Hırsızlıktan dolayı 1 elinin kesilmesi mi, 5 yıl hapishane mi daha caydırıcı?

UYARI: Eleştiriye açığım. Bu sistem günümüz dünyasında uygulanması zor olsa da, fikrimi ifade etmek istiyorum.

Ben günümüz ceza sisteminin mantıklı ve adil olduğuna inanmıyorum. Örneğin bir tecvüz zanlısı 20 yıl hapis cezası alıyor. Dışardan bakınca bu “ceza” gibi görünüyor ama pratikte ne oluyor? İçeride yatağı var, yemeği var, güvenliği sağlanıyor. İnsan beyni adapte olmak için evrimleşmiştir; o zanlı birkaç yıl içinde bu yeni düzene alışıyor. Geriye kalan 18 yıl ise “sistemin ona baktığı” bir konfora dönüşüyor. Üstelik bu masraflar mağdurun da ödediği vergilerle karşılanıyor. Peki ceza kimin için?

Bu yüzden ben şiddetli ama ölüm içermeyen, kesin ve caydırıcı cezaların uygulanması gerektiğine inanıyorum. Hayır, İslamcı ya da şeriatçı değilim. Ancak örnek veriyorum: Bir kadın bu korkunç suça maruz kalıyor, fail 20 yıl içeride “bakılıyor.” Ve mağdur, vergileriyle bu adamın yaşamını finanse ediyor. Şimdi tekrar soralım: Cezayı kim çekti?

Benim çözüm önerim açık: Böyle bir durumda fail cezaevine girmeyecek, hadım edilecek. İsmi ve fotoğrafı televizyonlarda paylaşılacak. Hem toplum önünde rezil olacak hem de hayatı boyunca “keşke yapmasaydım” diyecek. Bu sırada mağdur bir daha onun vergilerini ödemek zorunda kalmayacak. Şimdi cezayı kim çekiyor? Fail mi, mağdur mu?

Peki “Ya linç ederler?” derseniz, buna da çözümüm var: Şiddet yoluyla linç edenin de eli kesilecek, ifşa edilecek. Hırsızlık mı yaptı? Elini kes. Birine sebepsiz saldırdı mı? Elini kes. Cinayet mi? Hayır, öldürmeyeceksin. Öldürmek gösteridir, ceza değil. Onu yaşatacaksın ama uzuvsuz, çaresiz. Toplum görsün. Korku, en etkili öğretmendir.

“Bu toplum canileşir.” olabilir. Ama bu sistemde canilik yapabilir mi? Sanmam. Her yer kamera olur. Eğitimle empati güçlendirilir. Her sorunun çözümü mevcut.

Peki neden işe yarar? Çünkü insanlar sonuçları korkunç olan şeyleri yapmaktan kaçınır. Suç işlerken 2-3 yıl hapis değil, hayat boyu utanç ve fiziksel kayıp olduğunu bilirse iki kere düşünür. Ancak istisnalar yaşanabilir.

“İran, IŞ! D, Afganistan gibi örnekler var” diyenlere cevabım: Evet, ama orada sistem başka. Eğitim yok, açlık var. İnsanlar hayatta kalmak için suç işliyor. Bir somun ekmek için risk alıyor. Bu sistem oralarda yanlış kuruldu, o yüzden yürümüyor.

Peki bu sistem nerede işler? Bugün hiçbir yerde. Ama ileride eğitim seviyesi yüksek ülkelerde mesela İsviçre gibi teorik olarak uygulanabilir. Adil, planlı ve denetimli şekilde uygulanırsa caydırıcılık yaratabilir.

%100 işe yarar mı? Hayır. Suistimal riski yüksek. Ama mevcut sistemin de ideal olduğunu kimse iddia edemez.

İşe yaraması için ne lazım? Öncelikle, eğitimi iyi olan bir devlet. Din değil somut ve altın kural benzeri etik değerlerle yetiştirdikleri bir sistem lazım. Devletin ekonomik durumu iyi olmalı.

Benim fikrim belki cennet gibi görünen bir cehennemdir. Belki de gerçekten çözümün başlangıcıdır. Bu yüzden saygı çerçevesinde her eleştiriye açığım.

Hırsızlıktan dolayı 1 elinin kesilmesi mi, 5 yıl hapishane mi daha caydırıcı?
Cevapla