Biliyorum, başlık size biraz tuhaf geldi. Açıklamama izin verin. Sürekli hayatından şikayet eden, en ufak problemlerin tüm gününü mahvetmesine izin veren, dünyevi meselelere takılıp kalan bir insan olarak hayatın değerini anlamak adına 5 gün verdim kendime. 5 sayısına karşı bir takıntım var, uğur getireceğini düşündüm ayrıca.
Eminim, aramızda bu durumda olan bir çok insan var. Ben de geçen ay yaşadığım bu küçük 5 günlük aydınlanışımı sizlerle paylaşmak istedim, belki bir faydası dokunur diye düşündüm. Hadi başlayalım!
1. Gün

Sanırım mutlu olabilmenin en basit adımı hala hayatta olduğunu anlamak. Hayatta olabilmek kime ve neye göre bir mutluluk kriteri sayılır bu da bir diğer tartışma unsuru fakat 1 gün daha fazla yaşamak adına ameliyatlara giren, acı içerisinde hastalıklarla savaşan bunca insanı düşününce boş bir şey için uğraş vermeyeceklerini anlıyorsunuz. Yaşamak güzel bir şey. Ben de bunu anlayarak başladım ilk güne.
2. Gün

Sorumluluklarımı sonunda bir kenara bırakıp gerçekten yapmak istediğim şeyler hakkında düşündüm. 4 günüm kalmıştı ve 2. günümü böyle güzel bir şey için değerlendirebilirdim. Küçüklükten beri insanların beni dinlediği bir yerde konser vermek istemiştim. Beni kısıtlayan tek şey ise alabileceğim eleştirilerdi. Bunları kafamdan attım ve sahile gidip, çimlere oturup şarkı söyledim. Utançtan az kalsın ölüyordum. Tabii hayalimdeki gibi beni dinleyen milyonlarca insan yoktu fakat kendimi çok daha özgür hissediyordum.
3. Gün

Bugünü tamamen empati için ayırmak istedim. Uzun süre, empatiyi ikiyüzlü bir eylem olarak gördüm. İnsanlar, kendilerinden daha zavallı bir durumda olan insanlara bakıyor, onların acılarından içten içe bir zevk alıyor, daha sonra da bunu kendi hayatlarını güzelleştirecek şekilde kullanıyorlardı bana göre.
Empati hakkındaki bu düşüncem çok da yanlış sayılmıyor bana göre hala. Empatiyi saflaştırmak ve iyi bir terim haline getirmek için yapılabilecek tek şey, empati kurduğunuz insanların size hayatınızın değerini anlamanıza yardımcı olmaları karşılığında onları mutlu etmeniz. Bu yüzden evimin yakınlarındaki bir huzur evine gittim, oradaki insanlar ile birlikte onları mutlu edecek etkinlikler yapmaya çalıştım. Ve o an bir şey daha fark ettim. Birilerini mutlu etmeye çalıştıkça, siz de mutlu oluyormuşsunuz.
4. Gün

Bugünü, hayatımda var olan ve daha önce benim için yaptıklarını daha önce hiç oturup, ciddi ciddi düşünmediğim ve görmezden geldiğim insanlar için ayırmak istedim. Ne yazık ki fazla kabarık bir liste çıkaramadım :): Annemle beraber güzel bir gün geçirdik.
5. Gün

Başından beri bildiğim ve sürekli göz ardı ettiğim, "ya o halledilir ya." dediğim mutluluğun son anahtarını, son güne sakladım. Bu anahtar en önemlisiydi aslında. Kendimi hiçbir zaman çok sevmedim, itiraf ediyorum. Mükemmeliyetçi yapım, sürekli bir eksikliğimi, hatamı aradı hep. Yaptığım hiçbir işi takdir etmedim, kendimi hiç ödüllendirmedim. İnsanlardan iltifat aldıkça, içimden hep küfrettim kendime. En büyük düşmanım, tek engelim benden başkası değildi. Bunu tek bir günde yenmem imkansızdı fakat ilk adımı attım. Tüm özelliklerimi bir kağıda yazdım, iyi olanları, kötü olanları diye bir ayırım yapmadım çünkü hepsi gerçek beni oluşturuyordu. Hala deniyorum :):
Çok zor biliyorum ama denemekten sanırım zarar gelmez :):
Mutlu olmayı deneyin.
Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar