Kadınlar Gününün Ardından Aklımdaki Deli Soru: Biz Kadınlar Melek miyiz, Şeytan mı?

Birkaç gün önce bayram havasında coşkuyla kutlanan, aslında bir anma günü olup sadece kadın sorunlarına dikkat çekilmesi gerekirken neredeyse festival kutlamalarına dönüşen o özel gün bitti. Sakinleştik, durulduk. Normal gündelik rutine döndük. Döndük dönmesine de ortada bir sorun var arkadaşlar fakında mısınız? Ben de bir kadınım. Feminist olmasam da çoğu zaman kadından yanayım. Hal böyle iken 8 Mart dünya kadınlar gününü site olarak ve şahsım da özel bir yazı ile kutladık kutlamasına da konuşulması gereken önemli mevzular var. Erkeklere da haksızlık etmemek ve onlara öcü gibi, sapık, tacizci, kaba, v.s gibi yaftaları yapıştırmadan önce dönüp kendimize bakma vaktidir. Vakit kendimizi eleştirme, hatta eleştirinin dibine vurma vaktidir.

Hazırsanız bu konuya dair birkaç kelamım var. Başlayalım bakalım. :)

Kadınlar Gününün Ardından Aklımdaki Deli Soru: Biz Kadınlar Melek miyiz, Şeytan mı?

Sevgili KizlarSoruyor bu yazılarımıza ne güzel bir isim vermiş. 'Bence' demiş. 'Bence' çok yakışan bir niteleme. Yani demek istiyor ki 'Yazın, araştırın ama sizin fikriniz olsun. Yazdıklarınız sizin düşünceniz olsun' Bugün diğerlerinden farklı olarak yine kendi düşüncelerimi bu kez daha keskin çizgilerde yazacağım. Belki eleştiri alacağım... Belki beni yanlış tanıdığınızı düşünüp artık takip etmeyecek, belki sevmeyeceksiniz. Belki daha çok seveceksiniz. Bilmiyorum ve sonucu ben de merak etmekteyim doğrusu. Fazla uzatmadan başlamak istiyorum.

Kadın kadının düşmanı (mı) dır?

Kadınlar Gününün Ardından Aklımdaki Deli Soru: Biz Kadınlar Melek miyiz, Şeytan mı?

Gerçekten kadın kadının düşmanı (mı) dır? Ben buna sonuna kadar EVET derim. Özellikle kadın erkek ilişkilerinde ve evliliklerde, belki sevgililikte, o kadının ne hissedeceğini hiç düşünmeden çoğu zaman bile bile ilişkisi olan veya evli bir erkeği doğası gereği en zayıf olduğu noktadan yakalayıp vuran ve bunu adeta hırs yapan ilişki bozan, evlilik yıkan kadınlar yok mudur? Hiç başınıza gelmedi mi ya da hiç şahit olmadınız mı? O zaman biz Melek miyiz? Şeytan mı?

Erkeği sadece para makinesi gibi gören ve/veya kendi kazandığı parayı evi için harcamayan kadınlar

Kadınlar Gününün Ardından Aklımdaki Deli Soru: Biz Kadınlar Melek miyiz, Şeytan mı?

Ne yazık ki böyle kadınlar da var. Eğitim almamış ya da alsa bile çalışmayıp evinin kadını olmayı tercih ederek kocasının eline bakan hatta ona bu anlamda bağımlı olup bir yerde köleleşen, kadınlık gururlarını hiçe sayan kadınlar var. Bir de çalışan amma velakin maaş günü gelince parasını evine harcamaktan imtina ederek 'O benim param' nidaları savuran, senin benim param ikileminin yaratıcıları kadınlar var. Söyleyin lütfen. Masum muyuz?

Bir de dırdır eden kadınlar var ki.

Kadınlar Gününün Ardından Aklımdaki Deli Soru: Biz Kadınlar Melek miyiz, Şeytan mı?

Sürekli olumsuz, karamsar kendine bakmayan, eşiyle veya sevgiliyle kadınsal ve ailesel dedikodu dışında bir şey konuşamayan, paylaşmayan, kısacası huzur veremeyen, evi yuva yapamayan kadınlar var ki. Var ki diyeyim varın siz anlayın. Suçlu olan erkek mi sadece?

Kendini anneliğe adamış ve aynı evi paylaştığı bir eşi olduğunu ve kendi kimliğini unutan kadınlar

Kadınlar Gününün Ardından Aklımdaki Deli Soru: Biz Kadınlar Melek miyiz, Şeytan mı?

Etrafımda çok gördüm böyle anne kadınları. Annelik çok kutsal ve çok zor anlayabiliyorum ama bazende hem kendimize hem eşe ve ayrıca karı koca olarak birbirinize ayıracağınız zamanlar olmalı.

Başkalarının mutsuzluğu ile beslenen kadınlar

Kadınlar Gününün Ardından Aklımdaki Deli Soru: Biz Kadınlar Melek miyiz, Şeytan mı?

Başka bir kadının giyimini, evini, eşyasını, belki kocasını, belki mutluluğunu belki de tüm hayatını kıskanıp başka kadınların mutsuzlukları ile mutlu olan kadınlar. Bence en tehlikeli ama ne yazık ki çokça gördüğüm kadın grubu.

Kadınlığını kullanıp her erkeği elde edebileceğini sanan ve eden kadınlar

Kadınlar Gününün Ardından Aklımdaki Deli Soru: Biz Kadınlar Melek miyiz, Şeytan mı?

En nefret ettiğim kadın tipi. Erkekleri kişiliği ile değil dişiliği ile elde edebileceğini düşünen, bunda da başarılı olan çapkın kadınlar.

Evlenmeyi büyük başarı sanan kadınlar

Kadınlar Gününün Ardından Aklımdaki Deli Soru: Biz Kadınlar Melek miyiz, Şeytan mı?

Yuva kurmak doğru zamanda doğru insanla sevgiyle yapılan evlilik dünyanın en güzel şeyi olsa gerek. Ancak öyle kadınlar var ki belli bir yaşa kadar evlenmemiş, kısmet olmamış ya da kendi tercihi olarak evliliği geciktirmiş birini görür görmez 'Ne oldu evlenmedin mi' gibi tabiri caizse bıyık altından gülerek, alay edercesine ve sanki geç evlenmez bir suç, ayıplanacak bir şey, evlenmek ise büyük başarıymış gibi davranan kadınlar. İşte bir kaşık suda boğmak istediğim kadınlardır kendileri. Yok öyle bir şey.

Ve bu liste bu şekilde uzar gider. İşte tam bunların dışında gerçek anlamda çile çeken, haksızlığa uğrayan ve mağdur edilen kadınlarımızı anma, farkındalık yaratma günü de olan 8 martta İstanbul Taksim meydanında on binlerce kişinin katıldığı bir etkinlik düzenlendi. Çok güzel, artık bunları yapabiliyoruz diye sevindiğimiz bir ortamda ne yazık ki her şey göründüğü gibi değildi. Olayın bilinmeyen dinamitleri yine meydana çıktı.

Kadınlar Gününün Ardından Aklımdaki Deli Soru: Biz Kadınlar Melek miyiz, Şeytan mı?

Bu kadınlar günü yürüyüşünde Abdullah Öcalan'a özgürlük afişi taşıyan da vardı. Son derece çirkin, gayrı ahlaki afişlerde. Hatta bununla yetinilmedi. O esnada okunan ezan da ıslıklandı. Ve bu ne yaptığı belli olmayan ve adı güya 'Kadınlar günü yürüyüşü' olan provokatif eylemde gerçek mağdur ezilen hakkı yenen kadınları da kirlettiler. Ne yazık ki?

Kadınlar Gününün Ardından Aklımdaki Deli Soru: Biz Kadınlar Melek miyiz, Şeytan mı?

Her gün bir kadın cinayetinin işlendiği, hak eşitsizliği, koca baskısı, toplum ön yargısı, taciz derken onca sorun arasında gayri ahlaki mesajlar içeren pankartların ne işi var. Üstelik bir de ezanı ıslıklamak ne demek oluyor. Anlamak mümkün değil.

Şanlıurfa'da kadınlar gününde Abdullah Öcalan'a özgürlük pankartları açıldı

Kadınlar Gününün Ardından Aklımdaki Deli Soru: Biz Kadınlar Melek miyiz, Şeytan mı?

Her fırsatı değerlendiren terör yanlıları bu güzel günde de boş durmadı ve Şanlıurfa'da bir grup kadın Abdullah Öcalan'a özgürlük pankartları açtı.İnanması çok güç.

Hiçbir kadın geleceğini bir adamın vicdanına, samimiyetine, günün sonunda bir gün aklının karışmasına ve yanılgılarına bırakmamalı.

...diyen Mehmet Aslantuğ'un bir erkek olarak verdiği mesaj kadar bile etkili olamadı. Yarın başımıza gelen kötü bir olayda kimse bana kadın dayanışmasından bahsetmesin.Yok öyle bir şey.

Kadınlar Gününün Ardından Aklımdaki Deli Soru: Biz Kadınlar Melek miyiz, Şeytan mı?

Bundan 5 ay önce bir haber kanalında izlediğim bir haber. Sabahın erken saatleri. Yer İstanbul. Samsunlu bir genç adam. Askerliğini yapmış. Ailesiyle zaman geçirmiş ve artık iş arıyor. Ve bir işte bularak görüşmeye gittiği o sabah. yolunun üzerinde bir adam elinde bıçak acımasızca kadını dövüyor. Yerden yere vuruyor. Belli ki sonu kötü. Buna dayanamayan genç müdahale ediyor ve adamı durduruyor 'abla sen kaç' diyor. Adam ne yapıyor dersiniz? Genci 5 yerinden bıçaklıyor ve öldürüyor. Hiç o sahneyi unutmam. Üzerine gazete örtmüşler boylu boyunca yatarken polisler adamı götürüyor. İşte tam o anda ne oluyor biliyor musunuz? Kadın yerde onun için ölen gencin cesedinin üstünden atlayarak polise koşuyor. 'Ne olur kocamı götürmeyin. Hapse atmayın. Ben kocamı seviyorum.' İşte ben bu laftan sonra artık hiç bir hemcinsimin kusura bakmasınlar kayıtsız şartsız yanında olamıyorum

Şimdi soruyorum. Melek miyiz Şeytan mı?

Bengü / İki Melek

Uzun lafın kısası erkekleri eleştirmek yerinde biz kadınlar önce dönüp kendimize bakmamalıyız. Flört ederken sevgiliyken düzgün, efendi, çalışkan erkekleri 'pasif' görüp elimizin tersiyle iterken, kavgacı, şiddet yanlısı belki uyuşturucu kullanan çalışmayan erkekleri eş diye maço diye, hadi onu da diyeyim sözde 'Delikanlı' diye değerleri olmayan bir erkeği seçersek önce kendinize saygınızı kaybeder ve mutsuz bir hayatın ilk adımlarını daha o zaman atarız.

Kendini geliştirmeyen, kendine bakmayan, evine sahip çıkmayan ve başkalarının lafıyla hareket eden, erkeği sürekli düşmanı gören, onun sadece para kazanmaktan ibaret olduğunu düşünüp önemsemeyen biz kadınlar önce kendimize dönüp bakmalıyız. Hiçbirimiz masum değiliz?

Unutmayalım ki kadının kadın, erkeğin erkek olduğu bir dünyada yaşam birlikte çok daha güzel olacaktır.

Halen yüzü kızarabilen, iffetli , ahlaklı, duruşu olan, onurlu, gururlu, kas ve yakışıklılığa değil karaktere ahlaka bakan ve hepsinden önce ve öte iyi bir kalp taşıyan tüm kadınlara selam olsun..

Sevgiyle..

Kadınlar Gününün Ardından Aklımdaki Deli Soru: Biz Kadınlar Melek miyiz, Şeytan mı?
Cevapla