Zehirden Sarmaşıklar: İnsan Nasıl Kendisi Olur?

Konuşuyor bir çift göz, aynı erotik sesle: Kuzuların Şarkısını anlat bize... Onları coşturan şey ateş verdi bana, anlat o halde bize Kuzuların Şarkısını? anlat bize Kuzuların şehitlik türküsünü? nedir yakılan bin ağıdın tütsüleri? nedir Kuzuların Şarkıları, anlat bize Kuzuların Şarkısını, nasıl kurt olunur, nasıl sürüde olunur, Anlat bize Kuzuların Şarkısını, Anlat bize, kendisi olamamışların şarkısını...

Zehirden Sarmaşıklar: İnsan Nasıl Kendisi Olur?

Bin tütsünün şehitlik türküsü: Ahlaklılar!

Hep bir ağızdan ben ahlaklıyım diye yakıyorlar kendilerini tütsüler, bizler ahlaklıyız, diye türküler söylüyorlar, ahlaklılar. Acımasızca kırbaçlıyorlar önlerindeki ahlaksızları. Kırbaçlarını her havaya kaldırışlarında, görürsün o ahlaklarının gözlerindeki derin öfkeyi. Kendileri olamayışlarındandır o öfke, zayıflıklarındandır o öfke, kendisi olmuş, özgürlüğünü kazananlara karşı derin bir öfke duyar, o tütsü yakan ahlaklılar.

Şimdi biz tütsülerin ateşine çıra olan ahlaksızlar, bizler, tüm öfkeleri üzerine çekmiş ahlaksızlar, bizler kabul edersek eğer ahlaksızlıklarımızı, onlar da kabul edecekler mi, ömürleri boyunca ahlaklı kalmayı? Kabul edeceklerse eğer ömür boyu ahlaklı kalmayı, tütsülerimizi yakalım o halde yüreğimize, görelim ahlaklıların yüreklerini, saklandıkları gölgelerden çıkaralım erdemlerini, ve erdemleri yine şehit mi olmuş görelim, bin tütsünün ardında!

Zehirden Sarmaşıklar: İnsan Nasıl Kendisi Olur?

Kuzuların Şarkısı: Modern Sürüler!

Şöyle olmalısınlar, böyle olmasınlar, mermerden heykeltraşlar... etrafımda bir çember, gökyüzünde ağıtlar, beni yontmakta olan insanlar... neydim ben bir heykeltraş mı? yoksa henüz yarım kalmış bir portre mi? oh hayır, belki de sulu boyanının paletindeki bir fırçaydım, boyanmayı bekleyen. Fırtına gibi uğultularla çalkalandı kulaklarım, neyi yapıp neyi yapmayacağıma kararı veren Kuzuların Şarkısıyla...

Çobanın bir kasap olduğu kasabanın kuzusu olmamı isteniyordu benden, bir kasaba biat etmek, ona kazandırmak, ama karşılığında kendimden hiçbir şey kalmak! Beni yok etmek istiyordu karşımdaki kasap, benden geriye hiçbir şey kalmayana dek beni doğramak, kendi menfaatleri için kullanmak istiyordu. Eğer ona itaat edersem diğer kuzuların takdirini, kasabın ise cebini kazanacaktım. Oh, nasıl reddedebilirdim ki? ama reddettim! Şimdi ne mi oldum? Şimdi ben, çarmıha gerilen bir vahşiyim, barbarım, onların aradığı kulaklar yok bende. Benim sözlerim, onların kulaklakları için uygun değil!

Zehirden Sarmaşıklar: İnsan Nasıl Kendisi Olur?

Bin Yıllık Ağıt: Gelenekçiler!

Karanlıkta gözleri parlayan vaşaklar gibilerdir onlar. Onlar nerede bir yenilik görseler, üzerine toprak atıp diri diri gömmek isterler. Onlar, en iyi ahlakla güdülürler! Ama hayır, onlar yeni değerler yaratanı sevmezler, onlar sürüden uzaklaşanı sevmezler, geceleri vaşak gibi parlar gözleri, bir leşin üzerine bir sırtlan gibi toplanırlar. Güç alırlar geçmişten, asla varolmadıkları bir dönemden asla emek harcamadıkları bir dönemden güç alırlar, budur geleneğin doyurduğu süt dolu kuzular... Yeni bir değeri yaratmayı isteyeni çarmıha gererler! En nefret ettikleri insanlar, en zengin olanlardır! Sahip olamadıklarına küfrederler, onların yaşamı aşağılama şeklidir azla yetinip, zengine küfretmek!

Zehirden Sarmaşıklar: İnsan Nasıl Kendisi Olur?

Şimdi ne mi olacak?

Kendinizi ahlakın boyunduruklarından kurtardığınızda, geleceğin insanı olabilecek bir adım atmış olacaksınız. Gerçek nedir? kendinize bu soruyu sorduğunuzda, etrafınızda hala yaşamı aşağılayanlar, tensel zevkleri dışlayanlar, namuslular, erdemliler olduğu sürece boynunuz daima bir çarmıhta olacak. Ve gerçek nedir, sorusuna alacağınız cevap ya bir çarmıh ya da bir kırbaç olacak! Yıkın duvarlarınızı, yıkın Ey Ahlaksızlar, bırakın kendinizi kabul edin Ahlaksız olarak, neyseki dönüşümüz yok ahlaklı olmaya! Peki ya Ahlaklılar, görmediğimizi mi sanıyorlar bizim gibi olmayışlarını? oh hayır, bizim gibi olamaz onlar! Zayıftır onlar, zayıfların erdemidir Ahlak, çünkü Ahlaktan bir giysi yarattı, yaşamı aşağılayanlar. Ahlaktan bir namus yarattılar, Ahlaktan bir insan yarattılar! Şimdi bana giysilerin ahlakından bahsediyorlar, kırın duvarlarınızı, kırın ki duvarlarınızı, görün duvarın ardındakileri!

Zehirden Sarmaşıklar: İnsan Nasıl Kendisi Olur?
Zehirden Sarmaşıklar: İnsan Nasıl Kendisi Olur?
Cevapla