Kurallara harfiyen uyduğumda neden başım belaya giriyor bu ülkede? Ya da kurallar ne için var o halde?

Öncelikle belirteyim bu soru trol değil. Gerçekten yaşadığım şeylerden alıntılar yaparak soruyorum.

Sorgulayan ve sistemin açıklarını çok net gören birisiyim. Ama anlatsam " Çok haklısın, biz bunu düşünemedik" diyen biri olmayacaktı olmadı da zaten...

Kim ne dediyse ona göre hareket ettim.

Şöyle ki :

Askerde ilk gün komutan :

" Askerde emre itaat etmek esastır. Ağzımdan çıkan her şey de emirdir." dedi. Buraya kadar zaten bir problem yok.

Bir gün :

" Bu kültür fizik hareketlerini yapamadığınız için kendinizden utanın!" dedi.

" Emredersiniz komutanım!" dedim ve

"Başımı öne eğdim, omuzlarımı düşürdüm. "

Bu sefer de :

" Ne yapıyorsun asker!" diye bağırdı.

" Emrettiğiniz gibi utanıyorum komutanım!" dedim.

Çok sinirlenmişti odasına çağırdı :

" Sen ne yaptığını sanıyorsun?" vb bir şey söyledi.

"" Ağzımdan çıkan her şey emirdir "'demiştiniz ne dediyseniz onu yapıyorum" dedim.

" Ne yani? Camdan atla desem atlayacak mısın?" dedi.

Cama yöneldim ve " Emredin komutanım!" dedim.

" Sonra ne olacak?" diye sorunca

" Muhtemelen ayağım kırılır, ifade esnasında" Beni camdan atlamaya zorladı "derim şikayetçi olurum demiştim.

" Bela mısın lem sen! Defol " dedi odadan kovdu 😀

Sonra başka bir gün tabur komutanı

" Arkadaşlar kesin emrimdir, araç komutan talimatına harfiyen uyacaksınız " dedi.

Ve araç komutanı idim. Gideceğimiz yol Bursa - İzmit arası kadar bir mesafe ama:

" Araç komutan talimatında azami hız" 45 km/h"' yazıyordu. Haliyle 45 km/h hızla yol tek yönde 4 saat felan sürüyordu. 3. saatte komutan aradı :

" Evladım nerde kaldınız?"

" Son sürat geliyoruz komutanım!"

Neyse biz vardığımızda ise adamcağızın sinirden elleri titriyordu. Dayanamadı sordu şöföre:

" Kaçla geldiniz?"

"" 45 km/h " komutanım. " diyince bana yöneldi:

" Hani son sürat gelmiştiniz?" diyince

" Araç komutan talimatında azami hız 45 km/h yazıyor." dedim.

" Hayvan herif, mahkemeye sevk etsem beraat edersin her şey kuralına uygun ama iş yürümüyor!" demişti 😀

Neyse bir şekilde tezkereyi aldık ve işe başladım.

Bu sefer de müdür geldi ve

" Gezin dolaşın fabrikanın içinde ikinci bir emre kadar hiçbir şeye karışmayın. " dedi. Ona da tamam dedim.

Aradan 1.5 yıl geçti ama o " ikinci emir" bir türlü gelmedi. Sonra beni bir odaya çektiler :

" Ahmet, biz sana 1.5 yıldır maaş ödüyoruz ama sen bize hiçbir şey yapmıyorsun" dediler.

" E" yapmayın" dediniz ben de elimi bile sürmedim hiçbir şeye " dedim. 😀

" Öyle dediysek de öyle değil " dediler.

" Peki nasıl? " diyince de

" Onu da biz mi söyleyeceğiz? " oldu ve kovuldum oradan.

Örnekler uzar gider...

Ama ne zaman ki " kurallara uysam " başım belaya girdi.

Neden böyle?

Kurallara harfiyen uyduğumda neden başım belaya giriyor bu ülkede? Ya da kurallar ne için var o halde?
Cevapla