Hepimiz hayatımız boyunca en az 1 defa yalancı birini hayatımıza almışızdır. Gerek arkadaş, gerek sevgili. Peki bir insanın yalan söylediğini nasıl anlarız? Bu Bence'yi 5 yılımı harcadığım o kadına, dostuma (!) ithaf ediyorum.
En sık kullandıkları savunma cümlesi kalıbı "Eğer dediğin gibi olsaydı ... böyle yapardım. Ama ben ... böyle yaptım. "

Bir yalancıya karşı dürüst olup, ona inanmadığınızı, olayların aslında böyle olmadığını söylemeye kalkışırsanız duyacağınız cümleler hep bu kalıbın etrafında şekillenecektir.
"Saçmalama, ne alakası var?"

Şüphe duyduğunuz bir durumu dile getirdiğinizde alacağınız ilk tepki işte böyle olur; "Saçmalamaaaaaa, ne alakası vaaaaar?"
Tam da böyle pişkin pişkin kelimeleri uzatıp çekiştireceklerdir. Çünkü onların yalanları XLarge.
Bilinenin aksine profesyonel yalancılar gözlerini asla kaçırmazlar, aksine göz bebekleri gözlerinizi delercesine size odaklanır ve tepkilerinizi ölçer.

O anlarda onun gözlerinde göreceğiniz ifade korku ve gülümsemeyle karışık bir his uyandıracak beyninizde. İşte tam da bu hisler içindeyseniz bilinen sona yaklaşıyoruz demektir.
Bu kişiler birtakım saçma olaylarda isimleri duyulduğunda size karşı hep mağduru oynayacaklardır. Onlar hep haksızlığa ve iftiraya uğramıştır.

Sizin de benim dostum (!) gibi çok geniş bir çevresi olan, yalancı bir dostunuz ya da sevgiliniz varsa sık sık gerek toplumsal, gerek ahlaki bir takım illegal olaylarda boy gösterirler. Ve sizinki eğer bu olaylardan zararlı çıkmışsa mütemadiyen iftiraya ve haksızlığa uğradığından yakınacak, gözyaşı dökmekten çekinmeyecektir.
Bu tür kişiler genelde korkusuz, öz güvenli, umursamaz, anı yaşayan tavırlarıyla öne çıkarlar.

Onların kaybetme korkuları yoktur. İstediklerini elde etmek uğruna tüm hayatları boyunca yalan söylemeyi, sizi kaybetmeyi göze almışlardır. Siz zaten bu büyük oyunda küçük bir figüransınızdır, en azından fark edene dek.
Mutlaka sizin fark etmediğiniz bir zaafları vardır. Bizimkinin "erkekler"di. Sizinkinin ne olduğunu bulmak da sizin kabiliyetinize kalmış.

Bu kadın, ne zaman ortak arkadaş çevremizde veya yeni girdiğimiz ortamda bir erkek benimle daha fazla ilgilense hep huzursuzluk çıkarır, o kişiden hırsını alırdı. Bense aptal gibi enerjisinin düştüğünü veya sıkıldığını zannederdim.
Aksilikler üst üste gelmeye başladıysa dikkat! O kişinin parmağı olabilir.

Özellikle bu umursamaz kişi sizin dertlerinizle pek bir alakadar olmaya başlamıştır. Daha siz anlatmaya başlamadan "ee naptın o işi?" sorusunu patlatmıştır. Oysa belki de o işi başınıza açan o'dur? Kesin o'dur demiyorum canım belki o'dur diyorum. Bu ihtimal de dursun şuralarda bir yerde.
Tüm bu bilgilerin ışığında umarım siz benim gibi yıllarınızı boş bir insan uğruna heba edip, hayatınızın akışını değiştirmezsiniz. Tüm bunlardan önemlisi de ne biliyor musunuz? O aklınıza gelen şeyler boşuna gelmemiştir, hiçbir şüphe boşuna değildir. Sadece seyretmesini ve görmesini bilin. Ve unutmayın ki; bir yalancıya ikinci bir şans vermek, ikinci defa kandırılmayı göze almak demektir. Hoşça kalın.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar