Bilinçsiz Duygular ve İç Çatışmalar

Bilinçsiz Duygular

İnsanı hapseden, istemsizce bağlanmasını sağlayan ve bazen kahru perişan eden, o muhteşem duygular. Çocukluktan itibaren başlayan ve içimizde sakladığımız, küçücük ekmek taneleri kadar ufak olan vicdan, merhamet ve korkularımızdır. İnsan bazen vicdanına sarılır ve kendisi için iyi olanı tercih eder. Kimisi için köpek beslemek, kedi beslemek vicdanen rahatlatıcı olsa da kimisi içinse vicdan köpekleri ve kedileri beslememektir. Bu büyüme ve nasıl yetiştiğinize göre değişebilir; fakat unutmayalım bazı yanlarımız doğuştan gelir ve değişemez. Hani kimisi katil doğar kimisi ise karıncayı dahi incitemez ya işte öyle bir çizgidir vicdan.

Bilinçsiz Duygular ve İç Çatışmalar

Vicdanın kölesi olmak

İnsan doğuştan, kalbinin tam ucunda bir yumru ile doğar. Bu yumru yaş ilerledikçe büyür büyür ve kalbi sarıp sarmalar. Sarmaşık öyle bir hal alır ki; evin duvarlarını, cephesini ve pencerelerini en sonunda ise evin tamamını sarıp sarmalar. Kökünü kessen tekrar yeşerir, kuruttuğun yerden yeşillenir. Bakmışsınız ki artık siz, siz olmaktan çıkmışsınız; bunun sonucunda vicdanın kölesi olmuşsunuz. Doğrularınızı çalmış, yanlışlarınızı gün yüzüne çıkarmıştır. Hani çocukken dışarıda annenizin elini tutarken ve birden bırakıldığınızda kaybolmaktan korkarsınız ya; işte vicdanı bırakmak kaybolmanın korkusunu beraberinde getirir. Kimisi ise sadece bir varlıktır. uçsuz bucaksız karanlıkta, düşüncesizce hareket eden bir sürüngendir. Harbi en son ne zaman vicdanınıza sarılmayıp, karanlığı gün yüzüne çıkardınız?

Körkütük sarhoşluğun ardından iç bulanıklık

İnsanın bazı anları olur, neden yaptım, neden olmadı ve sadece neden dediği. Bu anlar insanın peşini bırakmaz ama karda yürüyüp izde bırakmaz. O anı kollar ve birden çıkagelir dünyanıza. Her şeyi geride bırakıp kapılı verir insan neden ve nedensizliği aramaya. Varsayımlar, düşünceler, kimi zamansa pişmanlıklar ve utançlar pencereden girer usulca.

Bilinçsiz Duygular ve İç Çatışmalar
Cevapla