Hayatın her noktasında ve zamanında çeşitli duygulara kapılır ve davranışlarda bulunuruz. Bu duyguların bir çoğu doğal olarak yaşanır ancak bazı duygu ve davranışlar yanlış zamanlarda karşımıza çıkar ve bizlere zarar verebilir. Hatta bazı duygu ve davranışlar bizi hasta ederek ruh dengemizi ciddi anlamda bozabilir. Aslında herkes hayatının bir noktasında bunları yaşar. Bu sorunları da kolaylıkla aşabiliriz. Ben bu durumlardan nasıl korunabileceğimiz ya da karşılaştığımızda neler yapabileceğimiz hakkında bir derlemede bulunacağım.
Öfke en büyük düşmanınız en kör kılıcınız olsun?

Öfke karşılaştığımız rahatsız eden durumlarda karşımıza çıkar. Doğal olmasına karşın mantıklı kararlar verebilmemizi engeller. Bu duygu bazen en büyük düşmanınızdır öyle ki bir anlık öfke ömrünüzün geri kalan kısmını ceza evinde geçirmenize hatta geri dönüşü olmayan hatalar yapmanıza bile neden olabilir. Daima kontrol altında tutulmalıdır anlayacağınız atalarımızın dediği öfkeyle kalkan zararla oturur sözünü de boşuna deyimler arasına sokmamıştır. Bazı insanlar çok az öfkeyle karşılaşırken bazıları hayatının her noktasında bunu yaşarlar. Bunu sık yaşayanlarda daima sık hata yaparlar. Öfke hissettiğinizde bulunduğunuz ortamdan ayrılmamız ve sakinleşene kadar dönmemeniz de yanı sıra karar almamanızda fayda vardır yani öfke mantıklı düşünebilmemizi engeller gözlerinizi kör eder.
Kıskançlık karşınızdakini yüceltir sizi küçültür!

Birçok insan bu duyguyu çok yoğun yaşar. Birinin saygınlığını, oturduğu evi, işini, arabasını... Kıskanabilir. Bazı insanlar bunu o kadar yoğun yaşar ki büyüler, tılsımlar, muskalar bile yaptırır. Oysa ki başkalarının hayatı ve değerleriyle uğraşmaktansa kendine baksa kendiyle barışık, huzurlu ve mutlu yaşayacaktır. Kıskançlık size bir şey kazandırmaz ya da karşımızdakine bir şey kaybettirmez. Kıskançlıktan herkesin taşıdığı bir duygu örneğin bir çok kişi partnerini başkalarında kıskanabilir bu gayet doğaldır tabi ki aşırıya kaçınmadığı müddetçe. Eğer aşırıya kaçıyor ya da başkalarının değerlerini kıskanıyorsanız bu size daima değer kaybettirecektir.
İntikam duygusu nefsinizin dostu vicdanınızın düşmanıdır!

Biri bizi üzecek, küçük düşürecek, gururumuz kıracak ya da diğer değerlerimize zarar verecek, canınızı yakacak... Bir şeyler yaptığında ortaya çıkabilir. Bize bende aynısını ona yapmalıyım, daha beterini yaşatmalıyım gibi düşünceler verir. Burada herkesin amacı aynıdır. Bana bunu yaşattı nasıl bir şey olduğunu anlaması için aynısını yaşamalıyım deriz. Bunu bize söyleyen nefsimizdir. Nefsimizi köreltemezsekte bize hatalar yaptıracaktır. Size vesvese veren o sesi dinlememelisiniz! Biri size hak etmediğiniz bir muamele yaptıysa onda bir eğrilik var demektir. Siz doğru olun eğri zaten belasını bulacaktır! Hiç tanımadığınız bir insan onun karşısına çıkacak gereken dersi verecektir. Bırakın belasını başkasında bulsun.
Kibirlilik başarılarınızın size kazandırdığı, kazandığınızda da hatalarınızın size kaybettirdiği şeydir.

Derler ki; hiç bir şeyiniz yokken gösterdiğiniz sabır, her şeyiniz varken sergilediğiniz tavırdır sizi siz yapan. İnsan bazen üst üste başarılar elde eder bunun sonucunda da bazıları nereden geldiğini unutur bunun sonucunda da gittiği yolda kaybolur. Kibirli olduğunuzda bazı sorunlar ya da insanlar gözünüzde küçülmeye başlar ve kendinizde gözünüzde olduğundan büyük görülmeye başlanır. Hiç hesaba almadığınız, küçük gördüğünüz bir sorun başınıza bela olur. Hiç hesaba almadığınız, zayıf gördüğünüz bir insan size hayatınızın dersini verebilir. Kendiniz size olduğunuzdan büyük görülür yapabileceğinize inandığınız bir şeyi yapamazsınız. Bunların sorumlusu da suçlusu da içinizde ki kibir olur!
Ego size dost kaybettirir düşman kazandırır!

İnsanlar bazen içindeki aşağılık duygusunu bastırmak için ego geliştirirler. Bunun sonucunda da çevrelerinde ki insanları küçümser ve aşağılamaya başlarlar. Çünkü karşısındakini küçülttükçe kendi gözünde seviyesinin artacağına inanırlar. Çevreleri bundan zamanla rahatsız olacak ve en iyi dostu en azılı düşmanı olmaya başlayacak. Egonuzu dinlerseniz size yapabileceği şeylerin sınırı olmadığını öğrenirsiniz.
Nefret içinizi kemiren piranadır!

Herhangi sebepten bir çok kişi birilerine kin, nefret duyabilir. Bunun sonucunda da ilişkisini keser, konuşmaz ya da selam vermez. Bu duygu kabul edilebilir seviyelerde olduğu sürece sorun yoktur. Sonuçta kimse kimseyi sevmek zorunda değildir. Ancak nefretten aşırıya kaçtığınızda, gözünüzü her kapadığınızda o kişi gözünüzün önüne geliyor ve bu duygu size rahatsızlık veriyorsa ortada bir sorun var demektir! Peki bu sizin içinizi kemirirken karşınızadakine ne kaybettiriyor? Hiç bir şey. Nefrette aşırıya kaçarsanız zarar görebilirsiniz. Bu insanı düşünmeyin, görüşmeyin, konuşmayın yeter. Sorun çözülür ve hayatınızın geri kalanında daha huzurlu olursunuz.
"Cesaret korkusuzluk değildir, korkulmasına rağmen korkulan şeyin üzerine gidebilme yeteneğidir"

Korku gayet doğal bir duygudur. Herkes bir şeylerden korkabilir. Ancak her duyguda olduğu gibi bunda da aşırılık varsa esaret getirir, çünkü esaret cesaretin bittiği yerde başlar. Korku gerekli gereksiz her durumda karşınıza çıkıyorsa bunu aşmanız gerekir. Hatta bazı insanlar korkuyla beslenir, siz korktukça daha çok üzerinize gelir, kurtulmanın en iyi yolu karşı koymaktır. Her ne kadar korksanızda pes etmeyin ve korkularınızın üzerine gidin çünkü korktukça esir alınır başkalarının yönlendirmelerine maruz kalırsınız bunun size vereceği hasar bir kaç tokattan daha fazla olacaktır onun için gerekirse tokat yemeye hazır olun, zamanla size tokat atacak kadar güçlü biri kalmayacaktır!
Yalanın bedeli ağır olabilir!

Yalanım icadı insanlık tarihi kadar eskidir ve herkes yalan söyler ancak küçük beyaz yalanlar sorun yaratmayacak kendi bazı önemli yalanların sonuçları katlanamaz ağımız kadar ağır olabilir! Yalan söylemeden önce bu yalanın size ne fayda sağlayacağı ve ne kaybettireceğini bilmelisiniz. Bana kalırsa da asla yalan söylemeyin yalan söylemenizi gerektirecek bir durum varsa da yalan söylemek yerine doğruları söylemeyin. Yalan size çok bir şey kazandırmak ancak yalan söylememek çevrenizin size güvenini kazandırır ve saygınlık sahibi olmanızı sağlar, bunun size sağladıklarının yanında yalanın sağlayacağı çok daha azıdır!
Özentilik çağın en büyük sorunlarından biridir!

Bazı insanların iyi yanlarını örnek almak hoş bir şeydir hatta gereklidir. Ancak bazı insanlar örnek almakla özentiliği karıştırmaktadır. Eğer birinin iyi ya da kötü her hareketini taklit ediyorsanız ortada ciddi bir sorun var demektir. Zaten özenti insanlar kendi kendine bir şey kazanamazlar bir başkası olarak yaşarlar ve bunun sonucunda kişilikleri gelişmez, fikirleri olmaz ve kendileri olamazlar. Yaratıkları kişilik ve davranışlar kendilerine ait değildir. Hatta öyleleri var ki sinema, dizi oyuncularının bile hedef alabilirler. Bunun en iyi örneğini Polat Alemdar olmaya çalışanların bazıları göstermektedir. Davranışlarımızı dikkatli takip etmeli, kusurlarımızı görerek törpilemeli ve doğrusunu öğrenmeliyiz. Özentilikten korunmanın en iyi yoludur!
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar