Ay Işığında Valse: Kötülüğün Anatomisi

Bu gece bir karadeliğin içinden geçeceksin. Geçireceğin her dakika, döndüğünde uyuyanların ömründen yüzyıllarına bedel olduğunu anlayacaksın. Bu gece akan nehri durduracaksın. Bu gece değişmekte olan her şeye merhabalarını sunup, zamandan ayrılacaksın. Bu gece Ay ışığında valse yapacaksın. Kollarını geniş tutarak, püsküllü eteğini kaldırarak uğurlanacaksın sahneye. Kendini onun kollarına bırakacaksın. Başını döndürüyor dimi? ayakların hareketlenecek, vücudun kıpırdanacak, nihayetinde sıra gözlere gelecek; alev alev yanan gözlerde kaybolacaksın, Kötülüğün Anatomisinde!

Ay Işığında Valse: Kötülüğün Anatomisi

İyi insanların kınındaki kanlı kılıç!

Her şeyden önce iyiyi tanımlamak istiyorum. İyi nedir? gözlerinizi kapattığınızda ona dair ne aklınıza geliyor? büyük ihtimalle parlak renkler, mesela asla pastel renkler değil. Belki bir ışık canlanıyor zihninizde. Bulutlar? Gökkuşağı? Bir bisiklet? Vicdan mı? Hastalıklı ruhlar için biraz gözyaşı mı demeliyim? Önce her şeye kötü dediler, sonra herkes marangoz oldu ve kötülerden yontabildiği iyileri kınına sokmayı başarabildi. Onunla savaşlar yaptı da şimdi kılıcının kını ıslak bir kan parçası.

Ay Işığında Valse: Kötülüğün Anatomisi

İyi bir insan olmak dediler, kendi koyduğu kurallara uyanlara. Modalar dizayn ettiler, kimin için neyin iyi olduğuna karar vericiler olarak; sürüler halinde koyunlar güttüler, çobanların eline biraz flüt tutuşturarak. Şimdilerde yakınanlarda görüyorum koyunların arasında iki elini açmış göğe haykırıyor: Neden iyi insanların talihinin kötü olduğuna dair? Acaba iyi bir insan olmayı tanrı için mi devam ettiriyordu? yoksa onu didikleyen vicdanını susturmak için mi? Yoksa o gerçekten o saplantılı beyaz tenli çekik gözlü koyunlardan mıydı? Karmaya mı inanıyordu? Acaba gerçekten ne kadar hasta olabilirdi bunun için?

Ay Işığında Valse: Kötülüğün Anatomisi

Doğduğundan bu yana kulaklarınızda bir küpedir ki, ölene kadar eksik kalmaz: İyi bir insan ol!
Kulağa eşsiz bir müzik gibi geliyor uzaklardan. Neyse ki yakından ayırt edici özellikler de taşıyor. Yaşamımız boyunca hiçbir zaman "kötü bir insan ol"-demediler, çünkü size her zaman "iyi bir insan ol"-mayı, emrettiler; pratikte bu karşıtlık sizin kötü bir varlık olduğunuzu gösterir. Eğer kötü bir varlık olmasaydınız, her zaman bu küpeyi kulağınıza vurmayacaklardı. Evet siz kötü birisiniz. Bir dakika, kötü biri miyim? Kötü biri olmak ne demek? Kimler kötü insandırlar? Evet evet, ama gerçekten bu sorgulamayı yapabilmek için şimdi Valse yaptığın kişinin bedenine kendini bırak. Arın tüm bildiklerinden. Çıplak kalmalısın gerçeğin karşısında!

Ay Işığında Valse: Kötülüğün Anatomisi

Venüs'ün atlıları: Mahşerin kızıl çocukları!

Vakarin, Ausrine, Lucifer... sabah yıldızı Venüs'ün çocuklarıydı hepsi. Tek kusurları günü müjdeleyenin kendilerine sorumluluk verilmesiydi. Kendilerini çok seviyorlardı. Bu yüzden kötüdürler. Kendini sevmek, bizzat olarak kötülüktür. Sevmez iyi insanlar kendilerini çok sevenleri. Zengin yıldızlardı, onları görmek için uykudan uyanmak zorundaydın. Oh, sevilmezler bu yüzden; zengin insanları sevmezler iyi insanlar. Diğer yıldızlardan bağımsızdı, gün doğarken de parlıyorlardı. Bir dakika, sevmez iyi insanlar sürüden ayrılanları. İyi insanlar: Tevazu bekledi güzel olandan. Bonkörlük bekledi, zengin olandan. Uyum bekledi, yalnız olandan. Hep bir şeyler bekledi iyi insanlar hayattan, oysa akıllarına hiç gelmedi değişimin öncüsü olmak.

Ay Işığında Valse: Kötülüğün Anatomisi

Şimdi valse yapmanın en zor yerindesin artık. Onun kollarında eğileceksin, direneceksin yerçekimine. Güvenebilecek miyim sana? dürüst olabilecek mi vicdanın? yoksa onu sıkı sıkı tutacak mısın aklında saklarken?

Eğer dünya 1 günlüğüne donsaydı, kocaman dünyada özgür olman sana neler yaptırtırdı? bahçeden yüreğin, o anlığına çölden seraplar mı gördürürdü? 7 katlı bir cehennemin 7. katına çıkmak için, sözüm ona, 7. kata çıkabilmek için 6. kattan geçmek gerekiyor. Peki ya kötülük? o kalbimizde uyuyor olsa bile mi? zihninde beliren tüm kötülükler yüreğinde derin bir uykuda. Tuhaf olan şey, kötülüğü programlayan yazılımcının, kötüyü asla doğurtma, demesi. Buna tuhaf demem, siz yüreği sıkılar için bir incelik mi olacak?

Ay Işığında Valse: Kötülüğün Anatomisi

Kılıçlar çekildiğine göre tarafları tanıtmama izin verir misin? Sol tarafta olan kötülüğün ta kendisi. Zengin, güzel, yalnız, parmaklarla gösterilen, içten içe kin beslenilen, hayran olunan ama açığa vurulmayan, kıskanılan ama söylenilmeyen. Kendisi olan ve muhtaç olmayan. Birliğe ihtiyaç duymayan, varlığına değer veren. Arzulara, yaşamın köküne bıçak vurmayan, değişen dünyaya karşı sürekli gardını değiştiren. Sağ tarafımda ise iyiliğin kendisi var. O daima fakir, o daima yetinmesini seven, o daima tevazu sahibi, o daima yardımsever, o hastalıklı bir şekilde çileci bir rahip. Acaba başkası yerine vicdan azabı duymasını sağlayan şey ne olsa gerek?

Şimdi kılıçlar çekildiğine göre, sevgili okur, şunu da söylememe izin ver. İyinin elinde bir kılıçtan ziyade bir çarmıh vardır. İnsan avına çıkıp sallandırmayı sever bu gürültünün kaba barbar sahibi. Ne yazık ki kötünün elinde sadece bir kılıç vardır. Uzun bir Bolivya kılıcı! O iyinin ve kötüye değer verendir. O değer yaratandır. İyiler çarmıhta sallandırarak tanrı adına yargılarlar, kötüler ise tanrıya ettikleri dua farklıdır, yaptıklarından sorumlu tutulacakları hesap farklıdır. İyiler değişmek istemezler, onlar sürekli yıkanarak vaftiz edilmek isterler, oysa kötüler her zaman değişirler.

Şimdi burada tam ortanızda dururken, çoktan seçimini yapmış gibi görünüyorsun. Ama unuttuğun bir şey var sevgili okur, ben bir aynayım. Kötü, iyinin gözlerinde kendisini görüyor, iyi de kötünün gözlerinde kendisini görüyor. Bu bir iyi ve kötü savaşı değil Ey okur, bu bir güçlü ve zayıfın savaşı. Bu bir Burjuva savaşı!

Ay Işığında Valse: Kötülüğün Anatomisi

Zayıflar çok iyi müzisyenlerdi. Öyle sözler yazdılar ki, kulağa öyle güzel fısıldadılar ki, bir aynaydılar onlar kötülüğe gam salmış. En güzel dizelerle girdiler güçlülerin kanına. En derin okyanustan çıkardılar mısraları, birer birer serptiler orglarına. Güçlüleri uyuttular, perileri öldürdüler, iyileri gökten aşağıya düşürdüler, melekleri çarmıhta sallandırdılar. Şimdi sen Valse yapan yolcu, korkacaksın en çok "ben iyi bir insanım" diyenden, en güzel mısralarla girecek kanına o. Güneş doğduğunda kaçıştığını göreceksin onların yaşamın en büyük arzularından. Gece olunca gözleri fal taşı gibi açılacak. Susayacaklar ve kuduracaklar aç köpekler gibi. Evet evet, herkes gibi onlar da tanışacak günah saydıkları ırmaklarda yıkanmanın nasıl bir şey olduğunu!

Ay Işığında Valse: Kötülüğün Anatomisi
Ay Işığında Valse: Kötülüğün Anatomisi
Cevapla