Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Trabzon'da yaptığı konuşmada ekonomiye ve ABD'nin yaptırımlarına dair açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, Trabzon'daki AKP Dayanışma Meclisi'nde yaptığı konuşmasında, ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'den satın alınan çelik ve alüminyum ürünleri üzerindeki gümrük vergisini yüzde 50 artırma kararının Dünya Ticaret Örgütü (WTO) kurallarına aykırı olduğunu söyledi ve faiz artırımına karşı "Faiz zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir sömürü aracıdır. Faiz tuzağına düşmeyeceğiz" dedi.
Erdoğan, "Tüm dünyaya ticaret savaşı açan ve buna ülkemizi açana da cevabımızı yeni ittifaklara, yeni pazarlara yönelerek veririz. Hale bak, demir çelik de vergileri artırıyor. Biz Dünya Ticaret Örgütü'nün üyesiyiz. Böyle bir şey yok. Ben yaptım oldu mantığıyla böyle bir şey olamaz. Amerika'da her yer kaynıyor. Yapılan yanlış... Biz de ticaret hukuku neyi söylüyorsa onu söylemeye devam edeceğiz" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ABD'ye:
— BBC News Türkçe (@bbcturkce) August 12, 2018
• Oyununuzu gördük ve meydan okuyoruz
• Gümrük vergilerinin artırılması Dünya Ticaret Örgütü kurallarına aykırı
• Bir papaz için 81 milyonluk Türkiye'yi feda etmeye kalkıyorsun
• Türkiye'ye boyun eğdiremezsinizhttps://t.co/AFd3pDTzy0
Erdoğan'ın konuşmasından başlıklar şöyle;
Milletimizin iradesini sandıktan yönlendiremeyenler her dönemde farklı araçlarla üzerimize geldiler. Provokasyonla darbeyle yapamadıklarını şimdi parayla gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Buna açık ifadeyle 'ekonomik savaş' derler.
Ülkemizde döviz kurunun 15 Temmuz öncesi bulunduğu 2,8 seviyesinden bugün 6 lirayı geçmesinin ne ekonomik ne de mantıklı bir izahı vardır. Türkiye 20 yıl önce Asya ülkelerinde yaşandığı gibi bir finans kriziyle mi karşı karşıya? Hayır. ABD ve İngiltere'de olduğu mortgage kriziyle mi karşı karşıya? Hayır. Yunanistan gibi iflas mı söz konusu? Ama buna rağmen kredi kuruluşları onu yine yükseltiyorlar. Dedim ya ekonomik savaş.
Peki fırtınanın sebebi nedir? Ekonomik hiçbir sebebi yok. Bu işin bir adı var mıdır? Vardır, Türkiye'ye operasyon çekmektir. Trabzon'dan ilan ediyorum, oyununuzu gördük ve meydan okuyoruz. Şunu bilmelerini istiyoruz. Teslim olmayacağız, üretmeye devam edeceğiz. İstihdamımızı genişletmeye devam edeceğiz. Fabrikalarımızın çarklarını işletmeye devam edeceğiz. Siz dolarla üzerimize gelirseniz, biz de başka yollarla işlerimizi yürütmenin çarelerini arayacağız.
Ya ben senin stratejik ortağınım. Afganistan'da beraberim, Somali'de beraber olduk. Ve şu anda Kabil'de havalimanını biz koruyoruz. Böyle müşterek stratejik bir ortağına kalkıp da PYD YPG gibi terör örgütlerini sahiplenerek bir kenara nasıl koyarsın?
5 bin TIR silahı Kuzey Suriye'ye taşıyorsun. Bu da yetmiyor, kalkıp terör örgütleriyle ilişkisi olan bir papaz için 81 milyonluk Türkiye'yi feda etmeye kalkıyorsun. Kusura bakma gereği neyse bir hukuk devleti olarak biz onu yaparız. Kalkıp da talimatla Türkiye'ye boyun eğdiremezsiniz."
Biz her şeyi hukuk içinde götürelim istedik. Ama gördük ki hukuk dilinden anlamıyorlar. Biz o dilleri de konuşmasını biliriz. Hukuk diline yoksanız kusura bakmayın. Biz hukuk diliyle konuşmaya devam edeceğiz.
Kaynak: BBC
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar