Merhaba, Bu bir farkındalık çalışmasıdır.
Aşağıda yazılanlar kurgusal ama zorbalığa maruz kalmış bir çok erkek/kadın ve çocukların içinde bulunduğu ruh halinin temsilidir.
Hangi nedenle olursa olsun her türlü zorbalığın karşısında dimdik duruyoruz.
Ekranın Arkasındaki Görünmez Yaralarım
Eskiden telefonumdan gelen o "ding" sesi beni heyecanlandırırdı. Yeni bir mesaj, arkadaşımdan bir beğeni ya da komik bir video... Ama sonra her şey değişti. Artık o ses midemde bir düğüm oluşturuyor. Telefonumun ışığı yandığında merak etmiyorum, korkuyorum.
Ben siber zorbalığa uğradım ve bu, sandığınızdan çok daha sessiz ama çok daha ağır bir yük.
Her Şey Masumca Başlamıştı
Sadece bir fotoğraf paylaşmıştım. Belki saçım biraz dağınıktı ya da üzerimdeki kıyafet son moda değildi. Ama o an mutluydum. Sonra ilk yorum geldi: "Bu ne hal?"
Önce umursamadım. "Biri şaka yapıyor olmalı" dedim. Ama sonra başkaları da katıldı. Tanımadığım insanlar, yüzünü hiç görmediğim profiller, benim hakkımda acımasızca yorumlar yapmaya başladı. Kilomla, gülüşümle, hatta yazdığım basit bir cümleyle alay ettiler. O an, o ekranın arkasında küçücük kaldığımı hissettim.
Evim Bile Güvenli Değildi
Okulda biri size kötü davrandığında, eve gidip kapıyı kapattığınızda güvendesinizdir. Dış dünya dışarıda kalır. Ama siber zorbalıkta böyle değil.
Zorbalık cebimde benimle eve geliyordu.
Yatağımda yatarken bile bildirimler susmuyordu.
Engellesem bile, başka hesaplar açıp devam ediyorlardı.
Kendimi odamın içinde, dünyanın en kalabalık meydanında çıplak kalmış gibi savunmasız hissediyordum. Onlar için yazdıkları şey "sadece bir eğlence" veya "klavye delikanlılığı" olabilir. Ama benim için o kelimeler, vücudumda iz bırakmayan ama ruhumu kanatan bıçak darbeleriydi.
"Sadece Şaka" Yalanı
En çok duyduğum savunma şuydu: "Amma da alıngansın, sadece şaka yapıyoruz."
Hayır, bu bir şaka değil. Eğer gülen sadece sizseniz ve karşınızdaki kişi ağlıyorsa, bu zorbalıktır. Ekranın arkasına saklanmak, size başkasının kalbini kırma hakkı vermez. Yazdığınız iki kelime yüzünden ben günlerce aynaya bakmak istemedim. Kendimi değersiz, çirkin ve yalnız hissettim.
Nasıl İyileştim?
Bir gün, sorunun bende olmadığını fark ettim. Sorun, kendi mutsuzluklarını başkalarına saldırarak gidermeye çalışan o insanlardaydı.
Sessiz kalmadım: Ailemle ve güvendiğim bir öğretmenimle konuştum.
Cevap vermedim: Onların istediği benim öfkemi veya üzüntümü görmekti. Onlara bu zevki vermedim.
Teknoloji detoksu yaptım: Bir süre sosyal medyadan uzaklaştım ve gerçek hayattaki dostlarıma sarıldım.
Son Sözüm Sana
Eğer sen de şu an benim hissettiklerimi hissediyorsan, lütfen bil: Yalnız değilsin. O ekranın arkasındaki kötü sözler senin kim olduğunu tanımlamaz. Sen, onların yazdıklarından çok daha değerlisin.
Ve eğer bu satırları okuyan sen, belki fark etmeden birine kötü bir yorum yazdıysan... Lütfen "Gönder" tuşuna basmadan önce bir saniye dur. Karşındaki bir profil resmi değil, kalbi atan bir insan.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer