Kimse yanlis anlamasin ama, doktorun elinde hasta ölebilir yanlis bir mudahale yapabilir istemeyerek, ve kisi olebilir, ve buna ecel denir. E doktoru olduren de iki gun sonra pisman olacak ve cezasini cekecek, bu ecel degilmi? Adam cezasiz kalmiyacak ki, afedersiniz gtu yiyen hadi gitsin oldursun birini , adam oldurmenin cezasi yok diyecek olanlar hadi gtunuz yiyorsa oldurun birini de gorun neler oluyor, demek istedigim hepsi ecel, ama bu doktorlar cok fazla abartip sosyal medyada gundem yapiyorlar ,
Ecel kavramına yer veren dinlerde intihar etmek nasıl ki günah ve kişinin iradesine bağlı ise birini öldürmek de öyle günah ve iradeye bağlıdır. Yani bir tercihtir.
Doktorların tıbbi müdahale yaparken özen yükümlülükleri vardır. Hastadan alınan izinden, acil durumlarda inisiyatif almaya; tıbbi müdahalenin tüm gereklerine uymaya doğru gider. Buna aykırı davrananların cezai ve hukuki (tazminat) sorumluluğu doğuyor.
Söz konusu canlıysa hiçbir varlık hatasız değildir. Dünyada hekimlerden başka bu işi olabildiğince hatasız yapabilecek başka birileri var mı?
Hiç sağlık çalışanı bir yakınınız oldu mu? Tıp ya da onun gibi ağır başka bölüm okuyan bir yakınınız. Aynı evde yaşayan bir yakınınız yoksa kolay kolay anlayamazsınız. Abartı gelir.
Beyefendi yok ama ben kendimi onlarin yerine koyup oyle fikrimi soyluyorum, bu islerden anliyorsunuz belliki, ben bilmiyorum size sorim bu sekilde vefat eden doktor veya saglik calisaninin yakinlarina maddi ve manevi destek saglaniyor mu devlet veya bagli oldugu kurumlar tarafindan. Illaki bise yapiliyordur , sizin net bilginiz varsa ogrenmek istedim
Sayın Bladeruner, ben bir hukuk öğrencisiyim. Hukuki ve cezai sorumluluğunu hukuk derslerinden biliyorum. Ne kadar ağır şartlarda okunduğunu ve bu şartların meslek hayatında hafiflemediğini de kendimden, tıp okuyan kuzenimden 30 yıl önce hemşirelik mesleğini bırakan annemden, onun sağlıkçı arkadaşlarından ve doktor eşlerinden biliyorum. Pandemi zamanında yaptıkları fedakarlık herkesin malumu.
Özlük haklarını devletin yardım yapıp yapmadığını bilmem zira yardıma ihtiyaç duymayacak şekilde haklarının teslim edilmesi gerekir zaten. Ben kendim ve bu insanların günlük hayatta yaşadıkları buhranları biliyorum. Nitekim şu an maddi haklarıyla değil yaşam haklarıyla ilgiliyim.
Tamam cok guzel soyledin , peki anneden babadan yardim gormeden 15 yasinda calismaya, ezilmeye baslayip ilerleyen yaslarda bi fabrikada is kazasi gecirip ölen ve hic haber edilmeyen, ailesine maddi manevi hic destek saglanmayan , ustune ustluk isxinin kendi kabahati denilen onlarca bu sekilde ölen insanlarin haklari nerede? Doktor olan kisi , zaten anadan babadan geneli imkanli kisilerdi, bunlarin ailesinin imkani da yok, o insanlar hic zorluk cekmiyor mu saniyorsunsen? Hemsire zorluk cekiyor doktor zorluk cekiyor , ama ay sonu atm den ciddi paralar cekiyor, bizim mazlumlar aci cekiyor , mobbingler havada ucusuyor, hicbir sosyal haklari yok , nerede hukuk bana soyler misin? Nerede yasam hakki alt tabakadaki insanlarin , benim anlatmak istedigim bu , zaten doktoru polisi savcisi bunlar her turlu hakkini aliyor , ölümde hak , onuda herkes aliyor , farkli sekillerde , yoksa , yoksula hakkini veremedikten sonra bosuna hukuk okuyup biseyler olunuyor,
5 saat önce, bu soruda gizli üye bir kadın kullanıcının paylaştığı görüşe yorum yazdım. Ben bu ülkede iş kazasında hayatını kaybeden işçiler için de sesimi çıkarttım. Geçen sene iş kazalarından doğan tazminat haklarına dair seçmeli ders alıp AA ile verdim. Bugün gündem bu. Malesef…
Benim annem eski bir hemşireydi. Babam doktor değildi. Esnaftı. Hukuk okumadan önce fırında 10 saat ayakta tezgahtarlık da yaptım. Bir şirkette atölyelere mal götüren şoförlük görevini de…
Adalet dediğimiz şey herkesin eşit maaşlar alması değildir. Aynı şartlara sahip kimselerin hakkaniyete uygun şekilde haklardan yararlanmalarıdır. Bir doktor elbette yüksek maaş alacak. Hayatın, sağlığın, organlarının işlevini yürütmesi onlara bağlı. Sandığın gibi deve yüküyle de kazanmıyor geneli.
Tıp okuyan kuzenimin babası bir işçi annesi ev hanımıydı. Benim babam ben 3.5 yaşımdayken vefat etti. Ve ben kolay büyümedim. Boşuna da hukuk okumuyorum. İşçiler magazinlerin ilgisini çekmiyorsa bu benim sorunum değil. Haber niteliği taşımıyorsa bu benim sorunum değil. Ama yine de duyarlı davranabiliyorum. Siz ileride onlardan habersiz biz onların haklarını savunacağız büyüklerimiz savunuyor da. Boşuna hukuk okunuyormuş işyerinde taciz vakıasıyla ilgilendim ben. Kadınların ifadesini dosyalarken yaşadıkları sıkıntı içime işledi.
Bugün gündem bu. Ülkede başka sorunlarımızın olduğu sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunları ortadan kaldırmaz
Sana yuklemiyorum kardesim bosuna boyle seyler soylemene gerek yok , ikimiz oturmus sohbet ediyoruz. neyse ölumler bitmeyecek, sebepler de hep cesitli ama ayni olacak, kal saglicakla.
Sadece kendimi ifade etmiyorum, yıllardır iç içe olduğum, benimle benzer koşullardaki insanların da sesiyim. Burada kavga etmiyoruz evet ama tartışıyoruz. Yalnız tartışma dediğimiz şey toplumun doğruyu bulması için faydalı bir şeydir 🙂 seviyeyi koruduktan sonra hayatımızdan eksik etmememiz gerekir. Sen de kal sağlıcakla
Ben bir mühendis olarak doktor arkadaşların yaptıkları eylemleri doğru buluyorum hükümet her şeyde başarısız olduğu gibi sağlık sektöründe de başarısızlığına devam ettiğini bu yaşanan olaylarla kendini göstermiştir. Turkiye içindeki her sektör birer birer değerini kaybetti. Benim en büyük korkum sadece adalet değil ekonomik krizdir. Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir ister monarşi olsun ister teokratik ister cumhuriyet ister komünist sekilde yönetilsin ekonominin gücü karşısında ayakta kalamaz. Örnek Fransa Fransız ihtilali, Ruslar Bolsevik ihtilali, Çin komünizm devri ve Türkiye'ye gelicek olursak Türkiye'de bile Lale devrinden sonra Patrona Halil İsyanı olmuştur belki bir ihtilal değil ama padişahın kellesini götürmüştür. Yani sistem ne olursa olsun halkını bahanenelerle kandıramazsıniz hele ki 21. yuzyilda bu imkansız 10 milyon kişinin ayaklandigi bir ülkede ne hükümet kalır ne hükümdar bu yüzden halkın sorunlarına çözüm bulmaya çalışılmalı eğer ki sorun bulmak yerine dalga geçmeye devam edilirse Türkiye'de bir ihtilal görebilirsiniz. Evet dünya da bir ekonomik kriz var doğru ama Türkiye şu an bunu farklı bir boyutta hissettiyor benim en büyük korkum hiper enflasyonun Türkiye'de yaşanması bunu engelleyecek önlemler alınmıyor hükümeti sürekli eleştiriyoruz ki buna önlem alsın diye yoksa bu halk korkunç bir yoksulluk yasiycak bir ekmek almak için 4 el araba dolusu parayla markete gidebilirsiniz, bunu yaşayan ülkeler var.1923 Almanyası Versay antlaşmasının etkileri yüzünden. Biz savaşta olmadığımız halde korkunç bir enflasyon krizi yaşıyoruz ve ekonomiyi yönetenler çözüm üretmeye çalışmaktansa hala hayal satmaya devam ediyor dostlarım bu ülkede elin almanı elin Fransızi yaşamayacak siz yasiycaksiniz smdi oturup dusunmezseniz sonra zaten düşünsenize bir şey ifade etmiyecek.
Tartışmaya oldukça katkı sağlayıcı bi görüş olmuş. Elinize sağlık.
Ekonomik tehlikelere ilişkin yazdıklarınıza büyük ölçüde katılıyorum.
Benim düşünceme göre ülkede büyük bir ekonomik sorun olmasına karşın daha büyük sorun hukukta ve demokraside yaşananlardır.
Bugün toplumun bir kesimi kendisini güvende hissetmiyor. Adalet siyasi baskılarla tek taraflı işletilmeye çalışılıyor. Ülkenin Cumhurbaşkanı anayasa mahkemesi kararlarına muhalefet ediyor. AYM kararına uymakla yükümlü olan 1. derece mahkemenin uymama kararını destekliyor. Osman Kavala hukuka aykırı olarak yapılan telefon dinleme ile ve bu belgenin delil içermemesine rağmen hapis cezasına mahkum ediliyor. Mahkemede oy kullanan hakimlerden biri eski AKP milletvekili adayı. Ret oyu veren ise Anadolu’nun bir şehrine sürülüyor.
Bir hükümet düşünün ki gerçek ekonomik verileri halkından gizliyor, halkın televizyonunu kendi propaganda aracına çeviriyor, RTÜK marifetiyle muhalif kanallara ceza yağdırıp daha ağır hareketleri (*, akit tvde laiklere yapılan hakaret) cezasız bırakıyor. Bir CB düşünün ki camilere işendi yalanını sürdüyor, yalanı ortaya çıkaran cami imamı görev yerinden sürülüyor. Bir grup düşünün ki kendi hayat tarzlarını koca bir millete dayatıyor. Hepsi tarih sayfalarından tanıdık geliyor.
O tarih sayfalarının devamı herkesin malumu işte ben bundan korkuyorum
Katılıyorum. Bunları gerçekleştirlenler insan değiller. Bireysel silahlanmanın önü açıldı herkes silah taşır oldu. Bireysel silahlanma önlenmeli herkese satışı yapılmamalı. Bu ülkede sağlıkçılara önce el uzattılar sonra yetmedi onları öldürmeyede başladılar. Hergün çok sayıda cinayet haberi var bu ülkede kapsamlı ve koruyucu bir sağlık yasası çıkarılmadıktan sonra bunların önüne geçilemez.
Yasalarımızın şiddeti önlemeye elverişli olduğunu düşünüyorum. Zira sağlık çalışanlarına şiddete karşı yakın zamanda yeni düzenlemeler de getirilmişti. Ne var ki sıkıntılar uygulamada çıkıyor.
Bir vakıa doğumundan itibaren kolluk ve mahkemenin görev alanına giriyor. Zincirlerden birinde usulsüzlük yapılırsa adalet yanlış tecelli ediyor.
Mesela meşru savunma, haksız tahrik, suçun maddi unsurlarında hata, mağdurun rızası gibi cezayı azaltan ya da kaldıran hallerin varlığını, şartlarının oluşup oluşmadığını hakim takdir eder. En son Pınar Gültekin davasında sanığın cezasında indirim yapılması, hakimin haksız tahriğin varlığını kabul etmesiyle ilgiliydi. Başka cinsel saldırı vakıalarında ilgilinin rızası dendiğini gördük vs.
Haberlerden öğrendiğim kadarıyla silah kullanmak, doktoru öldüren güvenlik görevlisinin yetki ve görevi kapsamındaymış. Bu durumda failin; düzenli aralıklarla eğitime tabi tutulması ve ruh sağlığının kontrolden geçirilmesi dışında pek bir önlem göremiyorum.
Buna o kadar katılıyorum ki... Kendim de bit eğitimci olarak böyle bir öfkeye nedensiz bir şekilde kurban gitmeye Allah'a sığınıyorum. Ülke nereye gidiyor, ne oluyor, anlaşılır gibi değil.
Sonunda işin ucu kendisine dokunmadan da empati yapabilen biri çok şükür 👏 Sessiz kalınması ve caydırıcı cezalar verilmemesi durumunda şiddetin hekimlik mesleği ile sınırlı kalmayacağı çok aşikar. Umarım gereken yapılır.
Bende esenyurtta ikamet ediyorum 10 kusur ruhsatsız vergi levhasız işyerini ihbar ettim cimere ruhsat il müdürlüğünden aradığını söyleyen birisi adımla hitap etti yaninda birileri vardı konuşma sesi geliyordu görüşmeye çağırdı ben gelemem dedim şu an mahallede benim adımda birini arıyorlar
boş yorumlar, halkla bu kadar içli dışlı mesleklerin tamamı şiddet görüyor taksiciler, lokantacılar vsvs halkın şiddet sorunu var her alanda. türkiyede eğitimli kesim ahlaksız genelde abdde durum tam tersi. ahlaksızdan kastım etik değerleri olmayan, egoist ve üstten bakan, zarar verici insan tipi
Aynen katılıyorum hem suçlu hem güçlüler Bende esenyurtta ikamet ediyorum 10 kusur ruhsatsız vergi levhasız işyerini ihbar ettim cimere ruhsat il müdürlüğünden aradığını söyleyen birisi adımla hitap etti yaninda birileri vardı konuşma sesi geliyordu görüşmeye çağırdı ben gelemem dedim şu an mahallede benim adımda birini arıyorlar
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Peki bu provakatör firsatcilara soruyorum, simdi iki kisinin arsindaki husumet yüzünden islenen bir cinayet var ortada, Doktoru doktor oldugu icin degil husumet oldugu icin öldürüyor ve kendiside intihar ediyor. Bu paylasimlari yapanlarin peki bu olaydaki gercek amaclari ne?
Doktoru vuran kisi intihar etti, doktor annesini 1 ay önce yanlis anjiyo yapiyor, annesi ölüyor, sonra doktor denilene göre hakaret ediyor, assagiliyor, adam cileden cikmis, hem kendisini hem doktoru öldürüyor.
Yani sokakta bir insan öldürülürse normal doktor öldürülürse normal degil mi? Cinayetleri bu kisilerin dünyada ortadan kaldirmak icin kesin cözüm önerileri var mı ? Yok, ancak milleti gaza getirsinler
0
33 Yorumla
Cevap sahibi
+1 yıl
Profesör olmus odunun paylasimina bakin, elin Gavuru ilim bilim, bizim Profesörlerimizde kendi bokunu yer.
Yüksek tıbbi bilgilerinle yanlış anjiyo tanısını nasıl koydun hemen? İki kişi arasındaki husumet mi denir buna. Yaratık annesinin ölümü için birini suçlamış çünkü adı üstünde yaratık. Ki kendisini öldürmediğini söyleyen haberler de var. Millet mümkünse gaza gelsin koyun olmaktan bir sıkılmadınız.
Türkçe yazmayı öğren önce. Yanlış karar veren hakimi öldürecek misin? Ya da yanlış tutuklama yapan polisi? Sana değil akıl verecek günah bile yok bende.
@Abysse yine mantiksiz sacma konuyla alakasiz bir satasma cevap veriyorsun, soruma cevap ver? Iki insan arasindaki olusan husumetin doktorlukla meslekle ne alakasi var? O sahis doktoru doktor oldugu icinmi öldürmüs, avukati avukat oldugu icin mi?
Bir kişinin intihar etmesi işlediği suçu hafifletmez. İntihar etmek bile hukukumuzda kişiye tanınan bir hak değilken kimse kimsenin yaşam hakkını kendi iradesine göre elinden alamaz.
Arada husumet var, yanlış anjiyo diyorsun. Anjiyonun başarılı yapıldığına dair tanık beyanları ve haber içerikleri var. Varsayalım ki anjiyo başarısızdı, bu cinayetin kamu görevi nedeniyle işlendiği gerçeğini değiştirmez. Bir başka konu hiçbir hakaret (o da varsa) cinayeti haklı göstermez. Hakaretten önce haksız bir tahrik varsa bu hakareti haklı gösterir (TCK m.125 ve devamı).
Fail, cinayeti planlıyor, silahla yaklaşık 12 mermi boşaltıyor, görevi nedeniyle kamu görevlisini öldürüyor. Bunların 3ü de nitelikli kasten öldürmeye giriyor. Yani ağırlaştırılmış müebbet için yeterli. Böyle bir durumun karşısında cezası birkaç yılı bile bulmayan bir hakaret iddiasını ileri sürüyorsun.
Ortada bir haksızlık varsa, yanlış anjiyo varsa bile hakkın aranacağı başka imkanlar var. İnsan öldürmeyin diye boşuna debelenmiyor insanlar. İşte cahillik böyle bir şey, başka imkanlar varken ölçüsüz bir şekilde kişinin yaşam hakkına saldırmak…
Biraz sen uzun uzun hukuk dersi vermeyi, okuamya dahi gerek görmedim, vereceksen mantikli bir sekilde yorumlarima cevap ver, iki kisinin arasindaki husumetten dolayi islenmis bir cinayet bu, bu olay DOKTORLUK meslegine saldiri degil, kisinin sahsi prolemi. Eger cinayetlerin önlenmesinde bir fikriniz varsa, formülünüz varsa onu anlatin tartisalim. Ne cinayeti, ne cinayeti isleyeni, ne cinayete kurban giden insani tartisiyorum. Hosuma gitmeyen , bu olayin carpitilarak siyasi bir hatadan kaynaklanan bir olaymis gibi insanlarin GAZA getirilmesi.
Ayrica hukuk okuyorum diyorsun, kacinci sinfisin bilmiyorum, eger derslerine iyi calistiysan, ilerde avukat olunca böyle bir olayda, cinayet isleyen kisileride savunacaksin, tacavüzcüleride, sen simdiden olaya sahsi ve siyasi bakarsan , ilerde cok yanlis meslek secmis olacaksin.
Okumaya dahi gerek görmemen, fikrine fanatikçe bağlı olduğunu ele veriyor. Keşke biraz cesaretli olsaydınız da profilinizi saklamadan görüş yazsaydınız.
Husumet ile “görevi nedeniyle” kavramları birbirinden kopuk, biri varsa diğeri olmaz nitelikte değildir ki zaten.
İktidara yakın haber kaynakları bile failin, annesinin ölümünden doktoru sorumlu tuttuğu için cinayeti işlediğini yazıyor. Donelerinden biri çürüdü.
Ülkenin Cumhurbaşkanı “giderlerse gitsinler” gibi sözler söylerse kusura bakma bu cinayetler azalmaz. Caniler kabul gördüklerini bile hissedebilir. Yıllarca elitistler diyerek ülkenin okumuş kesimi hedef gösterildi. Tarikat gruplarında aşılar, tıbbi müdahaleler kötülendi. Fen lisesi açacağımıza onun bilmem kaç katı imam hatip liseleri açıldı. Geldiğimiz ekonomik durum bile bilimle inatlaşmamın ürünüdür. Önce cahilliğe prim vermeyi bırakmalıyız. Sonra kanunları hakkıyla uygulamalıyız. Bunun için iktidarın mülakatla kendi hakim savcı polis adaylarını değil hakkıyla hakedeni adaletli ve şaibeden uzak bir sistemle göreve almalı.
ayrica bugün olayi siyasi propagandaya ceviren saglikcilar, siyasi provakatröler eger amacalri sorun cözmekse tek tarafli degil, iki tarafli cözümle rüretsinler, grev protestolarla kimi kime siyaet ediyorlar, önce kendileride biraz hatalrini düzeltsinler www.sikayetvar.com/.../izmir-il-saglik-mudurlugu-aile-doktorunun-tavirlari
Herkesin savunulma hakkı vardır. Bir kimse işlediği suçtan daha ağır bir suçla yargılanıyorsa savunulmaya hakkı vardır. Bir kimse suçlu olsa dahi işlediğinden daha ağır bir ceza almamalı. Kasten planlayarak canavarca hisle insan öldüren kimseyle taksirle insan öldüren bir kimse aynı cezayı almamalı. Açıklayıcı olmuştur umarım
Sayın arkadaş, grev ve gösteri yapmak anayasal bir haktır. Siyasi görüş paylaşmak da. İnsanların haklarını kullanması zorunuza gidiyor, istiyorsunuz ki herkes koyun gibi yaşasın. Ana akım medyanın haber ve yazarlarından hasa gelen sizsiniz gelmiş burada polisin uyguladığı orantısız şiddete değinmiyor sağlıkçılara ve onlara ses olmaya çalışıyorsunuz. Gizlemeyin kendinizi de trol olmadığınız kanıtlansın
Sacmaliyorsunuz seninde okudugun hukuk zanedersem cakma bur hukuk okulu, kendin hayal dünyasinda yasiyorsun. Bir kere grev nasil yapilir önce onu ögren, ayrica TÜRK ASKERI SEHIT olunca POLISIMIZ TERÖRISTLER TARAFINDAN SEHIT edilince Askerler, Polisler, Ögretmenler isi birakmiyor isine devam ediyor. KImseye siddeti tasvip etmiyorum, fakat bir akli dengesi, ruh sagligi bozuk bir insanin yanlisini SIYASI MALZEMEM yapip masum insanlara ÖDETEMEZSINIZ
Saçmalayan sensin. Türkiye’nin en iyi hukuk fakültelerinden birinde okuyorum. Bu okul devlet üniversitesi ve İstanbul’da. Narsistliğiniz, her şeyin en iyisini ben bilirim havanız, insan ve kurumlara haksız yere bok atmanıza da sebep oluyor. Ben hakarete başlamadım ama siz seviyeyi indirdiniz. Buraya yanlış bir şey yazmamama rağmen altta kalmamak adına hepsine bir kulp bir kılıf taktınız. Siz bu tartışma taktiklerini ancak cahillere yedirirsiniz ama ben yemem. Ne yazsam size boş.
Neredeyse yarım gün cevap vermediniz ben de bir şeyler düşünüyor sandım. Yaza yaza bunları mı yazdınız? Yine hamaset, somut herhangi bir bilgi yok. Hukuk okumayıp bir de okulumun aldığım eğitimin kalitesine laf ediyorsunuz. Siz ne biliyorsunuz ki? Cehalet böyle işte
Senin gibi issiz gücsüz bos bos KS da 24 saat cakma avukatlik yapacak zamanim yok. Yazdiklarimi anlayacak kapasiten dahi yok, cinayeti sadece siyasi polemige cevirmek isteyen bir kitle var, snede buna dahilsin, ölen Doktor aslinda umurunuzda dahi degil. Hadi bos yapma, cakma avukatlik dersine devam et sen, nasil olsa inanan canımsın dolu Ülke
Senin yazacak bilgin yok aslında. Altta kalmamış gözükmek gibi için bana çamur atmadan zamanım yok demeden başka bu tartışmadan kurtulma imkanın yok. Okuduğum okulla ilgili bir bilgin yok, ceza hukukuyla alakalı elde tutulacak bir bilgin yok, yazdıklarımı okuyup anlayacak bir bilgin yok keza okumadığını da yazmıştın. Şuraya yazdıklarımı çarpıtmaktan ve beni aşağılamaktan başka bir şey yapmadın. Saçma donelerini çürüttüm. Benim annem eski hemşire, aile yakınlarımızda doktor ve hemşireler var. Kuzenim tıp son sınıf öğrencisi ben hukuk öğrencisiyim farkındaysan soru avukat cinayetini de kapsıyor. Yani doktor da umrumda avukat da. Kadın cinayetleri de umrumda, iş kazalarında zarar gören işçiler de… kesilen ağaçlar da umrumda, maden faciasında yaşamını yitiren madenciler de… Rusya’nın vurduğu şehitlerimiz de umrumda, başka terör örgütlerinin vurduğu da, orman yangınlarında kredi vaadi verilen mağdurlarımız da umrumda, o yangında Somali’ye hibe ettiğimiz 30 milyon dolar da… sen önce benim gibi milletine ülkene duyarlı ol da hakkı hakkaniyeti gözet de öyle gel bana çamur at. Doktorla avukatın katledildiği günlerde doktorla avukatı konuşacağım elbette. Hadi kardeşim sokak röportajlarında konuş sen
Okumuyorum cok uzun sacmaliyorsun, kisa yaz dogru yaz. öz yaz ve vereceksen sadece fikrilerime sapitmadan dogru cevap ver. Kimseye siddeti tasvip etmiyorum, fakat bir akli dengesi, ruh sagligi bozuk bir insanin yanlisini SIYASI MALZEME yapip masum insanlara ÖDETEMEZSINIZ, OLAY BITTI. Ziktigiminin grevinin intihar etmis ölmüs gitmis öldüren kisiye nasil etkisini bekliyorsunuz? Vereceksen MANTIKLI cevap ver, birak sen avukatim, suyum buyum havalarini, baskalarina yutttur sen kaldirim avukatligini.
Yazdıklarına cevap veriyorum zaten :d sen hala cevap yok diye zırvalıyorsun. Husumet dedin cevap verdim, intihar dedin cevap verdim, gösteri yapıyorlar dedin cevap verdim, polis şehit diyip duyar kastın cevap verdim, doktor umurunda değil dedin cevap verdim. Sıkışınca böyle oluyor demek ki. Üstelik harf değiştirip küfür yazdın. Sinirlenme söz söylemekten aciz olduğun anlaşılıyor. Çaresiz insanlar şiddete ve küfre başvurur. Al bi cevap daha vereyim. Grev ölmüş insanların geri gelmesine, ölmüş failin ceza almasına yaramaz ancak ölmüş mağduru, ailesini, yoldaşlarını onurlandırır; bir daha böyle cinayetlerin işlenmesini azaltabilir, politikacıların bununla ilgili kampanya yapmalarını sağlayabilir, şiddete meyili olanlar toplum tarafından kabul görmediğini anlayabilir. Sen bunları anlayabilir misin? Hem anayasal hem uluslararası antlaşmalarca korunan bir hak olan greve karşı ideoloji savunuyorsun. Ne tarafta gözüktüğünün farkında mısın? Burada sıkışınca hakarete küfüre aşağılamaya başvuran senin gibilerin zihniyetini, yüz yüze olduğunda şiddete başvuranlara eleştiriyoruz biz. Sen tabi benim yazdıklarımı okumazsın okumadan da içeriğiyle alakalı sallıyorsun ama. Bilmediği şey hakkında fikir sahibi olana cahil denir. Ben senin yazdıklarını korkmadan okuyorum. Sen okumasan da sanırım artık buraya gelip okuyan olursa kimin ne olduğu anlaşılır. Senin aklın hırsına kitlenmiş
Uzun uzun yazma vaktim yok okumuyorum, cok konusan insan bostur, boslugunu doldurmak icin cok konusur. Senin amacin siyasi, doktor degil, yazdiklarini okumadan tahmin ediyorum zaten, bos yaziyorsun..
Avukatlik okuyacak zekan yok, bir kere mantikli düsünemiyorsun, burada millete avukatlik okuyorum falan diye ilgi görmek icin FAKE kisilikle geziyorsun. Seni suandaki bilgimle dahi HUKUK Bilgisi ile gömerim. Zamanini burada bos bos harcama git bir meslek yap, okulda gercekten oku ÜLKEYE bir faydan olsun, aylak FAKE Avukatlik karin doyurmuyor.
Ayrıca siyasi olsa noolacak senin liderin her fırsatta okumuş kesime, elitizme, sözlü saldırıda bulunmuyor mu? Giderlerse gitsinler demiyor mu? Bu ülkede siyaset meydanlarında cahilliğe sempati kazandırılıyorsa, bu konular siyasete oy verdiğin siyasetçilerce malzeme yapılıyorsa bizim siyaset yapmamızda hiçbir beis yoktur
Salla canım salla hesabım herkese açık hukukla alakalı yazdıklarım da. Sen beni bilginle dövemezsin hele hukuk bilginle hiç dövemezsin. Hadi bi deneme yapalım haksız fiilin şartları nedir?
Bak masken düstü, amac doktor cinayeti falan degil olaylari carpitip siyasete cevirmek, Türkiye'de KAOS ortami yaratmak. Zeka özürlü olsa anlar, sahsi bir cinayetin sorumlusu öldü, GREV yapan Doktorlar o sahsi protesto gitsin mezarinda etsinler.
Özellikle prof. Beyin sözleri çok doğru ama içimize bizden olmayan kişiler de çoğunluk. Yani önce bunları temizlemeli sonra da adaleti işler hale getirmeliyiz ama bu bir hayal bile değil...
Ben bir hukukçuyum. İleride başıma gelmesini istemediğim bir olay için şimdiden suskun kalmamayı tercih ediyorum. Kültürlü gözükmek gibi bir ihtiyacım olmadı. Ben sizin içerik hakkındaki görüşünüzü merak ediyorum.
Senin için söylemek istemedim kusura bakma. Bu ülkede hergün binlerce kişi ölüyor. Avukat, doktor, manav, berber, imam hiçbirinin diğerinden bir farkı yok demek istedim. Bitirdiğimiz okullar ancak isimlerimizin başına ünvan olarak eklenir. Kişilik, karakter farklı şeylerdir. Bende onlar gibi düşünüyorum ülkenin durumu hiç iyi değil ancak işsiz ölse sorun yok doktor öldü auv auv demenin manasını anlamıyorum. Çünkü yazılan yazı o anlama geliyor
Binlerce kişi ölüyor evet. Peki kaçı işini yaparken cahil cühela tarafınsan katlediliyor? Peki yüzde kaçı mesleği başında ÖLDÜRÜLÜYOR? Kaç tanesi SEN KURTARAMADIN, SEN BAŞARAMADIN gibi cehalet kokan yorumlarla şiddete uğruyor, dahası ÖLDÜRÜLÜYOR? Kaç tane işini yaparken şiddete uğrayan meslek duydunuz? Ya da ÖLDÜRÜLEN? Kabul edin doktora yönelik kasıtlı bir nefret ve kin var. Kimse kimseden üstün görünme derdinde değil, herkes gibi insan kıymeti görelim yeter, şiddete uğramayalım, ÖLDÜRÜLMEYELİM YETER !
Mesela trafiğin sıkışıklığı şoförün elinde değildir. Trafik sıkışık olduğu için gideceği yere geç giden birinin aslında şoförün hiç elinde olmamasona ve şoför elinden geleni yapmış olmasına rağmen senin yüzünden geç kaldık diye şoförün dövülmesi, ÖLDÜRÜLMESİ bu hekime şiddet olayından farksızdır. Ayrıca benim gözümde insanın insandan üstünlüğü yoktur, en azılı suçluyu öldürmek de profu öldürmek de eşit derecede canicedir. Beni anlamadınız ya da yanlış anladınız sanırım. Bu kadar şiddete uğrayan başka bir meslek grubu daha yok diyorum iş başındayken, hekimlere kasıt var diyorum. Çok farklı frekanslardayız. Ayrıca ortada kaybolmuş bir hayat varken "duyar kasma peşinde hepsi anladık en kültürlü sizsiniz" gibi bir yorum yapmak cahilce olduğu kadar vicdansızca da.
@HaldenMüşteki aynı pencereden bakıyoruz ancak siz görev kutsaldır mantığıyla yaklaşıyorsunuz olaya. Bende alakası yok cinayet cinayettir diyorum. Senin gibi düşünürsek asker polis sizden daha çok tehlikeli işler yapıyor. Konunun özü asker veya doktor olması değil. Paylaşımda yazılan yazı cahiller okunuşları öldürüyor üzerine yazılmıştır ve tamamen PR yapmak amacındadır.
Olayı farklı yerlere çekmeye çalışanlar her konuda maaleaef ki olabiliyorlar ancak oradaki bir azınlığın yazdığını alıp gelip burada şu yorumu yapmak sizce de biraz acımasızca olmuyor mu? Vermiş olduğum azılı suçlu prof kısmından benim de olaya cinayet cinayettir nazarından baktığım anlaşılabiliyordur. Keşke yazarken "belirli bir kısım" diye belirmiş olsaydınız. Komple bu olaya böyle bir yorum gerçekten fazla acımasız.
Olaya meslek açısından yaklaşmamız da şu yüzden, bu ülkede hekime şiddet olaylarının çeyreği kadar başka bir meslek grubuna sistematik bir şiddet olayı olmadı, hekime bir kasıt var. Bu da daha baştan, baştaki zattan kaynaklanan itibarsızlaştırmanın neticesi ne yazık ki.
Estağfurullah, benim yazdıklarımdan da kırmış, yanlış anlaşılmış ifade varsa siz de kusura bakmayın. Sitemim size değil, bunu körükleyen ve önlem almayan sisteme.
@HaldenMüşteki haklısın. Bu olayları önleyebilmek için maalesef ki Sağlıkta şiddet yasasının kapsamı daha da genişletilmeli. Keşke toplumsal bilinçlenme ile çözebilsek ancak pek mümkün görünmüyor.
Seviyeyi koruduktan sonra tartışmak toplum için faydalı bir şeydir. Ben de yazışmalarınıza istinaden ekleme yapabilirim.
Sağlık mensubu ile avukatı öldürmenin bir farkı şuradadır. Bu kişiler kamu görevlisi sayılmaktadır. Görevleri nedeniyle öldürülmeleri kasten öldürmenin cezayı ağırlaştıran nitelikli halini teşkil eder (TCK m.82/1-g). Bu olayların daha fazla cezaya layık görülmesinin bir sebebi, kamu görevlerini usulünce yapmak için caydırıcı etkiye sahip olması ve kamu görevlerinin yerine getirilememesinin mağduru sadece muhatap kişi olmayıp aynı zamanda toplum da olması. Kamu görevleri yalnızca bu mesleklerden oluşmuyor elbette.
Ancak paylaştığım tweetlerde ben bir haklılık payı görüyorum. Bu kanıya toplumun içinde yaşadıklarımdan, gördüklerimden varıyorum. Yanlış anlaşılmasın kişisel sosyal medya hesaplarımdan birçok kadına şiddet olayını protesto ettim. Ama cinayeti protesto etmek yerine ilk sözü “o da etek giymeseymiş, o saatte orada ne işi varmış” olanları da duydum. Bunun gibi “giderlerse gitsinler” minvalinde sözler hiç şüphesiz bu cinayetlerin azalmasına katlı sağlamaz bilakis cani potansiyeli bulunan kimseler kabul gördüklerini bile hissedebilir.
Sorduğum soru herkesin yaşam tecrübesine göre oldukça subjektif bir konudur. O nedenledir ki katılıp katılmamanın son derece normal olduğunu varsayarak ve içerikle ilgili yorum yazanlara müdahale etmeyi düşünmeyerek böyle bir anket düzenledim.
Söz konusu yaşam hakkıysa, başka birçok hak gibi herkes ırk, renk, cinsiyet, unvan gözetilmeksizin bu hakka sahiptir. Ancak bazı potansiyel mağdurlar kanunlar marifetiyle daha özel korumaya sahip olabiliyorlar. Mesela kadın, çocuk, kendisini savunamayacak durumda olan, aralarında alt soy - üst soy ilişkisi olanlar, bazı meslek mensupları vs.
Bir taksici ile doktor yaşam hakkına sahip olmakta elbette eşit şartları haizdir. O da insan olarak doğmaktır. Ancak bazı kişilerin hakkının ihlali toplum için daha büyük mağduriyetler yaratmaktadır.
bir delinin yaptıklarıyla olayı bu kadar ileriye taşımak saçmalık toplumda hala çoğunluk hem de yüksek oranda aklı selim sahibi insanlar 1 kaç deliye bakarak bu yorumlar çok saçma tabi ki
Aynen tabi ki, bireysel ile birlikte toplum ahlakı diye de bir şey kalmamış!
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(36-45)
+1 yıl
Bu ülkeyi bu hale kimin getirdiğini herkes biliyor ve görüyor. Söylenecek fazla söz yok. Tez zamanda güneşli günler görmek dileğiyle..
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Son yıllarda egitimlilere monser vs derlerse cahillik kutsanirsa cahil geri kafalılar kendini bir halt sanirrr
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
+1 yıl
Evet katilıyorum söyleyecek çok şey var ama söyleyemiyoruz
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(18-24)
+1 yıl
Avukat olunca ne oluyo sıradan vasıfsız işçi olsaydı boyle ses çıkarır mıydınız acaba. İki yuzlulugunuz ve adamına göre muameleleriniz oldukca cok gelir boyle haberler.
Sayın gizli üye hemcinslerinize karşı işlenen suçlarda, emin olun daha çok ses çıkartıp paylaşımda bulundum. Hiçbirinin de mesleğine dinine bakmadım. İstanbul havalimanı inşaatında yaşamını yitiren işçiler için de ses çıkarttım. Bilmiyorum siz duyarlı davrandınız mı o konuda.
Yukarıda bir görüşe yorum yazdım özet geçeyim. Avukat bir kamu görevlisidir. Görevi nedeniyle ona karşı işlenen suçun mağduru yalnızca o olmuyor toplum da oluyor. Bu ve başka nedenlerle olacaktır ki kamu görevlilerine karşı işlenen suçlar daha ağır cezalara tabi tutulmuştur.
Öte yandan avukat bir hak arama mücadelesindeyken bu saldırıya uğruyor. Bunun başka hak arayanlar için az ya da çok caydırıcı nitelik taşıdığı tartışılmaz.
Henüz bir avukat olmamama rağmen (öğrenciyim) yöneticisi olduğum bir yapıdan haksız kazanç sağlamak isteyen biri tarafından tehdite maruz kaldım. İlla yaralama olmasına gerek yok bu bile tek başına suçtur. Bana destek olan kadın bir avukat büyüğüm “meslek hayatında daha göreceksin” diyor. Bu sorun ve ihtimallerin varlığında gelecek hayali kuruyoruz. Anlayabiliyor musunuz? Bir işçi görevi nedeniyle tehdite saldırıya maruz kalmaz ama hak arayan bizler kalabiliriz. Bu tepki hukuka yönelik şiddete karşı bir tepkidir.