Bir Kelebekten Daha Acı Verici!

Bir kelebek üremek istedi. Var oluş gayesinin önemli bir ölçüsü olarak taşıyıcı görevinde olan bir kelebek doğurtmak istedi anaç kelebek. 6 ay da yaşasa, 1 yıl da yaşasa o sadece yumurtlamak istedi.
Bir Kelebekten Daha Acı Verici!

Oval veya silindirdir. Zaten kimsenin de umurunda değildir bu. Çünkü onlar gaye gütmeksizin, estetik kaygı gütmeksizin var ederler, olacak olanı. Özüyle sımsıkı sarılırlar birbirlerine.

Bir Kelebekten Daha Acı Verici!

Yumurtalar nihayetinde kırılıp içlerinden dünya adı verilen bu yaşam döngüsüne merhaba dedikleri an, maalesef ortada bir kelebek göremeyiz

Bir Kelebekten Daha Acı Verici!

İlk olarak tırtıl şeklinde karşımıza çıkarlar, ve bu dönemde yaptıkları tek şey yemektir. Tırtıl küçüktür, ve doğduğu yaprağı ve üzerine çıktığı yaprağı yemeye başlayınca büyüyüp genişlemeye başlar.

Bir Kelebekten Daha Acı Verici!

Tırtıl belirli bir süre geçtikten sonra, mevcut ağırlık ve boyutsal fiziksel olanaklarına eriştikleri zaman tırtılın kendisini bir hapishaneden farksız bir Kriyoz (Pupa) haline getirerek orada bir süre dinlenir.

Bir Kelebekten Daha Acı Verici!

Yaşama kendisini hazırlıyordur. Nereden bilecek ki, dünyanın kindar havasını. Her hayvan gibi içgüdüsel bir hazırlık, doğayla iç içe olmak için.

Nihayetinde kelebeğimiz bir süre zarif ve ince kanatlarıyla çırpındıktan sonra uçmayı öğrenecek ve tıpkı insanlar gibi kendilerine bir eş arayacaklardır.

Bir Kelebekten Daha Acı Verici!

Lakin onlar eşlerini üretmek ve üremek için, döngünün sağlığı ve düzeni için çaba harcarlar, Ah! kanatsız melekler, artık kanatlarına kavuşuyor.
Bir insan...

Bir Kelebekten Daha Acı Verici!

Polyanna, şöyle der: Bir çift ergin dişi ve erkek birbirlerine ilgi ve alaka hissettiler. Var olan sevgi ruhu ve aklı tetikledi, nihayetinde kadında var olanı yine kendisinde büyütme süreci, erkeğin de tetiklemesiyle başlamış oldu.
Macabre, şöyle haykırır: İlgi duyan bir ergin, ilgisiz ve ergin olmasına gerek kalmayan veya olan birisine tutku duyar. Kıvılcımı başlatan ilgili olanın, ilgisiz olana karşı zoraki davranışlarıdır.

Ve diğer insanlar için önemsiz, fakat dünyanın gelişim veya var oluşuna karşın yeni bir canlının da nihayetinde kazandırılmasına olanak sağlar.

Bir Kelebekten Daha Acı Verici!
Pollyanna, konuşmaya başlar: Dünyada 3 çeşit insan vardır.
Bir Kelebekten Daha Acı Verici!

Pollyanna 1 - Bazı insanlar mutludur. Çünkü hiçbir dürtünün kendisini üzmesine izin vermezler. Mutlu olmalarının sebebi, zenginlik veya iyi bir görünüş değildir. Onları farklı kılan, üzüntülü olanlardan; estetik kaygı gütmemesidir. Zira onlar mutluluğun formülü olarak estetik kaygı gütmeden yaşarlar. Hiçbir insanın: ''Acaba ne der?'' kaygısıyla yaşamayan insanlardır.

Bir Kelebekten Daha Acı Verici!
Pollyanna 2 - Bazı insanlar huzurludur. Huzurlu olmak kelimesi, dertlerin olmayacağı anlamı taşımaz. Dertlere rağmen insan kendisini huzurlu hissediyorsa, dertlerin de bir çözümü olacağına inanır. Acının kaynağı, bilgisizliktir ve insan acı duyduğu her ruhsal şeye karşı bilgisiz bir tavır sergiler. Reaksiyonlar bundan bağımsızdır, çünkü reaksiyonlar var olan birikimin bir anda patlaması sonucu ortaya çıkabilir. Kişi annesinin ölümü üzerine reaksiyon olarak çok üzülür, fakat bunun yasını ömür boyu tutmamalıdır.

