Bu bencemizde Türkiye'de çoğunlukla yaşanan savunma mekanizmalarını, sosyal maske takmayı ve sebeplerini, ikili-yakın, aşk-meşk ilişkilerini irdeleyeceğiz. Umarız beğenirsiniz. Öyleyse başlayalım Savunucu İletişim ile...
Savunucu İletişim

Her insan hayatında mutlaka 3-4 yakın ilişki gerçekleştirmelidir. Zira sağlıklı toplum olmanın yegâne şartı budur. Tarihte sanayileşmiş batı toplumu, insanlık tarihinde bu yakın ilişkiden insanları yoksun bırakmaya zorlamış ilk toplumdur.
Bir görünüm oluşturmak

Peki bir insan neden maske takar? Bu tamamen kişinin çevresi ve yetiştiriliş biçimi ile alakalıdır. Misal anne babalarımızın gündelik hayatta söylediği bir takım sözler vardır. Elini yüzünü yıka, yoksa seni dilenci çocuğu sanarlar demesi gibi..
Bu gibi sorunlar zamanla kişinin ciddi bir karakutuya dönmesine neden olabilir ve neyse o olduğu izlenimini tabi olarak saklar. Bir nevi maske takar ve başkaları tarafından kabul edilmek için dışarıya bir sosyal benlik gösterir. Sosyal benlik, diğer insanları düşünerek oluşturulan bir görünüştür. Bir de iç benlik vardır ki bu da kişileri etkileyiş biçimidir. Bu etkileyiş, ona özgü bir birleşim ile mümkün olur. Yani bu bir iç benliktir. Dışa dönük, 'elalem ne der' zihniyetinden ibarettir. Zira sosyal benlik ve kendi iç dünyasında oluşan insanları çevresi iyi tanır ve nelerden hoşlandığını da şüphesiz iyi bilir.
Peki neden sosyal maskeler takarız?

Bu sorunun cevabı da bir önceki paragrafta saklı aslında.. Yani bunu yapmaktaki amaç tamamen toplumda kabul edilmekle ilgilidir. Bir nevi dediğimiz gibi yine yetiştiriliş biçimi ile alakalıdır. Bu kişiler genelde sizinle hemfikirmiş gibi görünürler. Size de ister istemez bu tutumları samimi gelmeyecektir.
Benlik tehdit edildiğinde ortaya çıkabilecek davranış türleri

Saldırganlık ile suçlayıcı ve kendini savunucu faktörleri kullanabilir bu tipler. Örneğin; Keşke daha önce gelseydin, işlerimiz daha kolaylaşırdı diyen birine karşılık diğeri; Ben nereden bilebilirdim, daha önce çağırsaydınız gelebilirdim diyebilir. Bu cevap kişiden kişiye değişebilir. Çünkü şahısların çevre yapısı ve yetiştiriliş biçimleri malum, aynı değildir.
2 düzeyde benlik anlayışı vardır;

1. Görünen benlik
2. İdeal, yani olması gereken benlik
Görünen benlik düzeyinde kişi geç kalma davranışı göstermiştir. Misal ben sözünü tutmayan tembel ve güvenilmez adamın tekiyim diyen biri bunu söylemek yerine hatayı kendisinin dışında arar.
Ruhsal gerginliklerin çoğu gerçek ile ideal benlik arasındaki çelişkiden kaynaklanır. Yani bireyin yaptığıyla söyledikleri arasında aynilik olmaz. Bu durum da şüphesiz savuncu davranışı ortaya çıkaracaktır. Görünen benlik ve ideal benlik arasındaki çelişkilerden doğan bu boşluklara literatürde duyarlılık noktaları adı veriliyor. Yani A bireyi için geç kalma davranışı bir duyarlılık noktası oluşturduğu halde B bireyi için böyle bir şey söz konusu olamaz.
Duyarlılık noktaları mevzu olunca kişiler psikolojik savunmaya geçerler. Psikolojik savunma, kendilik anlayışını olduğu gibi sürdürebilmek için dış dünyayı biraz değiştirerek davranışı akla yatkın gösterebilme çabasından ibarettir. Davranışı akla yatkın gösterebilme gayesi içinde olan kişiler, gerçekleri saptırır. Böylece çarpıtılmış dünyada görülen şeyler ile kişinin ideal benliği tutarlı gibi gözükür ama aslında değildir.
Not: Savunucu olmak her zaman zararlı değildir. Psikolojik sağlık açısından da önemlidir ancak mühim olan sık hale gelmemesidir.
Psikolojik savunma mekanizmaları;

