"İnsan Hepsi Olmasa da Azıcık da Olsa Erdemli Olur"
.
Peki, Nedir Bu ERDEM? Var mı? Kaldı mı? Yoksa Neden Kayboldu Bu Erdemler?
İnsan, yaratılış itibariyle akıl ve vicdan sahibi, seçebilme özgürlüğüyle donatılmış bir varlıktır. Bu özelliğiyle hayvandan ayrılır; sadece içgüdüleriyle değil, değerleriyle, ilkeleriyle, duygularıyla ve ahlaki sorumluluklarıyla hareket eder. Onu “insan” yapan işte bu değerlerdir yani erdemler.
Erdem, sadece büyük sözlük tanımlarıyla sınırlı bir kavram değildir. O; sabırla ekilen, acıyla sulanan, zamanla gelişen, bazen çileyle pekişen içsel bir bahçedir. Kimi zaman cesarettir, kimi zaman dürüstlük. Bazen bir yabancıya uzanan yardım eli, bazen öfkeye rağmen susabilme gücüdür. 124 erdemi saymak kolay, yaşamak ise yürek ister.
“İnsan hepsi olmasa da azıcık da olsa erdemli olur” sözü, aslında insanın doğasında iyiliğe meyil olduğunu, hiçbir insanın tamamen yoksun olamayacağını ima eder. Ama bu, doğuştan sahip olunan bir hak değil, korunması ve beslenmesi gereken bir emanettir. Erdem, yaşadıkça ya büyür ya da yok olur. Bu yüzden erdemli kalmak, doğuştan gelenden çok daha fazla çaba ister.
Peki, insan erdemlerini nasıl ve neden kaybeder?
Çünkü çağımız, insana erdemli olmanın değil, "kazanan" olmanın erdem sayıldığı bir sahte değerler düzeni sundu.
- Rekabet, dayanışmanın yerini aldı.
- Gösteriş, sadeliği ezdi geçti.
- İmaj, içtenliğin önüne geçti.
- İhtiras, sabrın yerine kondu.
- Hız, derinliğin sonunu getirdi.
Böylece insan, tek tek her bir erdemini unuttu. Önce küçük yalanlarla dürüstlüğünü, sonra kendi sesini bastırarak samimiyetini, sonra öfkesiyle sevgisini, hırslarıyla merhametini kaybetti.
Zamanla “erdemli olmak” alay konusu oldu. Sabırlıysan “eziksin”, naziksen “çekingen”, alçakgönüllüysen “önemsiz”, affediyorsan “zayıfsın” dediler. Oysa tüm bunlar birer iç zaferdi. İnsan, kendi kalbini yönetebildiğinde gerçek güce ulaşırdı.
Bugün artık, "erdemli insan kaldı mı?" diye sorduğumuzda içimize düşen sessizlik, aslında kendi kaybımızın yankısıdır. Toplumda adalet, güven, anlayış, sadakat, dürüstlük... her biri az rastlanır bir hazine gibi oldu. Çünkü bu değerleri yaşatacak ortam yok; çünkü insanlar bu değerlerle yaşarken ezilmemek için, sertleşmek zorunda kaldı. Erdem, korunamayacak kadar naif sayıldı.
Peki insan, erdemlerini tamamen yitirirse, insan kalabilir mi?
Cevap açık ve net Hayır. O zaman sadece nefes alan, tüketen, tepkiler veren, çıkarı kadar düşünen bir canlıya dönüşür. Bir hesap makinesi gibi, bir pazarlamacı gibi... Ama insan gibi değil.
Çünkü insanı hayvandan ayıran şey, düşünmesi değil sadece; düşünerek kendini sınırlayabilmesi, başkası için vazgeçebilmesidir. Vicdan, ahlak, onur, sabır, vefa… Bunlardır insanı “insan” yapan. Bu faziletler yitince, insan sadece bir kimlik kartında “insan” yazar; ama özüyle o bağı koparır. İnsan olmak bir şekil değil, bir şuurdur.
İnsan olmak, erdemli olmaktır. Hepsine sahip olmak gerekmez, ama bir tanesini bile yitirmemek için direnmek gerekir. Çünkü erdem, bir zincir gibidir; biri koparsa, öteki zayıflar.
Ve unutulmamalı ki: Erdemli olmak, dünyayı değiştirmez belki ama insanı değiştirir. Ve insan değişince, dünya da arkasından gelir.
Adaletin Bu mu Dünya.....
.
Adil olmayan Adaletli olmayan İNSAN Dünyadan Adalet Bekliyor
İNSAN ERDEMLERİ NELERDİR Düzenlenmiş tam liste (124 erdem, alfabetik sıralı):
Adanmışlık
Bir amaç, değer ya da kişiye kendini tam anlamıyla vakfetme hali.
Adil olmak
Hakkı gözeterek tarafsız ve dengeli davranmaktır.
Adalet
Hakkı, eşitliği ve hakkaniyeti esas alan ilke ve düzen anlayışıdır.
Affetmek
Kırgınlıkları geride bırakıp, kin tutmamaktır.
Alçakgönüllü olmak
Kibirden uzak durmak, kendini üstün görmemektir.
Anlayış göstermek
Başkalarının duygularını ve düşüncelerini kavrayabilmektir.
Araştırmak
Bilgiye ulaşmak için merakla ve yöntemle sorgulamaktır.
Asil olmak
Davranışta ve duruşta onurlu ve dürüst olmaktır.
Aşık olmak
Derin bir sevgi ve bağlılık hissetmektir.
Azimli olmak
Zorluklara rağmen kararlılıkla devam edebilmektir.
Bağlı olmak
Sadakatle değer verdiğine sahip çıkmaktır.
Bilge olmak
Bilgiyle birlikte doğruyu ayırt edebilme yetisine sahip olmaktır.
Bilinçli olmak
Farkında olarak yaşamak ve sorumluluk almaktır.
Birlik içinde olmak
Ayrılıklara rağmen bir arada durabilmektir.
Boş şeyleri umursamamak
Önemsiz konularla oyalanmayıp anlamlı olana yönelmektir.
Cesur olmak
Korkuya rağmen doğru olanı yapabilmektir.
Cömert olmak
Elindekini karşılıksızca paylaşabilmektir.
Çaba göstermek
Hedef için gönülden ve kararlılıkla uğraşmaktır.
Çalışkan olmak
Sürekli ve istekle emek vermektir.
Değerini yüceltmek
Kendi varlığını ve başkalarının kıymetini bilmek ve gösterebilmektir.
Değişime açık olmak
Kendini sürekli iyileştirme ve dönüştürme haline sahip olmaktır.
Dengeli olmak
Duygu, düşünce ve davranışta ölçülü kalabilmektir.
Devamlı olmak
Başladığını istikrarlı şekilde sürdürmektir.
Dikkatli olmak
Olan biteni fark ederek özen göstermektir.
Dinamik olmak
Canlı, hareketli ve etkili bir tavır sergilemektir.
Dinlemek
Sadece duymak değil, anlamaya niyetle kulak vermektir.
Dirençli olmak
Zorluklara karşı yılmadan dayanabilmektir.
Doğaya uygun yaşamak
Doğayla uyum içinde, sade ve dengeli yaşamaktır.
Doğru olmak
Gerçeğe uygun ve tutarlı davranmaktır.
Doğruluk
Söz ve davranışlarda doğru ve dürüst olmaktır.
Dost olmak
Samimiyet, sadakat ve güven üzerine kurulu ilişkide bulunmaktır.
Duyarlı olmak
Başkalarının duygularına ve olaylara hassasiyet göstermektir.
Dürüst olmak
Yalan söylemeden, açık ve içten davranmaktır.
Düzenli olmak
Hayatı planlı, tertipli ve sistemli yaşamaktır.
Emin olmak
Güvenilir ve kendinden şüphe duyulmayan biri olmaktır.
Empati yapmak
Başkalarının duygularını ve düşüncelerini anlamak ve kendini onların yerine koyabilmektir.
Fedakâr olmak
Başkası için kendi çıkarından vazgeçebilmektir.
Gerçeği aramak
Hakikate ulaşma gayreti ve merakında olmaktır.
Gözlemlemek
Dikkatle izleyip anlamaya çalışmaktır.
Güçlü olmak
Bedensel ya da ruhsal zorlanmalara karşı sağlam durabilmektir.
Güler yüzlü olmak
İnsanlara sıcak, samimi ve pozitif yaklaşabilmektir.
Güvenmek
Karşıdakine içtenlikle inanmak ve bağ kurmaktır.
Güzel konuşmak
Nazik, açık ve etkileyici bir dille iletişim kurmaktır.
Hayal kurmak
Geleceğe dair yaratıcı ve umut dolu düşünceler geliştirmektir.
Heyecanları kontrol etmek
Duygularını ölçülü ve bilinçli yönetebilmektir.
Huzur
İçsel sakinlik ve dengede olma halidir.
İç güvene sahip olmak
Kendi değerine ve yeteneğine olan içsel inançtır.
İhtiyatlı olmak
Gerektiğinde temkinli ve dikkatli davranmaktır.
İleriye bakmak
Geleceği planlamak ve küçük detaylara özen göstermektir.
İrade sahibi olmak
İstek ve dürtülere karşı direnip bilinçli seçim yapmaktır.
İstikrarlı olmak
Tutarlı ve sürekli bir şekilde ilerleyebilmektir.
İyi olmak
Başkalarına fayda sağlama ve zarar vermekten kaçınmaktır.
İyi niyetli olmak
Karşıya olumlu düşünceyle yaklaşma halidir.
İyimser olmak
Her durumda olumlu tarafı görebilme tutumudur.
Kahraman olmak
Korkulara rağmen başkaları için cesurca davranmaktır.
Kararlı olmak
Bir hedefe azimle, tereddüt etmeden yürüyebilmektir.
Kendi işini kendin görmek
Sorumluluğunu başkasına yüklemeden yerine getirmektir.
Kendine egemen olmak
Duygularını, isteklerini ve tepkilerini kontrol edebilmektir.
Kendini bilmek
Kendi sınırlarını, değerlerini ve iç dünyasını tanıyabilmektir.
Kırılganlığı yenmek
Hassasiyetlerini yönetip güçlü kalabilmektir.
Kin gütmemek
Geçmişteki kırgınlıkları sürdürmeden yoluna devam etmektir.
Korkularla mücadele etmek
Korkulara rağmen adım atabilmektir.
Kusur aramamak
Başkalarında hata bulmak yerine anlayış göstermektir.
Merhametli olmak
Başkalarının acısına kalpten duyarlılık göstermektir.
Mert olmak
Dürüst, açık sözlü ve cesur davranmaktır.
Minnettarlık
Sahip olunanlara şükran ve takdir duymaktır.
Mutlu olmak
İç huzurunu ve yaşam sevincini sürdürebilmektir.
Mücadeleci olmak
Zorluklara karşı pes etmeden çaba göstermektir.
Neşeli olmak
Hayata olumlu ve enerjik bir bakışla yaklaşabilmektir.
Nazik olmak
Düşünceli, kibar ve saygılı davranmaktır.
Olgun olmak
Duygu, düşünce ve davranışlarda denge kurabilmektir.
Onurlu olmak
Kendi değerine sadık kalarak onurlu yaşamaktır.
Ortak yararlar için çalışmak
Sadece kendine değil, topluma da fayda sağlamaktır.
Ödev bilinciyle hareket etmek
Sorumluluklarını ihmal etmeden yerine getirmektir.
Örnek olmak
Söz ve davranışlarıyla başkalarına rehberlik edebilmektir.
Öfkenin kontrolü
Kızgınlık anında bile sakin ve ölçülü kalmaktır.
Ölçülü olmak
Aşırılıklardan uzak, dengeli yaşamaktır.
Paylaşmak
Sahip olduklarını başkalarıyla gönülden bölüşebilmektir.
Pratiğe geçirmek
Bilgi ve niyeti eyleme dönüştürebilmektir.
Sabırlı olmak
Zorluklara ve gecikmelere tahammül edebilmektir.
Sadık olmak
Bağlılık gösterip güveni boşa çıkarmamaktır.
Saf olmak
Temiz kalplilik ve art niyetten uzak durmaktır.
Sade olmak
Gösterişten uzak, doğal ve yalın yaşamaktır.
Sağduyulu olmak
Aklı ve kalbi birlikte kullanarak doğruyu sezebilmektir.
Sağlık ve olmak İçin Çalışmak
Bedensel ve ruhsal bütünlüğü koruyabilmektir.
Samimi olmak
İçtenlikli, yapmacıksız ve dürüst olmaktır.
Saygılı olmak
Her canlının varlığını ve haklarını gözetmektir.
Sebat etmek
Hedefinden vazgeçmeden azimle devam etmektir.
Sessiz olmak
Gerektiğinde susarak derinleşebilmektir.
Sevgi dolu olmak
Karşılıksız bağlılık ve içten yakınlık göstermektir.
Sınırlarını tanımak ve aşmak
Kendini bilmek ve gelişim için çaba göstermektir.
Sır tutmak
Emanet edilen bilgiyi gizli tutabilmektir.
Sorumlu olmak
Üstlendiği görevi bilinçle yerine getirmektir.
Şefkatli olmak
Başkalarının acılarını hafifletmek için aktif çaba göstermektir.
Şerefli olmak
Onurla yaşamak ve kendini küçük düşürmemektir.
Tahammül etmek
Zor insanlara ve durumlara karşı sabır gösterebilmektir.
Tatlı dilli olmak
Nazik, yapıcı ve hoşgörülü bir dille konuşmaktır.
Tecrübelerden yararlanmak
Geçmiş yaşantılardan ders alabilmektir.
Telafi etmek
Hataları düzeltmek için çaba göstermektir.
