Ego mu, Öz Güven mi?

Yüksek Ego, Eksik Özgüven


Merhaba arkadaşlar.


Öncelikle bu benceyi yazma sebebim, başlıktan da anlayacağımız üzere çağımızın en büyük karakteristik problemlerinden biri olan ego-özgüven kavram karışıklığı.


Özgüven ve ego kavramlarının psikoloji biliminde yer alan detaylı tanımlarına girmeyeceğim; ama ikisinin arasında bulunan uçurum farka biraz değinmek istiyorum müsaadenizle..


"Ego" bildiğiniz üzere günümüzün popüler ve havalı ifadelerinden biri. Yüksek ego sahibi insanların bu kavramı "özgüven" olarak meşrulaştırmaya çalıştıklarını görüyoruz. Özellikle de bazı meslek gruplarına mensup kişilerin bu kavram kargaşasının tam da ortasında bulunduğunu görebilirsiniz.


"Sanatçı, ego sahibi olur." sözünü duymuşsunuzdur.


"Özgüven" kelimesi kendi kendini açıklıyor aslına bakarsanız. Özümüze duyduğumuz güveni ifade ediyor açıkça. Özgüven; insanın kendisiyle ilgili olumlu ve olumsuz yönleri hakkındaki yorumu, kendine verdiği değeri, kendini sevmesi ve kendisiyle barışık olmasını ifade eder.



Tam da bu noktada "özgüven" kavramı "ego" kavramından uçurum farkıyla ayrılıyor!



Ego; kişinin kendisine başkalarının gözünden değer biçmesini ifade eder. Ego sahibi kişiler kendisiyle ilgili düşüncelerini değil; dış dünyanın kendisi hakkında ne düşündüğünü, kendisine nasıl baktığını, ne kadar değer verdiğini, ne kadar sevdiğini ve kabul ettiğini önemser. Bu bağlamda da aslında olmadığı bir kimliğe bürünür. İnsanların onu kabulleneceğini, daha çok değer vereceğini düşündüğü biri gibi davranır. Bu kısım çok önemli; sadece "davranır". Aslında olmadığınız bir insan olamazsınız, yalnızca öyle davranabilirsiniz..



Özgüven kendin olmaktır, ego ise başkalarının istediği gibi olmak...



Özgüven içten gelir, insanın tamamen kendisi olmasıyla ilgili bir kavramdır ve diğer insanların düşünce ve yargılarıyla çok fazla ilgilenmez. Ego ise tamamen dışa bağlı bir kavramdır. Kendisini olduğu gibi kabul edemez ve sürekli takdir edilme, pohpohlanma ihtiyacı duyar. Tüm yaşama amacı başkaları tarafından onaylanmak, kabullenilmek, beğenilmektir.


Ego mu, özgüven mi?


Aradaki ince ama bir o kadar uçurum farkı anlayabilirsek, aslında ihtiyacımız olanın sadece biraz "özgüven" olduğunu fark edeceğiz.


Özgüven sahibi insan mutludur. Çünkü etiketlerden ve başkalaşmaktan uzak, kendisiyle yüzleşebildiği bir iç dünyası vardır. Hayatı akışına bıraktığı sürece huzurludur insan. "Bir şey" olmaya çalışmaz, çünkü ne olduğunun bilincindedir. Ego sahibi insan öyle mi? Hep olmadığı "çok şey" olmaya çalıştığı için, kendisine karşı duygu güven eksikliği ile hep daha üstün olma çabasıyla hem kendine hem çevresindekilere zarar verir. Daha üstün olmak için birilerinin ayağını kaydırmaya çalışmalar, kompleksli sevgililer, arkadaşlar, birilerinin arkasından kazılan kuyular, daha değerli ve itibarlı olabilmek için en yakınlarının bile üzerine basmalar... Daha neler neler...


Özgüveni eksik insan, egoya sığınır.


Kendinizi sevin! Daha iyi bir insan olmaya çalışmakla, başkalarının istediği gibi bir insan olmaya çalışmak arasındaki farkı farkedin. Başkalarının ne düşündüğünü önemsemeyin, sizi olduğunuz gibi sevmeleri gerektiğini onlara gösterin. Insan kendisiyle barışık olduğu, kendine güvendiği sürece hayat daha kolay, dünya daha yaşanılabilir olur...


İlk bencemde güncel bir probleme değinmek istedim. Sürç-i lisan ettimse affola dostlar.. :)

Ego mu, Öz Güven mi?
Cevapla