Mezarlıklar Vazgeçilmez İnsanlarla Doludur!

Birisine vazgeçilmez olduğunu hissettirmek, hayatınızın kazığını yiyeceğiniz döneme açılan bir portaldan geçiş yapmak gibidir. Bunu hisseden kişi ilk fırsatta tepenize çıkıp, vazgeçtiğinizde size düşman olacaktır.

Ederinden fazla değer soytarıyı kral eder!

Mezarlıklar Vazgeçilmez İnsanlarla Doludur!

Tabii ki kimse mal değil, değer biçin demiyorum. Fakat mutlu ve huzurlu olmak adına, belli kotalar koymanızda fayda var. Zira herkesin değeri aynı seviyede değildir diye düşünüyorum. Karşı taraf tüm iyi niyetinizi suistimal ettiğinde "eyvah" dememek için önleminizi baştan alsanız iyi olur.

Sen o insanı çok değer vererek kaybettin bir kere...

Mezarlıklar Vazgeçilmez İnsanlarla Doludur!

Bir daha sana eskisi gibi sevecen, iyi niyetli, şefkatli davranmayacaktır. İpleri eline almış ve yaptığın her iyiliği ve fedakarlığı zaten yapmak zorunda olduğunu söyleyecek, teşekkür etmeyecek ve yapmadığın zaman senle olan ilişkisine son verecektir. Sen sanmıştın ki, değer veriyorum diye o da bunu kavrayıp, kıymet bilecek. Komik olma.

Çünkü sen ondan vazgeçemezsin. Ona mecbursun. Deli gibi aşıksın ve asla terk edemezsin!

Mezarlıklar Vazgeçilmez İnsanlarla Doludur!

Kendimizi ne güzel de kandırıyoruz. Elimizdeki silgiyle diğer herkesi silip, kalemle her yere vazgeçilmez insanımızı kolayca çiziveriyoruz. Maymun bile gözünü açtı, sen hala kendinden çok daha fazlasını ona vermeye devam et.

En güzel duygularınızı siyah çöp torbasına doldurun ve akabinde hissizleşmeye hazır olun!

Mezarlıklar Vazgeçilmez İnsanlarla Doludur!

Artık biraz sorgulamaya başlayınca, verdiğiniz değerler duygularınızın sömürülmesiyle birlikte tükenme noktasına gelecektir. Ben dedim ama size, deveyi hendekten parendeyle atlatmaya çalışıyorsunuz.

Karşı taraf sınırlarını zorlama eğilimine girer: Girdikçe daha da baskı uygular!

Mezarlıklar Vazgeçilmez İnsanlarla Doludur!

İlişki artık ilişki olmaktan çıkar, karşı tarafı tatmin etme mücadelesine dönüşür. Sonunda gün gelir bir yerden patlak verir ve mücadeleyi kaybedersiniz. Kaçınılmaz son. Akıllıca değildir, sonuçları üzer. Ne gerek var tatlı canını üzmeye. Hem sen kendine kıyamazdın, ne oldu şimdi?

Pandoranın kutusu açılır ve içinden ne çıkacağı belli olmaz!

Mezarlıklar Vazgeçilmez İnsanlarla Doludur!

Aşırı güveni yanlış ellere verdiniz bir kere. Kötü emellerine katacağı bu güvenle, davranışlarındaki değişime hazır olun. Bir taraf için hastalıklı bir ego, bir taraf içinse bağımlılık işaretidir ki, iki durum da patolojik...

Hayatta hiç kimse vazgeçilmez değildir. Eğer birine vazgeçilmez olduğunu hissettirirseniz ilk vazgeçeceği kişi siz olursunuz.

Mezarlıklar Vazgeçilmez İnsanlarla Doludur!

Her zaman kurallarınız, dik duruşunuz olsun. Vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğiniz insandan artık eskisi gibi değer beklemeyin. Cepte görülen biri için kimse heyecanlanmaz ve mücadele etmez. Her zaman daha az sevilen taraf siz olursunuz. Kimse kimseye muhtaç değil unutmayın.

Egonun esiri olan insanlar, narsist kişiliklerini beslemek adına masumane duygularınızı sömürmesin, buna izin vermeyin.

Mezarlıklar Vazgeçilmez İnsanlarla Doludur!

Bu konudaki en güzel sözlerden birini Sigmund Freud söylemiştir:

Mezarlıklar Vazgeçilmez İnsanlarla Doludur!

"Sevildiğinden emin olunca insan ne kadar da cüretkar oluyor."

Bana laf düşmez, siz de unutmayın kulağınıza küpe olsun!

Mezarlıklar Vazgeçilmez İnsanlarla Doludur!
Cevapla