Tutkulara ve alışkanlıklara hakim olmak
Arzularını ve bağımlılıklarını denetleyebilmektir.
Umutlu olmak
Geleceğe dair inancını ve beklentisini koruyabilmektir.
Uyanık olmak
Olaylara karşı dikkatli ve bilinçli olmaktır.
Uyumlu olmak
Farklılıklarla çatışmadan birlikte yaşayabilmektir.
Vicdan sahibi olmak
İyiyi kötüden ayıran içsel pusulaya sahip olmaktır.
Vefalı olmak
Geçmişe, dostluğa ve hatıralara sadık kalmaktır.
Yakınmamak
Sürekli şikâyet etmek yerine çözüm aramaktır.
Yanılsamalara kapılmamak
Gerçek dışı sanrılardan uzak durabilmektir.
Yalnız kalabilmek
Kendiyle baş başa kalabilmek ve bundan korkmamaktır.
Yapıcı olmak
Sorunlara yıkıcı değil çözüm odaklı yaklaşabilmektir.
Yardımsever olmak
İhtiyacı olanlara gönülden destek olmaktır.
Yiğit olmak
Zorluklar karşısında cesur ve kararlı olmaktır.
Yorulmaz olmak
Kararlılıkla pes etmeden çalışabilmektir.
Yüce gönüllü olmak
Affedici, bağışlayıcı ve cömert bir yüreğe sahip olmaktır.
Zafer ruhuna sahip olmak
Mücadeleden yılmayıp başarıya inanmaktır.
Zahmete katlanmak
Emek vermekten ve zorluktan kaçmamaktır.
Zaman ve mekân hâkimiyeti
Vakti ve çevreyi verimli ve etkili kullanabilmektir.
Zekâ sahibi olmak
Hızlı düşünme, anlama ve çözüm üretme yeteneğidir.
Zihin kontrolü
Düşüncelerini disiplinli ve odaklı yönetebilmektir.
.
İnsan Olmaya Adanmıştık: Peki Ne Oldu Bize?
Erdemlerimize adanmıştık bir zamanlar… İnsan olmanın yüceliğine, onun içindeki adil, merhametli, dürüst ve vefalı duruşa… “İnsan” kelimesi sadece bir türün adı değil; bir ahlak, bir bilinç, bir sorumluluk yüküydü. Hepimiz insan olmaya, insan kalmaya, insan gibi yaşamaya adanmıştık.
Adil olacaktık.
Ama yalnızca kendimiz mağdurken değil; başkaları haksızlığa uğradığında da sesimizi çıkararak.
“Adalet istemek” demek, sadece kendi hakkını aramak değil, hiçbir çıkar gözetmeden başkasının da hakkını savunabilmektir. İşte o zaman gerçek anlamda adaletli oluruz.
Adil olmak, sadece yasalara göre değil, vicdana göre de doğruyu seçebilmektir.
Bugün “insanlık” kavramının tanımı belli aslında.
124 erdem sıraladık, tanımladık…
Adalet, merhamet, sadakat, dürüstlük, tevazu, yardımseverlik, vicdan...
Hepsi insanı insan yapan değerler.
İnsanı diğer canlılardan ayıran fark, bu erdemleri yaşayıp yaşatmasında değil miydi zaten?
Peki o halde neden hâlâ "insanı" arıyoruz?
Neden biri bize "insan gibi davran" dediğinde bu bir sitem oluyor?
Neden erdemin ölçüsü sayılan bu nitelikler, hayatın gündeminden silinmiş gibi?
Oysa bir bildiri hazırladık hep birlikte....
Dünya İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi dedik adına.
Dedik ki!
"İnsan, nereye giderse gitsin, hangi toprakta yaşarsa yaşasın, insan olarak kabul görsün.
İnsan gibi yaşasın, hakları korunsun, onuru zedelenmesin."
Ne oldu o sözlere?
Bugün geldiğimiz noktada, insanın insanla sınavı bitmedi.
İnsanı insan yapan niteliklerden uzaklaştıkça, sadece bir beden olarak kaldık.
Vicdanı sessiz, kalbi donuk, eli bencil birer varlığa dönüştük.
Ve şimdi...
İnsan olmanın tanımı belli, ölçüsü belli.
Ama insanı bulmak zor.
İnsanı yaşatmak daha da zor.
Bu yüzden bugün tekrar sormalıyız:
İnsan insan olabildi mi?
Yoksa sadece insan gibi görünmeye mi alıştık?
Gerçek değişim, özümüze dönmekle mümkün.
Erdemlere adanmış bir bilinçle...
Yeniden insan olmayı istemeye karar vermekle.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer