Kırılmayı Bekleyen Zincirler

Kırılmayı Bekleyen Zincirler




''Zincirlerimizden başka kaybedecek hiçbir şeyimiz yok'' demişti yazar. Ve özgürlük peşinde koşarken kısıtlanmaya bayılan, sahiplenilmek yalanının arkasına sığınarak özgürlüğü reddeden milyonlarca boş beyin vardı arkasında.


Baktığın zaman özgürlük meraklısıyız. Fakat sorsan ''Beni sahiplensin, bana karışsın, vs.'' Özgür olmak zor iştir. Emek ister. Kimilerine göre akşam ezanından sonra dışarda kalmaktır özgürlük, kimilerine göre bi' dağa çıkıp sonsuza dalmak. İnsan, ona bağlanmış olan zincirleri kırdığı zaman benlik sahibi oluyor. Kimilerince paraydı özgürlük, kimilerince akşam yiyeceği ekmek. Sıcak bir çorbaydı bazen özgürlük; annenin yaptığı. Ve bence gerçek özgürlük, yalnızlıkla eş değerdir. Gerçekten özgürlük isteyen insan yalnızdır zaten. Hürdür çünkü.


Zincirlerin birer birer kırıldığını gören birey, giderek kendisini bulur bu boktan hayatta. Kendi istekleri doğrultusunda yaşar. Ayrıca yalnızlık; yanında birilerinin olmayışı değildir çoğu zaman. Bazen kalabalıktır yalnızlık; güçtür, paradır, zaferdir. Bunların farkında olmayan birey, ona cazip geldiğine kendisini inandırdığı işleri yapar hayatta. Sorumluluk ayrı şeydir, benliğini yitirmek ayrı.


Bi' insan kendisini sorumlu hissedebilir bazen. Fakat bu zorunluluk çerçevesinde gelişirse, o zaman adı sorumluluk değil, kendini zincerlemek olur.


Özgürlük sonsuzluk demek değildir çoğu zaman. Özgürlük, bireyin üzerinde kendisinin hakim olmasıdır.

Kırılmayı Bekleyen Zincirler
Cevapla