Kusursuz Olma Algısı

Hayatımda bir türlü anlam veremediğim nadir kavramlardan birisidir bu aslında...

Zira kusursuz insan diye bir şey yoktur. Örneğin birisi seni beğenirken, bir diğeri beğenmeyebilir. Elbette bu kusurlu olmanın göstergesi değildir. Ama bir başlangıcıdır. Nitekim şatafatla övülen peygamberler, padişahlar, krallar dahi kusursuz değildi. Öyle ki pek çoğu akraba evliliği yüzünden engelli bireylerdi. Lakin tarih kitaplarına "kusursuz kişiler" olarak geçtiler. Çünkü kusuru arayan da, kusuru bulup üstüne kapatanda yine biz insanoğluyuz.

Misal dişlek birisini düşünün. Bu kişi gülmekten ömrü boyunca kaçınmalı mıdır yoksa "ben insanların bende kusur olarak gördüğü şeyi seviyorum ve kabulleniyorum" deyip yoluna bakmalı mıdır? Nitekim birinci yolu seçerse beyni ona daha fazla kendinde kusur gösterip yine kendini yargılatacaktır. Ancak ikinci ve asıl olması yolu seçerse de doğruyu ve getirisi olan özgüvene sahip olacaktır. Ki bu olay kel, dişsiz, uzun, kısa, tombul, zayıf vs diye ayırabileceğimiz kategoride ki kişiler için de geçerlidir.

Shrek ve Eşşek
Shrek ve Eşşek

Özetle kişinin kendindeki kusuru, onu eşsiz yapan en nadide özelliğidir aslında. Yani kusurlarımızı görüp, onları keşfedip, daha da iyiye yormalı ve yolumuza bakmalıyız. Aksi halde kusurlu olan ve bu kusuru irdeleyen insanoğlu zaten bizi aşağıya fazlasıyla çekecektir. Bari bırakalım da önce bi kendimizi olduğumuz gibi "kusurlarımızla" sevmeyi bilelim. Ki bence kusur denen şey de aslında yoktur. Çünkü insanların kendinden farklı olarak gördükleri bireylere karşı uydurdukları kötü bir sözcüktür "kusur" lüğatı...

Mamafih kendinizi her gün daha çok sevmeniz ve yine her gün aydınlık bir bahara "canım kendim" diyerek uyanmanız dileğiyle...

Kusursuz Olma Algısı
Cevapla