En seri biçimde hareket edenin ışık hızı olduğu bilinir. Basit bir ölçüyle saniyede 300.000 km hızla yol alır. Bu hız, 1 saniyede Dünya'nın çevresi en geniş kısmı olan Ekvator çevresini yaklaşık 7,5 tur atar. Ki şu ana kadar insanoğlunun ürettiği hiçbir araç bu hızın %1'ine bile yaklaşmamıştır. Bu kadar hızla yol almanın zaman kavramı üzerinde bir etkisi olur mu peki? Geriye yaslanın ve ışık hızının zaman kavramı üzerinde nasıl etki yarattğını okuyun.
Işık hızında gidebilir miyiz?

Aslında ışık hızında gitmek olası bile değil. Albert Einstein'a göre kütlesi olan bir cismin ışık hızında gitmesi imkânsızdır. Bunun için kütlenin ışık hızına çıkması ve geçmesi için sonsuz bir enerjiye ihtiyacı vardır. Fakat varsayım üzerinden gidelim ve ışık hızına çıktığımızı düşünelim. Bu durumda zaman bizim için durmuş olurdu. Peki ama nasıl?
Işık hızıyla Güneş'ten Dünya'ya gelseydik anında geldiğimizi görürdük. Oysa Dünya'dan bakan bir kimse bizim 8 dakikada geldiğimizi görürdü.

Güneş ile Dünya arası 149 milyon kilometredir. Işık hızı bu mesafeyi 8 dakikada tamamlar. Yani Güneş'ten gelen ışığın bize ulaşması 8 dakika sürer. Biz bir araçla Güneş'ten Dünya'ya ışık hızında yolculuk ettiğimizi varsayalım. O aracın içerisindeki saatimiz bile dururdu. Göz açık kapayıncaya kadar Dünya'ya vardığımızı hissederdik. Bir nevi ışınlanma gibi. Bize çok kısa gelen bu süre, Dünya'ya kıyasla öyle değildir çünkü Evren'de ortak bir saat yoktur. Dünya'dan bizim gelişimizi seyreden bir kimse, yolculuğumuzun 8 dakika sürdüğünü gözlemleyebilirdi.
Peki çok daha uzak bir noktaya gitsek zaman kavramı bizim için gene geçersiz olur muydu?

Evren'de bir noktada zaman kavramının olmadığı söylenir fakat Evren'deki zaman kavramının her yerde aynı olmadığını sizlere hatırlatırım. Işık hızıyla milyarlarca yıl sürecek uzağımızda galaksiler var. Biz, bir milyon ışık yılı uzağımızdaki bir gezegenden Dünya'ya ışık hızında hareket etseydik saatimiz 1 saniye bile ileriye gitmezdi. Fakat Dünya'da çoktan bir milyon yıl geçmiş olurdu. Belki de Dünya diye bir yer olmazdı bile.
Hareket eden cisimlerde zaman daha yavaş akar.

Bu bilimsel olarak kanıtlanmıştır: Eğer bir cisim hareket ediyorsa zaman kavramı onun için daha yavaştır. Fakat bu o kadar küçüktür ki insanın bunu hissetmesi mümkün değildir. Dolayısıyla otomobil kullandığımız zaman hatta uçaktayken bile binlerce kilometreye birkaç saat içinde ulaşmamız, zaman kavramının hız arttıkça etkisini yavaş yavaş kaybettiğini bizlere hissettiriyor. Yani araba kullanan bir kimseye göre zaman, evde oturan bir kimseye kıyasla daha yavaş geçer. Bu bilimsel bir gerçektir. Fakat etki çok düşük olduğu için farkına varılmıyor. Saatte 28.000 km hızla dönen uydularda bu etki daha belirgindir. Bu yüzden uydularda zaman kavramını ölçmek için çeşitli cihazlar takılıyor.
Aslında ışık hızı Evren için çok yavaş.

Güneş patlayıp yok olsa bunun görüntüsü bize 8 dakikada ulaşırdı. Elbette Güneş yok olduğu zaman Dünya'daki hayat da son bulur ama varsayım üzerinden konuşmak gerekirse Güneş patlayıp yok olduktan sonra görüntüsü 8 dakika kadar bize gözükmeye devam ederdi. Yani saat 21.00'de patlayan Güneş, Dünya'dan bakıldığında 21.08'de patlamış olarak gözükecekti. Şimdi Güneş'i bırakalım ve mesafeyi biraz daha açalım. Dünya'nın, Güneş Sistemi'nin hatta ve hatta gezegende gördüğünüz yıldızların içinde olduğu Samanyolu Galaksisi'ne en yakın olan Andromeda Galaksisi bize 2 milyon ışık yılı uzaklığında. Bizler aslında Andromeda Galaksisi'nin 2 milyon yıl önceki hâlini görüyoruz çünkü görüntüsünün bize ulaşması 2 milyon yıl sürüyor. Aynı şekilde gökyüzünde parlayan yıldızların görüntüsü de bize çok sonradan ulaşmış olabilir. Biz onu hemen önümüzde görüyoruz ama o yıldız aslında orada değil. Görüldüğü gibi mesafe arttıkça ışık hızının aslında Evren için ne kadar yavaş olduğunu daha iyi anlıyoruz. Bu gecikmeden dolayı Evren'in her yerinde ''şimdi'' demek anlamsız olur.
Neden Evren'de aynı zaman dilimi yok?

Daha iyi anlamanız için size bir örnek daha vereyim. Bilim adamlarının yaptığı araştırmalara göre dinozorlar yaklaşık 68 milyon yıl önce yok oldu. Dünya dışında canlı yaşamı olduğunu varsayalım. Aynı bizler gibi insanlar var fakat bize 68 milyon ışık yılından daha fazla uzaktalar. Eğer onlar, şu an Dünya'ya teleskopla baksalardı New York'taki Özgürlük Anıtı'nı, Çin'deki Çin Seddi'ni, Mısır'daki Mısır pramitlerini göremezlerdi, dinozorları görürdü. Bunun için hakkımızda ''Teknolojiye ne kadar da uzaklar, oysa biz onlara kıyasla çok daha ileri boyuttayız.'' diyebilirlerdi. Böylelikle Evren için ''şimdi'' tabirinin kullanılamayacağını ve zaman kaymasının söz konusu olduğunu daha iyi anladınız. ''Şimdi'' diyoruz ama Evren'de kimin için ''şimdi'' diyoruz? Bizim ''şimdi'' dediğimiz, Andromeda Galaksisi'nin 2 milyon yıl gerisinde.
Peki ya ışık hızının %99'unda hareket etseydik ne olurdu?

Şu ana kadar en yüksek hıza ulaşan Apollo 10 mürettabatıdır. Bu da saatte 40 bin kilometredir. Güneş Sistemi'ne en yakın yıldız olan Alpha Centauri'ye doğru yola çıksaydı 165 bin yıl sürerdi. Fakat ışık hızının %99 hızında hareket etseydi bu yolculuk sadece 6 ay sürmüş olurdu. Tabii bu 6 ay kimin için ? Elbette o uzay aracının içindeki insan için. Alpha Centauri'ye ulaştığında 6 ay geçtiğini görse de onun bu yolculuğu süresinde Dünya'da 4,5 yıl geçmiş olurdu. Yani Dünya'da doğan bir bebekle aynı gün Alpha Centauri'ye ışık hızının %99 hızında yola çıksaydık, 6 ayda Alpha Centauri'ye vardığımızda Dünya'da doğan o çocuk 4,5 yaşında olacaktı. Yani biz, bu kadar uzağımızda yer alan gezegenlerde Dünya'da yaşayan insanlara nazaran çok daha genç olacaktık. Evren'deki zaman kayması böyle ifade edilir.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar