Kahve, sinirliyken içildiğinde sanki içindeki fırtınaya biraz daha ateş atar gibi olur, düşüncelerini daha çok karıştırır ama yine de bir teselli gibidir, elini yaksa da ruhunu tutar. Sakinken ise başka bir anlamı olur, sohbetin eşlikçisi, huzurun sıcak dokunuşu gibi… Sinirliyken içilen kahve sert olur, boğazdan değil, iç sıkıntısından akar; sakinken içilen ise tadıyla değil, o anın dinginliğiyle içini sarar. Aslında kahve değil, onu nasıl içtiğin belirler tadını. Hangi hâlde olursan ol, bir fincan kahve bazen insanı en çok kendine getirendir ama en güzeli, iç huzurla yudumlayabildiğindir.
Halbuki ikisinde, tabiki ufacık bir değişiklik var oda sinirli isen bazıların sinirini giderir sakin içersen oda güzel çünkü damağından geçerse kahve sevindiriyor beni başkalarda nasıl omu bilemem.