- Sanrıların en tehlikeli özelliği, gördüğün sanrının sana tamamen mantıklı gelmesidir. Beyninin oynadığı bir oyun, bir mantık savaşıdır. Bir meyvenin sanrısını gördüğünde, gerçek olduğuna tamamen inanırsın, hissedersin, kokusunu alabilirsin, tadına bakabilirsin, ekşi mi, tatlı mı olduğunu bile anlayabilirsin. Aslında bunların hepsi, beynin öyle olmasını istediği için olmaktadır.
Sevgilim vardı, uzun zamandır birlikte olduğum bir sevgilim vardı. O zaman yanımda yatıyor olması da mantıklı olmalıydı, saçlarının kokusunu alabiliyordum, tenine dokunabiliyordum. Ama gerçek miydi, bunu nasıl anlayacaktım? Ben bunları düşünürken o uyanmıştı, gözlerini araladıktan sonra bana bakarak gülümsedi. Gözlerinin masmavi derinliğini tanıyordum, her gün bakmaktan bıkmadığım o derin okyanus mavisi gözlerdi karşımdaki.
- Günaydın sevgilim, dedi.
Başını okşamaya başlamıştım, birden aklıma gelen bir düşünceyle yerimden sıçradım. Mantıksız bir tarafı vardı, her sabah benden önce işe giderdi, ben uyanmadan giyinip çıkmış olurdu. Yani şu an yanımda yatıyor olması söz konusu olmamalıydı. Yanımda olmasını düşündüğüm için beynim öyle olduğunu mu düşünmemi sağlıyordu? Evet, gerçek değildi, sanrı görüyordum kesinlikle. Ben bunları düşünürken şehvetli bir şekilde dudaklarımda hissettiğim bir öpücük düşüncelerden çekip çıkarttı beni. Bu kesinlikle gerçek bir öpücüktü, hayatımda hiç böylesini yaşamamıştım. Doktor, gördüğüm sanrıların daha önce yaşadığım deneyimlerden oluşması gerektiğini söylüyordu, beyin deneyimlemediği bir olayın sanrısını gösteremiyordu zira. Demek ki bir sevgilim vardı, bu konuda bir sanrı görmüyordum. Peki Midpoint’te ve Jolly Joker’de olanlar neyin nesiydi? Madem bir sevgilim vardı, neden oradaki garsonlar yalnız geldiğimi söylemişlerdi?

Metro Taksime vardığında belli belirsiz duyulan anons, bu yöndeki son istasyona geldiğimizi söylüyordu. Metronun tünellerinde esen soğuk hava akımı, bir nebze olsun beni kendime getirmişti. Yukarı doğru çıkmaya başladım. Yürüyen merdivenler bitmek bilmiyor gibiydi. Toplam 3 yürüyen merdiven, 1 kayan bant ve 1 normal merdiveni tırmandıktan sonra yeryüzüne ulaşmıştım. Hızlı adımlarla Alman Hastanesinin yolunu tuttum.
Hastaneden içeri girdiğimde tam karşımda bir danışma masası ve sola doğru uzayan bir koridor gördüm. Danışmaya giderek doktorumun ismini verdim ve kendisiyle görüşmek istediğimi söyledim. Danışmanın yüzündeki ifade aniden buz kesti ve bana biraz beklememi söyledi. Danışmanın hemen sağında bulunan koltuklara oturarak beklemeye başladım. Yaklaşık 5-6 dakika sonra yanıma gelerek kendini tanıtan, yakasındaki isimlikten Profesör olduğunu anladığım bir başka doktor benimle görüşmek istediğini söyledi. Kendi doktorumu beklediğimi söylediğimde ise, en ufak bir tepki vermeksizin, anlatması gereken şeyler olduğundan bahsetti. Birlikte doktorun 6. kattaki ofisine çıktık.
Doktorun ofisinden çıktığımda saat 5 olmuştu, yaklaşık 3 saat boyunca konuşmuştuk. Düşüncelere boğulmuş bir halde kendimi dışarı attım. Otomatik açılan kapıdan çıktığımda yüzüme vuran ayaz, biraz nefes almamı sağlamıştı. Bir yandan yanık kömür kokusuyla karışık İstanbul havasını ciğerlerime çekiyor, bir yandan da doktorun söylediklerini düşünüyordum.
Doktorum, hastanede çıkan bir yangın sonucu hayatını kaybetmişti. Anlamakta zorluk çekiyordum, Alman Hastanesine daha 1 hafta önce getirilmiştim, doktorumla o zaman konuşmuştum. Hem bu süre içinde Alman Hastanesi gibi bir yer de çıkacak bir yangın birçok yerde haber olurdu. Ancak ben hiçbir yerde haberlerini okumamıştım. Öte yandan, insanların ölümüne neden olabilecek büyüklükte bir yangının izlerinin bir haftada yok edilmesi mümkün değildi. Doktora bu şüphelerimden bahsetmek üzereydim ki, önüme bir gazete sayfası çıkarttı. Gazetedeki haberde, Alman Hastanesinde çıkan bir yangından bahsediliyordu. Bir doktorun da öldüğü haberin detaylarında yazılıydı. Evet, bu benim doktorumdu, gerçekten yangında hayatını kaybetmişti. Sonrasında gördüğüm bir detay, başımdan aşağı kaynar sular dökülmesine sebep oldu.
Gazetenin tarihi, 05 Ekim 2001’i gösteriyordu...
Kitabımdan...Bu hikayedeki kurumlar gerçek olup, anlatılan hikaye tamamen kurmacadır...
Aşk İlişkileri
Bebek Bakımı
Cam Cilt
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar