
Oval veya silindirdir. Zaten kimsenin de umurunda değildir bu. Çünkü onlar gaye gütmeksizin, estetik kaygı gütmeksizin var ederler, olacak olanı. Özüyle sımsıkı sarılırlar birbirlerine.

Yumurtalar nihayetinde kırılıp içlerinden dünya adı verilen bu yaşam döngüsüne merhaba dedikleri an, maalesef ortada bir kelebek göremeyiz

İlk olarak tırtıl şeklinde karşımıza çıkarlar, ve bu dönemde yaptıkları tek şey yemektir. Tırtıl küçüktür, ve doğduğu yaprağı ve üzerine çıktığı yaprağı yemeye başlayınca büyüyüp genişlemeye başlar.

Tırtıl belirli bir süre geçtikten sonra, mevcut ağırlık ve boyutsal fiziksel olanaklarına eriştikleri zaman tırtılın kendisini bir hapishaneden farksız bir Kriyoz (Pupa) haline getirerek orada bir süre dinlenir.

Yaşama kendisini hazırlıyordur. Nereden bilecek ki, dünyanın kindar havasını. Her hayvan gibi içgüdüsel bir hazırlık, doğayla iç içe olmak için.
Nihayetinde kelebeğimiz bir süre zarif ve ince kanatlarıyla çırpındıktan sonra uçmayı öğrenecek ve tıpkı insanlar gibi kendilerine bir eş arayacaklardır. 
Lakin onlar eşlerini üretmek ve üremek için, döngünün sağlığı ve düzeni için çaba harcarlar, Ah! kanatsız melekler, artık kanatlarına kavuşuyor.
Bir insan...
Polyanna, şöyle der: Bir çift ergin dişi ve erkek birbirlerine ilgi ve alaka hissettiler. Var olan sevgi ruhu ve aklı tetikledi, nihayetinde kadında var olanı yine kendisinde büyütme süreci, erkeğin de tetiklemesiyle başlamış oldu.
Macabre, şöyle haykırır: İlgi duyan bir ergin, ilgisiz ve ergin olmasına gerek kalmayan veya olan birisine tutku duyar. Kıvılcımı başlatan ilgili olanın, ilgisiz olana karşı zoraki davranışlarıdır.
Ve diğer insanlar için önemsiz, fakat dünyanın gelişim veya var oluşuna karşın yeni bir canlının da nihayetinde kazandırılmasına olanak sağlar.


Pollyanna 1 - Bazı insanlar mutludur. Çünkü hiçbir dürtünün kendisini üzmesine izin vermezler. Mutlu olmalarının sebebi, zenginlik veya iyi bir görünüş değildir. Onları farklı kılan, üzüntülü olanlardan; estetik kaygı gütmemesidir. Zira onlar mutluluğun formülü olarak estetik kaygı gütmeden yaşarlar. Hiçbir insanın: ''Acaba ne der?'' kaygısıyla yaşamayan insanlardır.


Pollyanna 3 - Bazı insanlar ise iyidir. Bu insanlar hiçbir kötülüğe bulaşamazlar, eğer kendilerini reddedip başka bir kimlik takmak isterlerse ne kendilerinden kaçabilirler, ne de olmak istediklerinden. Hayal kurarlar, ve daima pozitif şeyler için uğraşırlar. Pekala onların da kötü yanları vardır, lakin onları özel kılan yaratılışsal olarak kanatsız melek olmaları. Bunu gözlerinden anlayabilirsin.
Macabre şöyle konuşur:

Var olan iyiliğe övgüler... Ah, Pollyanna.... Dünyayı uyutabilen ve her şeyi olağan sıradanlaştıran şeylerin pekala bunlar olduğunu bilebiliriz. Fakat dünyayı, özgür irademizi anlamlı kılan şey kötülüktür.
Macabre 1

Bazı insanlarda 3 özellik vardır ki dünyanın çehresini değiştirirler. Bu insanların egosu vardır. Kendilerinden daha iyi veya kendileriyle yarışabilecek bir cins gördüklerinde egolarından kaynaklanan kıskançlık içgüdüsü ile başa çıkmak zorundadır. Kıskançlık, var oluşun yetersizliğinden doğarsa aynı zamanda kini de getirir. Böylelikle kaosun ilk aşaması şekillenir.
Macabre 2

Bazı insanlar fakirdir. Fakir oldukları için ise 2 farklı metamorfoza uğrarlar. Bunlardan ilki, kişi fakirdir. Fakir olmasının yanında ailesine düşkündür. Ona göre birçok şeyden vazgeçilebilir ve birçok şey ailesi uğruna harcanabilir. Bu Pollyanna'nın istediği gibidir. Macabre der ki, diğer fakir olan insan fakirliğinden utanmaktadır. Bu yüzden sık sık yalana başvurur ve olmadığı bir kişiyi insanlara oynar. Yalanın kıvılcımı burada başlar, ve söndürülmeksizin yangınlara tutuşur.
Macabre 3

Bazı insanlar inançsızdır. İnancı sadece Tanrı'nın varlığıyla ilgili olduğunu düşünenlerin düştüğü yanılgı, ilizyondan ibarettir. İnanç, bir şeylerin adaletini bulacağını ve bir gün kötülüklerin cezalandırılacağı fikri vardır. İnançsız birey artık soğuktur ve ilgisizdir. Tanrı yok, dinler yalan; diye sözlerine başlar. Sonra ise şöyle sürdürür: Bu dünyada artık efendilik ve erdem, beni kazanca itemez. Kişi sonsuz bir yaşamı reddettiği için, hala hayattayken birçok anarşist ve isyan eylemlerinde bulabilir.
Lumin, sessizliğini bozar ve cümlelerini bitirir: Bir kelebek doğar, ve aslında birçok insanın umursamayacağı kadar ilgisiz bir şekilde yaşamına devam ettirir, çünkü insanlara zararı yoktur. Bir insan doğar, ve belkide binlerce insanın ölümüne sebebiyer verecek olan doğum, o doğumdur. Kelebeklerin yasaları yoktur, çünkü onları özgür kılan kanatlarıdır. Fakat insanların kanatları olmaması dışında, kanattan çok daha fazlasına ihtiyaçları vardır. İnsanlar özgür değildir, çünkü yasalar onları daima iradelerini kısıtlarlar. Peki yasalar olmasaydı, insanların hayvandan farkı kalmazdı bir ölçüde. Fakat hayvanlar gibi kendi doğalarında yaşamak yerine, daha vahşi bir şekilde yaşamazlar mıydı? Bir ayı'nın yakınına yaklaşmazsanız sizi nereden fark edecek? Fakat yasalar olmadığında, Ayı avına çıkan bir insan; ayının günahı nedir? Pekala o halde soruyorum, bir kelebeğin özgür olduğu kadar özgür müsünüz? yoksa bir kelebeğin sahip olduğu yaşama mı muhtaçsınız?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
2Cevap
Çok ilgi çekici olmakla birlikte, sürükleyici bir bence olmuş. İlginç buldum.
Teşekkürler, eline sağlık.
Kendi cinsiyetinde ilk cevabı sen paylaş ve
1 Xper puan fazladan kazan!