Bir Kelebekten Daha Acı Verici!

Pollyanna 3 - Bazı insanlar ise iyidir. Bu insanlar hiçbir kötülüğe bulaşamazlar, eğer kendilerini reddedip başka bir kimlik takmak isterlerse ne kendilerinden kaçabilirler, ne de olmak istediklerinden. Hayal kurarlar, ve daima pozitif şeyler için uğraşırlar. Pekala onların da kötü yanları vardır, lakin onları özel kılan yaratılışsal olarak kanatsız melek olmaları. Bunu gözlerinden anlayabilirsin.

Bir Kelebekten Daha Acı Verici!

Macabre şöyle konuşur:


Bir Kelebekten Daha Acı Verici!

Var olan iyiliğe övgüler... Ah, Pollyanna.... Dünyayı uyutabilen ve her şeyi olağan sıradanlaştıran şeylerin pekala bunlar olduğunu bilebiliriz. Fakat dünyayı, özgür irademizi anlamlı kılan şey kötülüktür.

Macabre 1

Bir Kelebekten Daha Acı Verici!

Bazı insanlarda 3 özellik vardır ki dünyanın çehresini değiştirirler. Bu insanların egosu vardır. Kendilerinden daha iyi veya kendileriyle yarışabilecek bir cins gördüklerinde egolarından kaynaklanan kıskançlık içgüdüsü ile başa çıkmak zorundadır. Kıskançlık, var oluşun yetersizliğinden doğarsa aynı zamanda kini de getirir. Böylelikle kaosun ilk aşaması şekillenir.

Macabre 2

Bir Kelebekten Daha Acı Verici!

Bazı insanlar fakirdir. Fakir oldukları için ise 2 farklı metamorfoza uğrarlar. Bunlardan ilki, kişi fakirdir. Fakir olmasının yanında ailesine düşkündür. Ona göre birçok şeyden vazgeçilebilir ve birçok şey ailesi uğruna harcanabilir. Bu Pollyanna'nın istediği gibidir. Macabre der ki, diğer fakir olan insan fakirliğinden utanmaktadır. Bu yüzden sık sık yalana başvurur ve olmadığı bir kişiyi insanlara oynar. Yalanın kıvılcımı burada başlar, ve söndürülmeksizin yangınlara tutuşur.

Macabre 3

Bir Kelebekten Daha Acı Verici!

Bazı insanlar inançsızdır. İnancı sadece Tanrı'nın varlığıyla ilgili olduğunu düşünenlerin düştüğü yanılgı, ilizyondan ibarettir. İnanç, bir şeylerin adaletini bulacağını ve bir gün kötülüklerin cezalandırılacağı fikri vardır. İnançsız birey artık soğuktur ve ilgisizdir. Tanrı yok, dinler yalan; diye sözlerine başlar. Sonra ise şöyle sürdürür: Bu dünyada artık efendilik ve erdem, beni kazanca itemez. Kişi sonsuz bir yaşamı reddettiği için, hala hayattayken birçok anarşist ve isyan eylemlerinde bulabilir.

Lumin, sessizliğini bozar ve cümlelerini bitirir: Bir kelebek doğar, ve aslında birçok insanın umursamayacağı kadar ilgisiz bir şekilde yaşamına devam ettirir, çünkü insanlara zararı yoktur. Bir insan doğar, ve belkide binlerce insanın ölümüne sebebiyer verecek olan doğum, o doğumdur. Kelebeklerin yasaları yoktur, çünkü onları özgür kılan kanatlarıdır. Fakat insanların kanatları olmaması dışında, kanattan çok daha fazlasına ihtiyaçları vardır. İnsanlar özgür değildir, çünkü yasalar onları daima iradelerini kısıtlarlar. Peki yasalar olmasaydı, insanların hayvandan farkı kalmazdı bir ölçüde. Fakat hayvanlar gibi kendi doğalarında yaşamak yerine, daha vahşi bir şekilde yaşamazlar mıydı? Bir ayı'nın yakınına yaklaşmazsanız sizi nereden fark edecek? Fakat yasalar olmadığında, Ayı avına çıkan bir insan; ayının günahı nedir? Pekala o halde soruyorum, bir kelebeğin özgür olduğu kadar özgür müsünüz? yoksa bir kelebeğin sahip olduğu yaşama mı muhtaçsınız?

Bir Kelebekten Daha Acı Verici!

Bir Kelebekten Daha Acı Verici!
Cevapla