Biz, Kadınları Anlamadan Sevdik

Sevdik ama sorun bi’ niye sevdik?

Mecburiyet mi, asla! Belki biraz abarttık, yeri geldi şaşırttık, zaman zaman da hafiften ayarı kaçırdık ama değdi doğrusu.

Biz kimiz? Erkekler! Muhtemelen çoğunuza duygusuz gelen bizlerden yarattığınız eserleri inceleyin. Boşa mı yazıldı bu şarkılar? Peşinizden koşturduğunuz binlerce delikanlı biçare kalıp derdini notalara döktü. Sonra o adamlara sonuna kadar katılan başkaları kendini buldu o ezgilerde. Hiçbir ticari kar amacı gütmeyen, iç kabartan, yer yer sızlatan cümleler döktük. Her vedanızın arkasından lanetledik. Bazen kabahati üzerimize alıp kendi kendimize veryansın ettik. Ansızın gelip, kelimelere dökülemeyecek kadar büyük sevdiniz. Dilimizin döndüğü kadarından bahsettik. Hepsi birer mevsim gibiydi sanki. İlkbaharın şenliği, yazın hareketliliği ve bazen de kışın hüznü… İsmimiz Attila oldu, Nazım oldu, Ahmet Hamdi oldu. Başka dillerde Pablo veya Edgar diye çağrıldık ama sonuçta işimizi gücümüzü bırakıp size sarıldık.

Sevmesek yazılır mıydı o dizeler?

Biz, Kadınları Anlamadan Sevdik

Kusursuz değildik!

Bazen adres kaybı yaşadık. Haddimizi aşıp gereksizce yargıladık. Olanı görmek varken, çok lazımmış gibi varsayımlara odaklandık. Aşırı insani zaaflarımız vardı. Hak etmediğiniz yaptırımlar ve anlamsız zorluklarla baş başa bıraktık. Çekilmez varlıklara dönüşüp içinizdeki tüm iyi niyete karşı savaş açtık. Yüz verdiniz, şımarıklığı doruklarda yaşıyorduk. Buna değer miydik bilmiyorum ancak hakikaten iyi sabrettiniz. Yargıladık diyorum ya, çıldırmış gibiydik. Samimi şekilde gülümsediniz, art niyet felaketini üzerinize saldık. Somurttunuz, bu sefer de düşman kesildik. Onu giydiniz olmadı, bunu giydiniz olmadı. Memnun edilmesi zor, bencil çocuklar gibiydik. Konuşmalarınıza kulak tıkadık ama sessizliklerinizi de iğneledik. Sonra karşı atağınıza maruz kaldık. Ummadığımız bir gösteriyle karşı karşıya kaldık. Her halükarda kucak açıyordunuz. Afalladık ve kaçacak yer bulamayınca esir düştük. Galip belliydi. Yenilmek lügatınızda bulunmuyordu.

Biz, Kadınları Anlamadan Sevdik

Tüm güçlükleri katlanılır kılanlar oldunuz. Biraz daha sabretmemizi sağladınız. Her detaya birbirinden güzel anlamlar kattınız. Arkadaş dedik, dertleştiniz. Anne dedik, karşılıksız sevdiniz. Sevgili dedik, tarifsiz mutluluğu vaat ettiniz. Neticede adeta sevmekten başka şans bırakmadınız.

İddialı şekilde başladığımız yarışmada, ilk soruda elenmenin şaşkınlığınız bıraktınız bizde. Aklımız almadı, yine de pes etmedik. ‘Böyle aşkın ızdırabını’ dedirten tavırlarınıza göğüs gerdik. Çıktığımız yolda karşılaştığımız engellerden zaman zaman yılmadık değil. En güçlü hissettiğimiz anlarda dibi gösterdiniz. Yine de bıkılacak gibi değildi. Çözüm bulmanın derdine düşüp bilenlere danıştık. Büyük küçük demeden yardım eli aradık. Kime dokunduysak ahlar işittik. Meğer kadınları anlama çabası kocaman bir zaman kaybından ibaretmiş.

Kadınlar anlaşılmaz, yaşanırmış.

Biz, Kadınları Anlamadan Sevdik

Bir şeyler yapmalıydık

Bir toplumun gelişmişlik seviyesini nereden anlarsınız? Haberleşme ağı, ulaşım olanakları veya kaynak dağılımı birer simgedir. Gerçekleri açıklamaya yetmez. Medeniyet düzeyi hakkında bilgi almak istiyorsanız, kadınların yüzlerine bakmanız gerekir. Nerede kadınlar gülümsüyorsa, mutluysa, dik duruyor ve korkmuyorsa, işte orada insanlık var demektir. Dolayısıyla, gerekenler yapılmalıydı. Nesiller boyu uğratılan haksızlıklara artık bir dur demeliydik. Sözler yetersiz kalacaktı ve artık tarih sahnesinde kadınlara da hak ettikleri yeri ayırmak gerektiğinin farkındaydık. Bu kez oklarımızı kadınların saflarında doğrulttuk. İnsanlık geliştikçe, kadına verilen değer de gelişti. Kadın kendisini ifade ettikçe insanlık daha da gelişti. Her konuya farklı ve işlevsel bakış açıları geldi. Yıllarca üstün nitelikler erkeklikle tanıtılırken, yeni bir anlayış kazandırdılar. Cesaret cinsiyet değil, kişilik meselesiymiş. Geç fark ettik. Yeri geldi, dürüstlüğün ve mertliğin kitabını yazdılar, sahip olamayanlara ders diye okutuldu. Kadınları tanıdıkça daha da hayran kaldık. Başarabileceklerinin sınırı yok gibiydi!

Nihayetinde tüm gelişmelere kayıtsız kalamazdık. #8MartKadınlarGünü adında bir sembol belirledik.

Yalnızca bir gün değil, her günün sizin olması dileğiyle!

Biz, Kadınları Anlamadan Sevdik

#KadınOlmak

Biz, Kadınları Anlamadan Sevdik
Cevapla