İlk atari aldığımız günü hatırlıyorum, tabii ben daha küçüktüm zar zor oynamaya çalışırdım. Abim en büyük olduğu için elimizden alırdı veya karşılıklı oynarken doğru düzgün oyna diye hep kızardı bana :)
Günlük atari kırıp yenisi alan bir babaya sahiptim. Orasını burasını kurcalar veya oynarken kırar yenisini alırdık. Hayatımın en zevkli ve eğlenceli geçen günleriydi. Şimdi elimdeki telefonda bile bunlardan kat kat gelişmiş fazlasıyla oyun var fakat o zamanlara geri dönmek isterdim...
Pac-Man (22 Mayıs 1980)
Hem kolay hem de heyecanlı diyebileceğim bir oyun. Küçücük yuvarlak bir karakter idik oyunda. Peşimizden gelen 4 tane ufak canavardan (ben adlarını böyle koydum) kaçardık. Önümüze gelen sarı noktaları üstünden geçtikçe karakterimiz yerdi ve ona göre bazı özellikler gelirdi, mesela o gelen özellikleri yediğimizde canavarların rengi buz mavisine dönerdi. Bu da demek oluyor ki artık belirli bir süre zarfında biz onları yiyebileceğiz. Noktaları bitirdikten sonra ortadaki kutu açılır, içine girmeyi başarırsak bölüm bitmiş oluyordu.
Mario (1981)
Mario atari tarihinde ilk olarak Donkey Kong'da karşımıza çıktı. İlk mesleğine marangozcu olarak oradan oraya çekiciyle zıplayan, prensesi büyük Kong'dan kurtarmaya çalışan gariban karakterimiz baktı ki bu işte bir hayır yok kendisi su tesisatçılığına yöneldi. Ve böylece yeni video serisine adımını atmış oldu. Artık mantar krallığının bir hizmetkarı ve prensesin kahramanıydı. Zıplayarak taşları, kaplumbağaları öldürür oturunca boruların içine girerdi :)
Super Mario Bros serisinde ise Lugie isminde bir ikizi vardı. Bu seride bölüm bölüm isterseniz Lugie isterseniz Mario olabiliyordunuz. Ayrıca hemen ölmemek için de birbirinize can da aktarabilirdik. İlk bölüme bir Dinazor'un üstünde başlıyoruz ve önümüze çıkan bütün canavarları yiyorduk. Benim bu seride en çok sevdiğim bölüm hayaletli kale bölümleriydi, o gerilim müziği üzerimize gelen bulut şeklindeki hem tatlı hem de korkunç olan hayaletler resmen favorimdi. Geçmek için uğraşır elimiz ayağımız titrerdi. Bunun gibi bir çok serisi olan Mario hala göz bebeğimdir...
Duck Hunt (21 Nisan 1984)
Tabi ki hepimizin dikkatini çeken o kutsal şey atarinin yanındaki silahtı. Onu ekrana tutup vurmak bu nasıl bir teknoloji diye kafayı yerdim. Uçan ördekleri vuracağım diye heyecanlı bir şekilde oynardım.
Ama nedense bu silahlar çabucak bozulur hevesimiz kursağımızda kalırdı. Ya da biz çok hor kullanıyorduk galiba :)
Street Fighter (1987)
En sonunda karşılıklı oynanabilen sıra beklemeyeceğimiz bir oyuna geldik. Tabi ki bir dövüş oyunu.
Kızların en sevdiği karakter malum Chun-Li, erkeklerin ise Ken veya Ryu idi. Oyunda bir çok karakter bulunuyordu mesela Amerikalı dövüşçü Glue, Rus kaslı korkunç dövüşçü Zangief. Ama eğer karşınızdaki insanı uzaktan uzaktan bitirmek istiyorsanız seçmeniz gereken Dhalsim'dı. O kadar uzun bacakları ve kolları vardı ki karşınızdaki kişi size yaklaşamıyordu bile :)
Ryu ve Ken'in meşhur aduket hareketini de hatırlamayan yoktur herhalde...
Bomberman (28 Nisan 1993)
Bu da bildiğiniz Pac-man mantığıyla giden bir oyundu. Sadece tek bir farklılığı var bence o da saatli bomba yerleştirerek duvarları yıkmak ve peşimizden gelenleri öldürmekti. Oynaması zevkli fakat çok da anlatılabilecek bir yanı yok.
Okuduğunuz için teşekkürler ❤️❤️
Nostaljinin Dibini Sıyırmak İsteyenlere Çocukluğumuzun Vazgeçilmezi 5 Atari Oyunu
Bilgisayarda oynuyorum hala bazı oyunları 😄 facebookta 300 game sayfası vardı 😄 hala var mı bilmiyorum 😄 oradan bakar oynardım hep 😄 Epeydir bakmıyorum ama 😄 hala aktif mi acaba 😄 Oyun kolu ile oynanan gibi olmuyor ama olsun 😄 Canım çekti şimdi bak 😄 Unutmazsam gidip bakacağım o sayfaya 😄 oynamaya başlayayım tekrar 😄 Contra oyununu bitirmeliyim 😞 O oyunları oyun koluyla tekrar oynayabilmek için tekrardan VCD player alabilirim yaa 😂😂😂 En son 2006 yılında filan oynamışımdır o oyunları oyun koluyla 😞
Nasıl getireyim yaw 😄 sen gel Sakarya'ya 😂 daha kolay olur 😄 Ben televizyonu getircem sonra televizyonu alacaksın beni eve sokmayacaksın 😒 Yok yaaa 😒 Yok öyle dava 😒
Ah eski günlere döndüm yine... Street Fighter - Mortal Combat - Tekken Final Fight ( Haggar benim Guy senin olsun) - Cadillac and dinasour mu ne vardı bide Snow Bros- Bomber man - Metal slug Street Hoop - Super Sidekicks di sanırsam adı ( futbol oyunu)
daha çok vardır ama sürekli bunları oynardım.. Az haftalıkları bırakmadık bu oyunlar yüzünden.
şu ordegı vurmayınca kopek kıs ks gulerdıye işte osenroyoyu goren cocuklar sımdı ofke kontrolu konusunda uzman kodumun ıtı tv yı kırasım gelıodu ama yemıyodu (neden cunku babm agzıma sıcardı) bonbermanı hala oynarım buarada oda ıyıdı bıde tank vardı onu koymamışsın bak
Ömrümü yedi bunlar benim... Para biriktirip gizli kapaklı bir tane almıştım kendime pazarlık yapa yapa... Evde de kimse yokken bağlayıp oynuyordum gizli gizli... Az kaçamak yapmadık Arcade salonlarda... Sega Mega Drive 2 var ve hala saklıyorum arada da açıp nostalji yapıyorum elimde ki kasetlerle...
Windows Phone da var cogu Ve ben Mario yu 3-4 kez bitirdim Süper Mario oynuyorum simdi 99 da cıkan Tekken falanda bitmişti Street Fighter desen o da bitik (:
senin seçtiklerin genelde ev versiyonları ateri salonlarında zamanında en populer olanları sana sıralayım bir oyuncu olarak --- snow bros--tekken serisi-- street fiğhter serisi--king of fighters serisi--final fiğht --
En İyi Cevaplar