Şimdilerde çoğu insanın hayranlık beslediği kızıl saçların güzelliği geçmişe kadar dayanıyor. Fakat şu an düşünülenlerin tam tersi besleniyormuş. Birçok kötülükle suçlanmışlar kendileri. Buyurun :)
Orta Çağ’da kızıl saç, hayvani cinsel arzunun ve ahlaki yozlaşmanın sembolü olarak görülüyordu.
“Onun saçlarını kızıla boyayıp cehennem ateşine davetiye çıkarma.” – Aziz Jerome
Orta Çağ Avrupasında, cadı avı rehberi olarak kullanılan Malleus Maleficarum[1], kızıl saçın ve yeşil gözün; cadı, kurt adam veya vampir olunduğunun işareti olduğunu söylüyordu. Aynı şekilde, kızıl saçlılarda sıkça görülen çiller de, cadılık belirtisi olarak kabul ediliyordu.

İspanyol Engizisyonu, uygulayacağı işkenceler için; saçlarının, cehennem ateşini çaldıklarının kanıtı olduğuna inandığı kızılları, özellikle seçiyordu.

Kırmızı renkli hayvanlar ve çiçekler dahi masum görülmüyordu. Nar bülbülü (Kızılgerdan) ve kırmızı tilki, şeytanın yaratıkları; gelincik ise şeytanın çiçeği olarak kabul ediliyordu.
Kızıl saç, tarih boyunca korkulan ve nefret edilen bir şey olmuştu. Yunanlar, kızıl saçlıların öldükten sonra vampire dönüştüklerine inanıyordu.
Antik Mısırlılar, kızıl saçlı hayvan ve insanları, kötülük tanrısı Seth ile ilişkilendirirlerdi ve firavunların en güçlüsü olan Ramses de dâhil birçok firavun kızıl saçlıydı. Buna rağmen, kırmızı rengi uğursuz kabul ediyorlardı ve saçlarındaki rengi yok etme gerekçesiyle, birçok genç kız diri diri yakılmıştı.

Montague Summers’ın The Vampire: His Kithand Kin kitabında, kızıl saçlı vampirlerin en tehlikeli vampirler olarak görüldüğünden söz eder ve saç renklerinin Yahuda’ya hatta Kabil’e kadar uzandığını belirtir.
Orta Çağ anlayışı, kızıl saçlıların vücut sıvılarına doğaüstü özellikler atfediyordu. Kızıl saçlı insanların vücut yağları, zehir yapımında kullanılıyordu.

Avrupa ülkeleri arasında, kızıl saçla ilgili en olumsuz düşüncelere sahip ülkenin Fransa olduğu görülmektedir. Bir Fransız atasözü: “Kızıl saçlı kadınlar ya saldırgan ya da yalancı, çoğunlukla da hem saldırgan hem de yalancılardır.”
Bu Ön yargının kaynağı nedir?
Yazar Ruth Mellinkoff Outcasts kitabında, bu önyargının kızıl saçlıların toplumda azınlıkta kalmasının bir sonucu olduğunu yazmıştır.
“Kızıl saçlar, kızıl bir sakal ve al yanaklar -tek başlarına ya da üçü bir aradayken- alışılagelmişin dışında olmaları sebebiyle şüpheli, kötü ve tehlikeli kabul edilmişlerdir. Unutulmaması gereken nokta; bu özelliklerin, kızıllığın çok daha yaygın görüldüğü düşünülen İrlandalılar da dâhil, tüm etnik gruplarda azınlık olmasıdır.”

Ben fazlasıyla büyüleyici bir saç rengi olduğuna inanıyorum. Eminim orta Çağ'da yaşasaydım da aynı düşüncelere sahip olurdum :))
Sevgiler♥

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar