Çıkarken Kapıyı Kapat, Cereyan Ediyor

Bütün duygulardan arınmış soğuk bir buz kütlesinin çıplak bedeniyle mermerde oturup imgelem âleminde volta atması, yolunun sıcak çöllere düşebileceği umudunu derinden hissetmemiz ve bu durumdan fazlasıyla memnun olmanın getirdiği kıvançla o kişiye olan sadakatimizin daha çok artacağını düşünmemize ve aynada kırılan ışık gibi yanıltıcı ve büyüleyici ihtişamı karşısında eli bağlı bir vaziyette kalabileceğimizin habercisi olabilir.

Bu haber, geç vakitte iştirak ettiğinde kendimizi duygusal çöplüğün ortasında buluruz adeta. Bu durumdan sıyrılmanın bir çaresi yoktur çünkü hafızaya kazınmış bir duygusal çöküntünün izlerini son nefesimize kadar yanımızda taşırız. İnsanla öylesine bütünleşmiştir ki bu, bir obje mahiyetinde olsa idi mezar taşımızda kolye gibi sallanırdı. İşte bütün bunları geride bırakmanın sahte bir rolü var; ''Çıkarken kapıyı kapat.'' demek. İşi gerçeğe soyutlayıp ''Kapı eşiğinde duran gölgenden rahatsız oluyorum.'' diyemeyiz çünkü bu insanoğlunun yaradılışındaki sahtekârlığa ve nankörlüğe aykırı bir durum.

Çıkarken Kapıyı Kapat, Cereyan Ediyor

Bizi biz yapan, her düşündüğümüzü dile getirmememiz değil midir?

Yalan, karşındaki insanı kandırmaktır. Ama duygusal çöküntüye sebep olan kişilere rahatsızlığını belli etmeyip durumun çok daha farklı boyutta şekillendiğini ima etmek bir nevi kendine yalan söylemek değil midir?

Çıkarken Kapıyı Kapat, Cereyan Ediyor
Cevapla