Ayrıldığım sevgilimin bu mesajinı bir de siz yorumlar mısınız?

Şu an bir şeyler yaşadığının farkındayım ama bu ruh haliyle seninle sağlıklı bir iletişim kurmak imkansız. Durumu ne zaman mantıklı değerlendirmeye başlarsan o zaman konuşuruz. Ayrılacaksak ayrılırız, ne yapacaksak kendimiz yaparız; ama bunu öncelikle bir anla.

Dürüst olmaya çalıştıkça, hatalarımı kabul edip sorumluluk aldıkça daha çok cezalandırılıyormuşum gibi hissediyorum. Bu hissiyatım uzun zamandır var ve hiç değişmedi. Yok sadakatsizlikmiş, yok dansözmüş... Hata yaptığımı, bir daha gitmeyeceğimi söyledim, sorumluluğu aldım; daha neyini uzatıyorsun? Sürt burnumu, tabiri caizse ağzıma sıç ama bu yaptığın nedir? Neyin gurur ve onur meselesini yapıyorsun? Annemin evhamı hayatımızı yoruyor dedin ama aynısını senin yaptığını görüyorum. Sana başkaları düşman gibi davranmış olabilir ama ben senin düşmanın değilim!

Ne dansözmüş arkadaş! İki kadeh rakı içtik, o da mecburiyetten; adamın kaç gün daha yaşayacağı belli değil diyoruz, bunun anlaşılamayacak bir tarafı yok! Sorguladığın şeye bak! O adam iyileşmemiş miydi! Filmlerde bir sürü çıplak, yakışıklı adam çıkıyor; bir kere bile ‘ben buna bakamam, Can kızar’ deyip filmi kapattın mı? Şimdi 'kapattım' desen buna kim inanır? O da görüntü, bu da görüntü; ne farkı var? Ben o senin düşündüğün gibi hareket edecek kro fabrikatörlere mi benziyorum! Tarlasını satıp pavyonda yiyen amcalara benzer bir yanım var mı? Bir hafta yüklü kalan Tinder mı büyük dert oldu? Özür diledim, bir daha yüklemedim. 'Kadınlarla arana mesafe koy' dedin koydum, 'insan ilişkilerine dikkat et' dedin ettim. Okula gelirsin, eskiyle yeniyi kıyaslar değerlendirirsin; ben kalkıp komple okulu sana getiremem görmen için! Robot muyum ben? Senin kumandanla mı hareket edeceğim? Elimden ne geliyorsa yapıyorum; bu neyin düşmanlığı! Ben seninle stressiz bir hayat yaşadım da sigarayı mı bırakamadım? 'Evden kaçmayı huy edindim, kaçarak yaşıyorum' demiyorsun da, her olaya 'ben demiştimci' olarak yaklaştığının farkında mısın sen be!

Yok manipülasyon yapıyormuşum... Benim senden anlaşmak ve sevilmekten başka ne çıkarım var be! Ben 26 bin lira maaşla sabahtan akşama çalışıyorum; neden? Kadroya gireyim de benim de bir ailem olsun diye. 'Yalaka' demesinler diye bileğimin hakkıyla bir yerlere gelmeye çalışırken her gün öğrencisinden profesörüne kadar ne saygısızlıklar çekiyorum biliyor musun? Bunca şeyi daha iyi manipülasyon yapmak için mi çekiyorum sanıyorsun?

Yok benim derdim düzenimin bozulmamasıymış! Kim ister zaten düzeni bozulsun? Peki sen benim düzenimi bozmamak için ne yaptın? Ben de mi senaryo yazayım? Profilinde aylardır yokum. Ben de 'sen içten içe kuyumu kazıp yeni düzen mi kuruyorsun' diyeyim mi! Yok 'durum kurtarıyormuşum', yok 'özür dileme şeklim buymuş'... Geç bunları! Bazı konularda özür dileyip yine benzerini yapmış olabilirim, güven kırıcı olduğunu kabul ediyorum; ama senin bu esnek olmayan yapın ve büyük büyük tepkilerin yüzünden sana dürüst olamıyorsam ve sen bunca zamandır beni hala tanıyamadıysan, bunlarla ilgili ben ne yapabilirim? İşte en fazla bu olur; bir yerde hata yaparım, sonra gelir özür dilerim. İnsanız ya, hata yapınca özür dileyeceğiz!

Ben artık senin zihnindeki o 'hayali düşmanla' savaşmaktan yoruldum. Senin bu esnemeyen kuralların ve bitmek bilmeyen ithamların karşısında benim de bir sabrım var. Eğer gerçekten hayatında birşeyleri yoluna sokmak istiyorsan, önce kendi içindeki o 'ben demiştimci' sesleri susturman gerekecek. Ya olduğum halimle beni tanır ve bu anlamsız düşmanlığı bitirirsin ya da kendi yazdığın senaryoda tek başına devam edersin. Bunları aklına iyice yerleştir.

Ayrıldığım sevgilimin bu mesajinı bir de siz yorumlar mısınız?
Cevapla