(Bu Bence'yi 4 dakikada okuyabilirsiniz)
Antarktika insani yaşam koşullarına uygun olmayan, devasa buzullarla kaplı -99 ısı derecelerini bulan yeryüzünün en gizemli bölgesi. Birçok ülkenin de belirli sınırlar içerisinde bilimsel üssü vardır. Bu sınırlar ABD ve BM askerleri tarafından kontrol altındadır. Sadece bilimsel araştırmalar için kullanılması devletlerin imzaladığı Antarktika Anlaşması ile onaylanmıştır.

ABD, 1946'da İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda “Operation Highjump” isimli çok dillendirilmeyen askeri bir harekat başlatıyor. Sözde bu operasyon keşif amaçlı. Ama nedense kimsenin yaşamadığı Antarktika'ya 13 gemi, 1 uçak gemisi ve 5000 asker ile yola çıkılıyor. Operasyonun başında tecrübeli ve çok güvenilen Amiral Richard Byrd veriliyor. Amiral daha önce de küçük bir ekiple Antarktika'yı keşfe gitmiştir. Bu sefer filo ile gitmesi soru işaretlerine yol açar.

Resmi kayıtlara göre 1 uçak ve 2 helikopter düşmüş. Ölen askerlerin sayısı belirsiz. Bazı kaynaklar Nazi'lerin UFO yaptığını ve orada ABD ile savaştığını söyler. Bazı kaynaklar henüz açıklanmamış düşman ile karşılaştığını yazar. Bazı kaynaklar ise bunun nedeni henüz belli olmadığını söyler. Ama resmi kayıtlar hiçbir açıklama yapmıyor. (Bazı kaynaklar dediğim ciddi anlamda araştırmacı profesörler)
Arkasından 1955'de "Operation Deep Freeze" isimli harekatla tekrar Antartika'ya gönderilir.
(Nazi'lerin UFO araştırmaları yaptığı ve UFO ürettikleri ciddi kaynak ve söylentiler arasındadır. Bu konuyu başka bir Bencem'de anlatacağım)
İşi asıl ilginç kılan Amiral Byrd'ın döndüğünde verdiği röportaj olur
Amiral: Antarktika'nın ilerisinde henüz keşfedilmemiş ABD büyüklüğünde kıtaların olması ilginç.
Sunucu: Rusya tarafından gelen askeri tehdidin kuzeyden gelirken, güneye olan bu ilginin nedeni nedir?
Amiral: Bilim için en önemli yer burası. Orası ülkenin geleceği, daha dokunulmamış kömür, petrol, mineraller ve uranyum gibi kaynakları barındırabilecek bir yer.
Bu açıklama birçok komplo teorisyenlerini devreye sokar. Bazıları "Dünyanın Düz" olduğunu, Antarktika'nın dünyayı çevreleyen buz kütlesi olduğunu ve Antarktika'nın ilerisindeki kara parçaları olduğunu savunur. Bazıları UFO'lar veya dünya dışı varlıkları hakkında soru işaretleri içerisine girer.

Tabi ABD yükselen seslerin karşısında sessiz kalmaz. Amiral'in Antarktika'da delirdiğini, bu açıklamaları aklı başında olmadan yaptığını söyler, akıl hastanesine yatırılır. Ailesi mahkeme yoluyla çıkarmayı başarsa da 1957 de gizemli şekilde ölü bulunur. İntihar ettiği ve intihar mektubu yazdığı, yazılan mektubun kendi el yazısı ile olmadığı söylentiler arasındadır.

Ölümünden sonra piyasaya günlüğü sürülür. Günlüğünde mitolojide de konu olmuş olan "Oyuk Dünya"dan bahseder. Antarktika'nın Kuzey Kutbu'ndaki delikten Oyun Dünya'nın içine girdiği, oradaki Agartha adındaki insan üstü güçleri olan uygarlıkla konuştuğundan falan bahseden uzun uzun hatıralar paylaşır. (internette mevcut)
Bu konudaki görüşüm, Amiral'i karalama çalışmasıdır. Gerçeklerin üstünü örtmek ve insanları başka tarafa sürüklemek için saçma sapan bir günlük ortaya atılmış, asıl konudan yani Antarktika keşfinden insanları uzaklaştırmak istenmiştir. Belki gerçekten kıtalar vardır, belki yoktur. Ama saklanan bir şeyler olduğu kesin.

Ne olduysa o tarihten itibaren Antarktika seferleri durdu. 2041 yılına kadar geçerliliği olan Antarktika Anlaşması devletlere imzalatıldı. Eğer oraya geçmeye çalışırsanız, ordu tarafından alınıp geri getirilirsiniz. Jarle Andhoy adında bir adam vardı. Antarktika'ya gitmeye çalıştı ve ordu tarafından yakalanıp geri getirildi. Çünkü orada ne olduğunu bilmemizi istemiyorlar.

O tarihlerde Amerika ve Rusya nükleer füzeler ile gökyüzünü bombalamaya başladılar. Bu bombalama operasyonu, Dominik projesi adı altında ''Operation Fishbowl'' yani Akvaryum Operasyonu olarak adlandırıldı. Gök Kubbe'yi test etmeye yönelik başlattığı projenin adıdır. Ayrıca Dominik "Rabbe ait'" demektir. Yani "Rabbin Akvaryumu". Neden bu isim verildi, amaç neydi bilemiyorum ama yapılan açıklama "nükleer patlamanın etkilerinin incelendiği deney" oldu.
Bu arada Amiral 1957'de ölmüştür. 1958 yılında NASA kurulmuştur. 1959 yılında Antarktika Anlaşması imzalanmıştır. NASA'nın hemen bu olayların arkasından kurulması manidardır.
- Belki hepsi bir tesadüften ibarettir.
- Belki Amiral gerçekten yeni bir kıta keşfetmiş ve insanlıktan saklanıyordur.
- Belki komplo teorisyenlerinin dediği gibi dünya düzdür.
- Belki Antarktika'da gizlenen bir uygarlık vardır.
- Belki Amiral gerçekten delirmiştir.
- Belki sınırsız yer yüzünün üstünde yaşıyoruzdur.
- Belki tahmin bile edemediğimiz farklı gerçeklerin içinde yaşıyoruzdur.
__________________________________
Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Bir önceki yazdığım "Dünyanın Gizemleri: Kara Şövalye Uydusu! Uzaylılar Bizi İzliyor mu?" başlıklı Bence'mi buradan okuyabilirsiniz.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar