Psikopatın Günlüğü

Akşam Yemeği

Psikopatın Günlüğü

Acıkmıştı psikopat, birazda özlemişti sanki sıcak hastane yemeklerini. Açtı dolabı ama gitmedi eli yemeklere. Geçti odasına, boş duvarlar kırmızı renge boyanmıştı. Yine de bazı gecelerin yansıması olan kan lekeleri belli oluyor, siyah perdeleri aralanmış pencereden süzülen rüzgar sesi içeriye süzülüyordu. Kocaman salonda bir tek yuvarlak masası ve oturduğu zaman içine çöken eski bir koltuğu vardı. Masasının üstünden eksilmeyen alkol şişesi ve küllüğü. Yaktı sigarasını aldı eline telefonunu. Bastı tuşlara yavaş yavaş '1', '1', '2'.

-Buyurun 112 , nasıl yardımcı olabilirim?
+İyi akşamlar, şey. Yan komşumun biraz psikolojik problemleri var. Yalnız yaşıyor ve az önce acı içinde çığlıklarını duyduk. Korkuyoruz onun için gelebilir misiniz acaba?
-Tabii ki. Adresi verebilir misiniz lütfen, en kısa sürede ambulans ulaşacaktır.
+Şehitler mahallesi, Yeşilköy Caddesi. Denge apartmanı, dairesi 13.
-Teşekkürler duyarlılığınız için hemen bir ekip yönlendiriyorum.
+Ben teşekkür ederim.' dedi psikopat.

Hafif bir tebessüm ile aldı eline 50'li yıllardan kalan dostunu. Kesti bileklerini ve gelen rahatlama ile birlikte arkasına yaslandı. Kapattı gözlerini ve beklemeye başladı.. Bir an için çalan kapı sesiyle irkildi. Bileklerinde açtığı kesikleri unutup doğrulmaya çalıştı koltuğun iki kolundan destek alarak. Düştü koltuğuna acı içinde. Neler olduğunun farkına varması çok uzun sürmedi, doğruldu hızlı adımlarla ve bir hışımla açtı kapıyı. Bileklerinden akan kan yüksek tempoyla yayıldı eşiğe. İhbar üzerinde gelen sağlık ekipleri yanlarında polisi de getirmişti. Pek yabancı değildi yüzleri psikopat için.

-Neden yapıyorsun bunu kendine be kardeşim, bir kerede mutlu göreyim seni.
Tebessüm etti psikopat;
+Mutsuzum sanıyorlar beni. Oysa ben mutsuz değilim, onlar boş yere bu kadar mutlu.
-Uzat elini doktorlara hadi hastaneye, yaraların çok kötü bir gün ölünü alacağız senin.
+Ölmek bir şey değil, korku verici olan şey yaşamıyor olmak.' dedi psikopat..

Bazılarına göre o bir deliydi. Ona sorarsanız da onlar birer aptaldı. Neyin ne olduğunun pek bir önemi yoktu aslında, kendisine bile tahammülü kalmamıştı.

Kafeterya

Psikopatın Günlüğü

-İsminiz?
+Psikopat diyorlar.
-Beyefendi gerçek isminiz nedir?

Düşündü psikopat. Ona gerçek ismi ile hitap edilmeyeli çok uzun bir zaman olmuştu, duraksadı. Kendisinin bile duymaya alışık olmadığı bir isimi nasıl bu benim diye rahatça söyleyebilirdi ki.
+Burak.. Burak' dedi soğuk ve buğulu bir sesle.

Dikişleri atıldı bileklerine, uyuşturulmasını istemese de her zaman olduğu gibi doktorlar onu dinlememişlerdi. Yattı yatağına, kaybettiği kanlar gözlerini açmasına engel oluyor, bilincini açık tutmasını zorlaştırıyordu.
Tenine giren iğnenin acısıyla açtı gözlerini psikopat. Saate baktı, 45 dakika uyuduğunu fark etti. Biraz zorlanarak doğruldu ve doktora kafeteryaya gidip gidemeyeceğini sordu. Aldığı cevap onu fazlasıyla memnun etmişti.
Oturdu bir masaya siparişini verdikten sonra. Beklediğinden çok daha fazlası vardı menüde. Yemekler geldiği zaman zorlandı bileklerinin kesik olmasından dolayı. Onun için bir sorun teşkil etmiyordu ama yanına yaklaşan doktor rahatsız olmuştu bu durumdan belli ki.

-Oturabilir miyim?
+Neden, bir sürü boş masa var?
-Yardım etmek istiyorum, yaralısın.

Gülümsedi psikopat;
+Ücrete dahil değilse neden olmasın doktor hanım.

Hafif sıcak bir sohbet ortamı oluştuktan sonra sordu doktor;

-Neden kestin bileklerini, ölmek mi istedin?
+Asla sorunlarım var diye kendimi öldürmem.
-İyi birisine benziyorsun halbuki, yanılıyor muyum yoksa?
+Normal şartlarda iyi biriyim. Ama şartlar hiç normal olmadı doktor.
-Yok mu dertlerini paylaşabileceğin eşin, dostun. Yalnız mı yaşıyorsun?
+Yalnızım, ama şikayetçi değilim bu durumdan. Bir gün beni hiç anlamadıklarını fark ettim. Ondan sonra kimseye doğruyu söylemek gelmedi içimden. İyiyim dedim hep, onlarda inandılar.
+Ya sen, neden benimle konuşmak istiyorsun? Normalde benden uzak durup ön yargılar içinde uzaklaşman gerekmiyor mu doktor?
-Hayır, herhangi bir masken yok. Yaşadığın ve düşündüğün her şey bedenine yansımış. Ben diğer insanlardan çekinirim, senden değil.
Uzaklara daldı psikopat, doyurmuştu karnını. Sigarasını çıkartıp çakmağına uzanırken doktor engel oldu;

-Burada sigara içemezsin, hem sigara insanı öldürür' dedi gülümseyerek.
Beni öldüren o kadar şeyin içinden insanların dikkatini çeken tek şey sigara içmem mi?' diye geçirdi içinden psikopat. Tebessüm edip sohbet için teşekkür etti.
Bugün burada kalması gerektiğini söylemişti doktorlar. Zaten evine gidebilecek enerjisi de yoktu. Çıktı odasına yattı yatağına. Kapattı gözlerini, o kadar yorgundu ki çok geçmeden uyumuştu.

#anılar

17.10.2016

Psikopatın Günlüğü
Cevapla