Günlük hayatınızı şöyle bir düşünün. Baskıları ile, sorumlulukları ile ve gerçekleştirilmeyi bekleyen hedefleriniz ile dolu olduğunu göreceksiniz.
Bu gerçeklere öyle büyük bir güçle tutunursunuz ki en önemli şey olan KENDİNİZİ unutur gidersiniz. Hak ettiğinizi ve ihtiyaç duyduğunuzu.

Saygı görmeyi hak ettiğinizi fark ettiğiniz anda, bunu dile getirecek ve ihtiyacınız olanı elde etmiş olacaksınız. Takdir edilme gibi. Mutlu olmayı hak ettiğinizi fark ettiğiniz anda ise, değişim çarkları harekete geçmiş olacak.
Ve yavaş yavaş, tatmin ve dengeye ulaşabileceksiniz.

Çoğumuz aslında bu prensipleri benimsemenin ne kadar güç olduğunu çok iyi biliyor. Günlük hayatımızda eşya ve insanlar ile çok yakınız ve onlara çok bağlıyız.
Partneriniz ya da ailenizden daha çok takdir görmeye ihtiyacınız olduğunu da biliyorsunuz ama onlar bu ilk adımı atmadıkları sürece siz bunu başaramayacaksınız.

Ama asıl olan tabi ki, değişimin daima öncelikle bizimle başlamasıdır. İnsanlar hiçbir zaman değişmezler. Dolayısı ile de, imkanlarınızı kullanarak hak ettiğinizi başarıp elde edecek olan da sizsiniz.
Ne kadar küçük olursa olsun her hareket, her tavır değişliği, büyük sonuçlar verecektir.

Kaderinizi beklemek yerine onu siz yaratın.

Herkes, kendi hayatının mimarıdır. İlerleyip her anı yaratırken, yolunuza aşmanız gereken ve dersler çıkarabileceğiniz bir sürü engeller çıkacaktır.
Hak ettiğinizin ne olduğundan pek emin değilseniz şayet, o zaman kaybolmanız muhtemeldir.

Hak etmiş olduğunuz bir şeyler var ise şayet, o da mutlu olmaktır. Bu sebepten, kaderin sizin için neler sakladığını görmek için beklemeyin.
Ayağa kalkın ve kaderinizi kendi eylem ve düşünceleriniz ile kendiniz yaratın.

Bazı insanlar, ne hak ettikleri konusunda çok emin değildirler. Zaman geçip gider ve hayat başarıları ile trajedilerini bağlar. Saygı, özgürlük ve kişisel gelişme hakkını hak ettiğinizden emin de değilseniz.
Üçüncü kişilerin sizin izninizi istemeden bu prensiplerinizi ihlal etmesi çok muhtemeldir.

Ama kesinlikle buna izin vermemeniz gerekiyor. Her gün geliştirmeniz gereken bir ihtiyacınız varsa, gerçekten neleri hak ettiğiniz konusunda kesin olma ihtiyacıdır bu. İhtiyacınız olan ve hak ettiğiniz şeyleri elde etmenize izin vermeniz, bencilce bir davranış kesinlikle değildir.
Sadece kendinize dikkat etmek, saygı göstermek, kendinizi ve öz saygınızı korumak anlamına geliyor bu.

Her zaman içinizden geçen sese kulak verin ve onu dinleyin. Kendiniz ile en son ne zaman konuştuğunuzu bir hatırlayın.
Gerçek şu ki inanması güç olsa bile özgün bir iç diyalog gerçekleştirebilmek son derece güç bir iştir.

Akıl genelde "GÜRÜLTÜ" ile doludur. Kısıtlayıcı düşünceler, endişeler, gün boyunca yaptığımız hataları hatırlamak, söylenmiş ya da söylenmemiş sözler.
Bütün bunlar iç sesimiz için çok küçük bir alan kalmasına neden olur.

Gün içerisinde bir iki saati kendinize mutlaka ayırın. Bu sizin kişisel ve özel alanınız olmalı.
Rahatlayın ve kendinize nasıl hissettiğinizi sormak ile başlayan ki daha sonra başka sorularda sormaya devam edebilin.

Hayatınızın her gününde kendiniz olduğunuzu düşünüyor musunuz peki. Bazen başkalarının ihtiyaçlarını ilk sıraya koyarız.
Bu yüzden zaman içerisinde geride kalırız ve "KENDİMİZİN GÖLGESİ" haline geliriz. O yüzden çok dikkatli olmanızda yarar var.

İhtiyacımız olanı elde edebilmek için önce hak etmiş olduklarımızı almanız gerekiyor. Bu da çok basit aslında. Bir ihtiyacı karşılamak için, öncelikle bir kapıyı açabilmeniz gerekiyor. Siz su kaynaklarını aramadığınız sürece ya da dışarı çıkıp yağmurun yağmasını beklemedikçe, susuzluğunuzu kimse gidermez. Bu dünyada elimizde hiçbir şey olmadan geliriz ve aynı şekilde de bu dünyadan göçer gideriz.
Bırakın, hayat denen bu yolculuk şeref ve mutluluk ile aksın ve ne istediğinizi, yaşam özünüzün neye ihtiyacı olduğunu bilerek bu yolda yürümeye devam edin.

Sınırlarınız ve hangi yolu izleyeceğiniz konusunda çok açık olması gereken kendi iç gücünüz, kararlığınız ve iradenizdir. Biri sizi hafife alırsa, size saldırmak için ironiye başvurur ise ya da her gün kendilerine öncelik vererek sizi geri planda bırakıyor ise, izin verdiğiniz sınırı aşıyorlar demektir.
Ve siz bunu hak etmiyorsunuz.

Hepimizin düşüncelerini etrafımızı saran şeyler belirler. Yaşananlar değil de mesele, sizin onun hakkında ne düşündüğünüzdür.
Daha açık ve özgürce düşünün. Korkulardan, inkardan ve kararsızlıktan kaçının. Perspektifinizi daha geniş tutun. Günlük rahat bölgenizden biraz çıkın.

Bağımsız olmayı hak ediyorsunuz ve böyle düşünüyorsunuz. O zaman her gün için bir amaç belirleyin ve hedeflerinizin ötesine geçmeye çalışın.
Sonunda ihtiyacınız olan size gelecektir zaten. Kendi takdiriniz ve kişisel tatmin duygunuz.

Sizi gerçekten seven insanları hak ediyorsunuz. Olmak istediğiniz kişi olarak işe başlayın. Kendiniz ile gurur duyun ki, kalbinizin gerçekten gereksinim duyduğu kişiyi kendinize çekeceksiniz.

Herkes gibi siz de mutlu olmayı hak ediyorsunuz. Öyle ise bariyerlerinizi yıkın. Canınızı yakmış kişilerden uzak durun. Yeni deneyimler edinin ve ihtiyacınız olan kişilere daha çok yaklaşın.
Gerçek sağlık, kişisel tatmin.

Dostça ve sağlıcakla kalın..
Sibel Erdem - 09.04.2018
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar