gark olup kimseye çaktırmadan kendi isteğinmiş gibi gözüken o kişiyi oynamaya devam ediyorsun.
O kadar kaptırıyorsun ki kendini insanların nasıl böyle rol yaptığını senin ise hayatta yapamayacağını söyleyecek kadar inanıyor ya da inanmak istiyorsun.
Sen derken bile mübalağa sanatını aşk ediyorum çünkü sen dediğim aslında biziz.
Sen dediğim; Sevgilinin, annenin babanın, arkadaşlarının, toplumun şekillendirdiği bir karaktersin ama bu karakter bile senin değil senin giymen için dikilip üzerine geçirilmiş bir elbise gibi.
Boğulmuyor musun o elbisenin içerisinde?
Elbette vereceğin cevaplar böyle olanların şöyle böyle olduğu ama senin böyle şeylere hiç tahammülünün bile olmadığı şeklinde olacak.
Gerçekten eleştirmek değil amacım seni çünkü sen nasıl sen değilsen bende aslında ben değilim.
Sana yazıyorum burada ama sen ben biz birbirine niye girdi zannediyorsun?
Ben aslında senim sen ise benim uydurduğum muallakta kalan bir karartı.
Belki bir gün alışverişe çıkıp kendi elbiselerimizi kendimiz alabiliriz…
Bir gün seninle uzlaşacağız ama ne senin sabrın ne benim aşkım kaldı kitle.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar