Dünyanın Kabusu: Covid-19
Neler doğru, neler yanlış?

Çin'de başlayan bu virüs salgını bütün dünyayı vurdu. Bütün dünyada ekonomiler, üretim, hizmet sektörleri durdu veya durma noktasına geldi. Çünkü dünyada son 30 yılda üretimin tek merkezi Çin olarak şekillenmişti. Ve doğal olarak da bu salgının geçip dünyanın normalizasyon sürecine gittikten sonra da yıllarca devam edecek derin ve ağır etkileri olacak. Muhtemelen dünya ekonomileri üretim üssü konusunda Çin'e bağımlılıktan kurtulacak alternatif üretim üsleri düşüneceklerdir. Bunların içinde 1. sırada Hindistan'ı görüyorum. Ucuz ve bol iş gücü ile ilk seçenek orasıdır. Ama Dünya haritasına Almanya'nın doğu sınırından ve Çin'in batı sınırından yukarıdan aşağıya iki çizgi çizerseniz bu aralıkta teknolojisi ve üretim gücü olan tek ülkenin de Türkiye olduğunu göreceksiniz. Yani bu krizi normalizasyon sürecinde bir fırsata dönüştürmek de mümkün olabilir tabi ekonominin doğru yönetilmesi ve dış sermayeyi, yatırımcıyı çekecek doğru adımlar atılıp doğru teşvikler sağlanabilirse.
30 büyükşehir ve Zonguldak'a giriş çıkışlar kapatıldı

Önceki gün sayın sağlık bakanı medya aydınlatma toplantısı yaparken konuşmayı erken kesmek zorunda kaldı. Çünkü sayın Erdoğan açıklama yapacaktı. Gördüğüm o ki, sayın Erdoğan'ın yapacağı açıklamadan da saatinden de içeriğinden de sayın sağlık bakanının haberi yoktu. Çünkü konuşması esnasında haber verildi kendisine saat 20'de sayın Erdoğan konuşma yapacak denildi. Yüzündeki şaşkınlığı görmeyen de yoktur. Sayın Erdoğan ne açıkladı? 31 şehir tecrit edildi. Tabi bu arada zorunlu olarak tecrit edilen 5 şehir var. Karaman, Yalova, Kilis, Osmaniye ve Adıyaman illeri çevresindeki bütün iller kapatıldığı için şehir dışına çıkması serbest ama yasak gibi ilginç bir duruma düştü. Mantıklı bir uygulama olmakla beraber 30 büyük şehir için tecrit kararı alınıyorsa, bu bir zorunluluksa diğer 50 ildeki insanlar için vaziyet ferah feza mı? Madem tecrit bir önlem olarak düşünülmüş, (ki doğrudur) bütün şehirlere giriş çıkışlar kapatılsın. Tam bir tecrit sağlansın.
PTT vasıtasıyla yayılan virüs

Vatandaşa maddi destek maksadıyla PTT şubelerinden 1000'er lira para dağıtılıyor. Güya virüsün yayılmasını önlemeye çalışıyoruz, binlerce insan PTT şubelerinde üst üste para kuyruğunda. O esnada kaç kişide bulunan virüs kaç yüz veya kaç bin kişiye taşındı bunu ne düşünen, ne soran oldu. Bu insanların ya maaş hesabı var, ya kredi kartı hesabı var. İlla ki bir banka bağlantısı var. Devleti yönetenler bunu düşünmek zorunda değil belki ama uygulama aşamasındaki bürokratlar bunu düşünmek ve ona göre uygulama yöntemi belirlemekle yükümlüdür. Ama virüste yeni bir patlama dalgası maalesef bu 1000 liralar sayesinde gelecek gibi görünüyor.
Vahamet ve garabet dolu tedbirler

Salgınla mücadele için açıklanan ilk önlemler paketinde neler vardı? Konut kredilerinde kredilendirme oranı %80'den %90'a çıkarıldı. İç hat uçak biletlerinde KDV %18'den %1'e indirildi. Bu açıklamayı yapan sayın Erdoğan kendi ekibince rezil edilmiş olmadı mı? Virüsten bunlar mı koruyacak diye. 65 yaş üstü vatandaşların evlerine maske ve kolonya dağıtılacak dedi sayın Erdoğan. Üstelik neden 65 yaş üstü vatandaş ayrımı yapılıyor? Bu zaruriyse sosyal devlet anlatışına göre herkese dağıtılması gerekirdi. Çok şükür ki şu ana kadar bir tane bile kolonya ve maske dağıtımına şahit olamadık. EPDK'dan yapılan açıklamayla vatandaşa 3 ay süreyle elektrik ve doğalgaz sayacı okunmayacak ama, geçmiş dönemler referans alınarak fatura gönderilecekmiş. Sosyal devlet, sosyal adalet böyle mi olur? Madem ekonomimiz çok güçlü madem Almanya, Amariga bizden korkuyor, 3 ay bu bedelleri vatandaştan tahsil etmesinler de vatandaş da devletinin ekonomik gücüne güvensin. Mesela benim evimde ön ödemeli sayaç vardı, aralık ayında faturalı sayaca dönüştürüldü. Benim doğalgaz faturam neye göre çıkarılacak? Tabi bu arada biz bize yeteriz diye yardım kapmanyası yapılıyor. Hani çok güçlü ekonomimiz vardı? Böyle bir önlem ancak devletin maddi kaynakları tükendiğinde masaya getirilmesi gereken bir konudur. Bir yandan İspanya' İtalya, Ukrayna, Cibuti, Afganistan gibi ülkelere bizim vergilerimizle yardım gönderilirken bir yandan da Biz bize yeteriz.
Yeni uygulama, evlere maske servisi

Sayın Erdoğan Market, pazar vs kalabalık yerlere maskesiz çıkmanın para cezasıyla cezalandırılacağını söyledi. Tabi bu arada internetten maalesef normal fiyatı 10-15 kuruş olan maskelerin vatandaşa 3 lirayla 15 lira arasında fiyatlara satanlara ilişkin bir yaptırımdan bahsetmedi. Şimdi E-PTT AVM üzerinden 20-65 yaş arası vatandaşa haftada 5 adet maske ücretsiz gönderilecekmiş. Bunun kargo ile taşıma bedeli ne kadar? 3-4 TL. Maskenin tanesi kaç para? Devletin alış fiyatı 11-14 kuruş arası. Hadi 15 kuruş diyelim, kişi başı haftalık 5 maske 75 kuruş. Karı kocaya gönderilecek toplam 10 adet eder 1,5 TL. 1,5 TL'lik yardım için 4 tl masraf hangi aklı evvelin işidir? Üstelik neden haftalık 5 adet? Her gün için 1 adet deseniz kişi başı 7 adet yapar, aynı evde 65 yaş üstü annesi babası olanlar ve 20 yaş altı çocukları olanlar var. O evlerde niye herkese değilse sadece 20-65 yaş arasına maske dağıtılır? Madem böyle bir yardım yapacak devletimiz, bir kutuda 50 adet maske var. Her aileye aylık bir kutu maska göndereceğim desin. Bunun için de internetten müracaata gerek yok. Bütün vatandaşın ikamet vs her türlü bilgisi zaten merkezi nüfus işleri kayıt sisteminde var. Adresler belli, vatandaşın yaşı belli. PTT kargo da bunu zaten evlere her türlü dağıtacak. Mış gibi yapmayın, verin vatandaşın adres bilgilerini PTT kargoya, dağıtın adreslere.
Pandemik hastaneler, pandemi dışı durumlar ve karantina yapılan öğrenci yurtları

Bütün devlet ve özel hastaneler Pandemik hastane ilan edildi. Güzel. Peki vatandaşın kolu kırıldı, bacağı kırıldı veya başka bir hastalıktan dolayı hastaneye gitmek zorunda kaldı. Nasıl olacak? Salgına maruz kalan hastayla aynı hastaneye aynı kapıdan girecek, aynı havayı soluyacak. Nasıl korunacak? Diğer yandan KYK öğrenci yurtları karantinaya dönüştürüldü.

Benim de çocuğum KYK yurdunda kalıyordu ve onun yurdu da pandemik karantinaya dönüştürülmüş. Çocuklar yurtlardan alelacele çıktılar. Bir çoğunun kıyafetleri, eşyaları, kitap defterlerinin bir kısmı halen yurttaki dolap ve bazalarındaydı. Onlar ne oldu? Diğer yandan hayat normalize olsa bile ben artık çocuğunu pandemik karantina olarak kullanılmış binalara sokmak istemem. Maden geniş çaplı bir karantina lazım ve bu virüs bize dışarıdan geldi, Atatürk havalimanı terminal binaları, idari binaları, kargo binaları, hizmet binaları hepsi bomboş yatıyor. Komple de tecrit edilmiş on binlerce dönümlük alan neden karantina bölgesi yapılmak yerine insanlar önce memleketlerine gönderilip sonra oralarda karantinaya alınıyor?
Normalizasyon sürecine kadar salgının ekonomiye etkileri nasıl olur?

Benim tahminimce normalizasyon Haziran sonundan itibaren gerçekleşmeye başlayacak. Şu anda Nisan ayının başındayız ve 3 ay daha sıkı tedbirler süreci devam edecek. Bu sürecin sonunda hizmet sektörü ve üretim sektörü büyük oranda yıkıma uğramış olacak. Turizm gelirlerimiz sıfıra yaklaşacak. Şu anda seralarını, tarlalarını ekemeyen çiftçi çökecek. Gıda maddesi bulmak kara borsa işine dökülecek. Bu kaçınılmaz bir durum. Üretim sektör deseniz tüketim durma noktasına gelmişken üretim yapsanız nereye satacaksınız? Zaten birçok firma ya üretimi durdurdu, ya personel sayısını azalttı. Bu şekilde bir sürecin sonunda işini durduran, para döngüsü kesilen maaş ve tazminat ödeyemediği için on binlerce belki yüz binlerce iş yeri kapanacak, sayısı milyonlara varan bir işsizlik dalgası yayılacaktır. Zaten derin bir ekonomik kriz vardı, bu kat kata daha derinleşecek. Muhtemeldir ki banka batakları da göreceğiz. İşsiz kalan vatandaş banka kredilerini ödeyemeyecek. 5.0000 tane müşterisi olan bir bankanın kredilerinden 500 tanesi dönmezse icrayla tahsil eder. Ama 50.000 krediden 10-15.000 tanesi dönmezsen banka gümler.
Sonuç olarak

Salgının bertaraf edilmesinden sonra kimse iyimser bir tablo beklemesin değeli dostlar. Bu salgın sonrasında çok ağır ekonomik ve toplumsal sorunlar yaşayacağımız ayan beyan ortada. Devleti yönetenlerin (siyasetçiler değil daha çok bürokratları kastediyorum) Üstünüzdeki siyasetçileri doğru aydınlatıp doğru bilgilendirin.Çünkü siyasetçi herşeyi bilmez, bilmek zorunda da değildir. Memleketi siyaset yönetir ama siyaseti bürokrasi yönlendirir. Bu paylaşımdan dolayı ciddi bir linç kampanyasına da maruz kalacağımı biliyorum ama yine de yazmak zorunda hissediyorum kendimi. Salgın herkesi öldürüyor. Anlattığım şeyler şu parti bu parti için değil herkes için geçerlidir. Bana saldıracak, CEHAPEli ve PEKAKAlı olduğumu iddia edecek, küfür ve hakaret edecek beyinsizlerin de alayını engelleyeceğim. Ve bu arkadaşlar şunu bilsin ki virüs Ak partiliye dokunmayayım da şu cehapelileri öldüreyim demiyor, siyasi parti ayrımı yapmıyor.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar