Kısaca şöyle anlatayım. Senin evine saldırı oluyor dışarıdan ama çıkamıyorsun dışarı. Dışarı çıkmak için kapının temiz olması gerekiyor. Mecburen çıkmak için temizlersin. Bugün anlatımı ile Suriye'ye bakarsak kuzey kanadını korumak için bombalıyor. Askerler aman efendim durum bir bakayım çıkayım sonra bomba atarım mı desin. 🤔 Bugün orada birçok terör örgütü faal ve bunun için o örgütler sivilleri kullanıyor. Dersim' de de bir vatan haini çıkıp ülkeyi bölmeye çalışıp sivil halkı kullandı. Yani tabi çocukların ölmesine karşıyım. Çocuklar dünyanın en masum canlılarıdır.
Normal de yazmazdım da kafama esti işte.
0
0 Yorumla
En İyi Cevaplar
Gizli Üye
(45 üstü)
+1 yıl
O nun rolü osmanlı nin yıkıldığı zamanla aynıydı. cok. detaya gerek yok.. dersim bolgesi osmanli zamanindan beri özerk bir bolgeydi. Abdulhamit zamaninda oraya girelim demisler ama Abdulhamit müslüman kanı dökmeyelim demiş ve kendi hallerine birakmis. Ama ingilizler musluman kani dökmekten cekinmedikleri ve somürge ülkeleri icinde özerk bir bolge istemedikleri icin su anda arap ulkelerinde oldugu gibi coluk cocuk demeden herkesi oldurup orayi da aldilar. Olayin asli bircok yerde anlatıliyor. Askerler asiret reisinin kizini kacirip biseyler yapiyor o da yapan askerleri olduruyor. Ama bu olay zaten planli bisey amac olay cikarip orayi ele gecirmek.
ASKERLERİMİZE SALDIRDILAR. Dersim isyanı, Hükümetin aldığı bir dizi kararı tanımayan aşiretlerin vergi ve asker vermeme ile bölgeye dokunmama ültimatomu ardından, 21 Mart 1937 günü Singeç Köprüsü'nün havaya uçurulması ve yanında bulunan karakolun basılarak 33 Mehmetçiğin şehit edilmesiyle başladı.
1
15 Yorumla
Soran
+1 yıl
Atatürkün haberi var miydi peki? Bu olaydaki rolü neydi?
Ayrıca Harçik deresi üzerindeki Pah Köprüsü de havaya uçuruldu ve askerlere ateş edildi. 56 askerimiz daha hayatını kaybetti. İsyanın en yoğun çatışmaları Mayıs-Eylül 1937 arası oldu. Hızla yayılan isyan üzerine, Ankara Hükümeti kararlılıkla gitti. Başbakan İsmet İnönü 17 Haziran 1937 günü harekâtı, yerinde incelemek için Tunceli'ye gitti. 11 Eylül günü de Seyid Rıza ve iki adamı Erzincan'da Hükümet Konağı'na gelerek kayıtsız şartsız teslim oldu. Ayrıca 6 aşiret reisi de yakalandı. Seyit Rıza'nın eşi Bese Hanım ise çatışmalar sırasında öldü. 12 Ekim günü de Seyid Rıza ile birlikte 57 kişinin davası Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Atatürk de Kasım ayı içinde başta Diyarbakır olmak üzere Güneydoğu ve Doğu Anadolu'yu kapsayan geniş bir yurt gezisine çıktı.
Seyit Rıza ve 6 adamı hakkında verilen idam kararı 15 Kasım 1937 günü infaz edildi. Atatürk o gün Diyarbakır'daydı. 17 Kasım günü de Tunceli Pertek'e gelerek Singeç Köprüsü'nü hizmete açtı. Bölgede incelemelerde bulundu. Halk tarafından alkışlarla karşılandı. Yatırımları yerinde inceledi. Singeç Köprüsü anlamlıydı. 33 Asker şehit edilmiş ve köprü havaya uçurulmuştu. Olaylar sırasında Mazgirt Köprüsü de havaya uçurulmuş ve burada bulunan jandarma taburunda 56 askerimiz şehit edilmişti. Tunceli'ye devletin şefkatli eli değdi ve yollar, köprüler, okullar, sağlık ocakları vb sosyal hizmetler götürüldü. Meseleye sadece asayış yönünden bakılmadı. Eğitim, sağlık ve kalkınmaya da önem verildi. Tunceli 1950 yılında ilkokul sayısıyla Türkiye’nin en ileri ili oldu.
Ayrica varsayalim ki dediklerin doğru bir grup dediğin şeyleri yaptı. Ve sizde 10 binden fazla insan katlettiniz bunlarin icinde çoğu cocuk kadin yasli insanlarda yer almakta. Bu ne kadar doğru? Birileriyle bir problemin varsa onlari muhatap alirsin. Bu olay bana Halepçe katliamini animsatti.
Resmi raporlara göre 60'a yakın aşirette 20 binin üzerinde silah vardı. İçişleri Bakanı M. Faik Öztrak, 7 Temmuz 1939 günü TBMM'de yaptığı konuşmada bugüne kadar 14 bin 539 silah toplandığını açıklar. 3. Ordu Müfettişi bölgeyle ilgili olarak verdiği bilgide ise ölü ve diri ele geçirilenlerin sayısının 7 bin 954 kişi olduğunu belirtir. Bunun içinde sürgüne gönderilenler de vardır. Askeri yetkililere göre ise öldürülenlerin sayısı 2 bin 500'dür. Başbakan İsmet İnönü’nün Meclis'te verdiği bilgiye göre 30 asker/bekçi şehit olur. 4 subay, 46 er yaralanır. İsyancılardan 265 kişi ölür, 20 yaralı, 849 kişi teslim olur. 4 bin 991 silah ele geçirilir. Yakılan yıkılan köy sayısı ise 60’tır. (Doğan Doğan, Dersim Olayı ve Dersim'in Türklüğü Üzerine, Uyum Yayınları, 2012, s.352.)
bir devlete ben seni tanımıyorum, sana vergi vermeyeceğim ve sana askerlik yapmayacağım demek , ben seni tanımıyorum demektir. İsmet paşa da gerekeni yapmıştır. Orada savaşan bu ülkenin askeri, sen ben mehmetçik, hiçbrimiz bilerek ve isteyerek ne bir kadını ne bir çocuğu öldürürüz. Biz Türk'üz arkadan da vurmayız, tarih tekerrürden ibarettir
Bence sorulması gereken soru, bu isyanı çıkaran, bu kadar insanı helak eden, devleti tanımadığını söyleyen, oradaki aşiretleri galeyana getiren şeref yoksunu kişi suçsuz mudur
Benim de şahsınıza bir sorum var, 30.000 insanın ölümünden sorumu olan Abdullah Öcalan neden asılmamıştır ve neden bizi vergilerimizle bu şahısa bakılmaktadır. Cevaplarsanız sevinirim.
İyide sende öyle cevaplar veriyorsun ki sanki ben tarafliymisim gibi davraniyorsun. Ben sadece anlamaya calisiyorum. Hepsi bu. Ayrica cok ustte sordugum soruyu gecistirdin cevap bile vermedin. Neyse gorus paylastiginiz icin tesekkurler.
Fotodaki sakallı kamil ve benzerlerinin lafıyla hareket etmemek lazım. 10 bin kişiyi ya da çocukları değil cumhuriyet düşmanı sahtekarlara gerekeni yapmış
@xdenizx898 Tunceli tarih boyu Kürt Alevilere ev sahipliği yaptı. Bu insanlar 100 yıl önce Kürt ya da Alevi olmadılar, asırlardır öyleler. Atatürk ise hem Kürtleri hem Alevileri katletti, iyi de etti
Çoğu Kürttü o zamanlar. Aleviler tek tük. Şu an çoğu Alevi. Devlete baş kaldırmak ayrı bir devlet kurmak istemek askere saldırmanın sonu yapacak bir şey yok. Sunni de olsa alevide olsa kürtte olsa almanda olsa isyanın sonu bu.