Çeşitli psikolojik savunma mekanizmaları vardır. Bunlardan ilki mantığa bürünmedir.
Mantığa bürünme

Gerçeklerin daha sonra canını sıkmasına izin vermeyenler bu kategoriye dahildir.
Kişi mantığa uygun ancak gerçekte var olmayan nedenler bularak kendi kavramını korur. Gerçekler karşısında incinmesini önler. Örneğin kopya çekmeden başarılı olamayacağını bilen öğrenci gibi..
Telafi (Giderim) Başka alanla ilgili başarı gösterme

İnsanın kendi eksikliğini gidermek amacıyla kullandığı bir savunma mekanizmasıdır. Kişi eksikliğini gidermek yerine başka alana önem vermeye başlayabilir. Örneğin aile yaşamında mutluluğu yakalayamayan biri, iş yaşamındaki başarısını öne sürebilir.
Tepki oluşturma

Bir nevi duygularının zıttı yönünde hareket etmekle alakalı bir durumdur. Kişi gerçek duygularının tam karşıtını gösterme yolunda benlik bilincini korur. Örneğin mutsuz ama mutlu olduğunu gösteren birinin bunu maskelemesi gibi.
Yansıtma, hatasını başkalarına mal etme

Kendi eksiklikleri ve beceriksizliğinden doğan aksaklıkları başkalarına yüklemek açık bir yansıtma türüdür.
İkinci yansıtma türü ise; İstenmeyen, kabul edilmeyecek türden arzu ve tutumları başkalarına yakıştırma eyleminden kaynaklanmaktadır.
Özdeşim- Kendi dışında kişilik oluşturma

Kişiler, kendilerinden emin olmadığı ya da özgüven kaybı yaşadığı durumlarda başkalarını taklit ederler. Kendi duygu, düşünce ve davranışlarında onları model alırlar. Bu sık sık tekrarlanırsa kişi kendi düşünce ve duyguları ile ilişkisini kaybedebilir. Duygularını bastıran kişi gerçek benliği ile ilişkisini koparır bir savunma yapar ve bu da özdeşim türünde bir savunmadır.
Hayal kurma-Doyumlu gibi görünme

Bu kişiler de kendi istek ve arzuları gerçekleşmediği zaman çoğu kez hayal kurmaya başlarlar. Onları sıkan düşüncelerden kaçar ve doyumlu görünen bir yapıya bürünürler.
Bastırma, görmezden gelme

Hoş olmayan bir durumu görmezden gelmedir. Kimi zaman unutularak yapılan bir durumdur.
Duygusal yalıtım ve soğukluk (Apati)

Bir zamanlar değer verdiğiniz kişiye karşı sonraları bir soğukluk yaşayabilirsiniz. Bu durum genel değildir ve tek bir kişiyedir tavrınız.. Zaten o kadar önemli bir insan değil ki, benim ona ihtiyacım yok demeniz gibi.
Yer değiştirme- Sinirini başkalarından çıkarma

Kızgınlık ve düşmanca duygular, sebep olanlara değil de alakasız birine gösterilirse bu yer değiştirme türünden bir savunma olacaktır. Örneğin annesine kızan bir çocuğun sinirini kardeşinden çıkarması gibi.
Karşı saldırı

Bencemizin sonuna yaklaşırken son başlığımızı da yazıp finali o şekilde yapalım madem. Bazıları eleştirdiği zaman insanların çoğu eleştiri konusu olan şeylere cevap vereceği yerde çoğu kez eleştirene hücum ederek kendilerini korumaya yönelir. Bir nevi iletişimi içerik odağından ilişki merkezine kaydırır. Şiddetli bir şekilde kalp kırıcı olunur. Bir sorunu çözmek, bir konuyu aydınlığa kavuşturmak amaç olmaktan çıkar, karşıdaki kişiyi rahatsız etmek ve kırıp dökmek amaç olur. Yani sorunu çözülmekten uzaklaşır hale gelinir.
Evet, bir bencemizin daha sonuna gelmiş bulunmaktayız. Biliyoruz, yaaa bitmesin dediğinizi duyar gibiyiz biz de ancak her başlangıcın bir sonu vardır. Umarız bencemizi beğenir ve görüşlerinizi esirgemezsiniz. Unutmayın; Yorumlarınız, unuttuklarımızı tamamlar.
Sevgiler.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer