Gaziantep - Şahinbey Belediyesi; önce 'Kadınlarımızı Analım'
Gaziantep'in Şahinbey ilçe belediyesi tarafından şehrin kurtuluşunun 96. Yıl kutlamalarında Gaziantep'in "Gazi" ünvanının alındığı Kurtuluş Savaşı sırasında şehit düşen kadınlar adına -oluşturulan özel heyet tarafından titizlikle araştırılmış olması ardından- resim kayıtlarda bulunan 83 şehit kadın için o zamanlar defnedildikleri Boyacı Cami'nin arka bahçesinde ki alanına ölümsüzleşmeleri adına Türkiye'nin ilk kadın anıtı yaptırıldı!
Bu gerçekten gurur duyulası bir şey, çok teşekkürler!
Ancak sonra; 'Kadınlarımızı Dövmeyi Öğrenelim!' Bunu öğrenmek en mühim ihtiyaç!
Basına yansıyan haberlere göre yine aynı Belediye tarafından yeni evlilere içinde seccade, Kuran-ı Kerim gibi dine teşvik edici ürünlerinde var olduğu **menzilciler lideri Muhammed Saki Erol’un yazdığı “Aile Saadeti” isimli kitabının da bulunduğu "Aile Saadeti" isimli kitabın içeriği resmen kadınlarımıza büyük bir hakaret dinimize büyük bir hainliktir.
**Menzilciler;
Menzil Cemaati Nakşibendiye'ye bağlı olup Türkiye'deki cemaatler arasında en fazla mensubu olanlardandır. Menzil Cemâati "Muhammed Raşit Erol" (1930-1993) tarafından kurulmuştur. Bugün önderleri Seyyid Abdulbaki Erol'dur. Adıyaman merkezli olup cemaat Ankara ve İstanbul'da da mevcuttur. Ekonomik gücü, mensuplarının işlettiği firmalardan kaynaklanmaktadır. Adıyaman kolu ve Ankara kolu olmak üzere iki kola ayrılır.
Menzil'in çok ziyaretçi çekmesi üzerine Seyyid Muhammed Raşid, 12 Eylül askeri yönetimi tarafından Gökçeada'da zorunlu ikamete gönderilmiştir, Fakat sağlık problemleri yüzünden Konsey kararı ile Ankara'ya yerleşmiş, sonra Menzil'e dönmüştür.
12 Eylül'de idamla yargılandıktan sonra afla serbest kalan bazı eski ülkücülerin de cemaate katılmalarıyla Menzilciler Orta Anadolu, Ege, Akdeniz, Marmara ve hatta Trakya bölgesinde de daha etkili olmaya başladılar. Özellikle Menzil Şeyhi Erol'un Alparslan Türkeş'e karşı bayrak açan Büyük Birlik Partisi lideri, eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve eski Maraş Ülkü Ocakları Başkanı Ökkeş Kenger Şendiler gibi önemli siyâsî şahsiyetler, onun müridleriydiler.
Kitabın içeriği resmen kadınlarımıza büyük bir hakaret dinimize büyük bir hainliktir!
Kitapta resmen kadına şiddete teşvik mevcuttur hatta buna dair öğütler. Aynı zamanda bunun muhafazakar biri tarafından hiç objektif olmayan bir kalemden dinimize dayandırılarak Kuran- ı Kerim'den düzgün açıklanmayan ve sığ desteklerle alıntıları yapıldığını da söylemeliyim ki bu dinimize yapılan büyük bir aşağılamadır!
Kadınların acil ihtiyaçlar dışında evden çıkmamaları, erkeğin sözünden çıkmamaları önerileri sunulmuş. Üstelik 'haddini aşan' kadınları 'ıslah etmek' için boşanmak bir hak olduğu halde sanki bu bir suçmuş(!) gibi kadının bu hataya düşmemesi yuvayı dağıtmaması için önce güzelce tatlı dille uyarılması öneriliyor, ardından gerekirse yataktan yalnız bırakılması, bazı cezalar verilmesi en son ihtimalse dövülmesi!
Kuran-ı Kerim'de buna dair yer alan bir ayet şöyle buyurur ki (Bakara Suresi 228. Ayet);
"Boşanan kadınlar,
kendi kendilerine üç adet süresi beklerler ve Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri, kendilerine helâl olmaz. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa gizlemezler. Kocaları da, barışmak istedikleri takdirde o süre içersinde onları geri almaya daha layıktırlar. O kadınların, üzerlerindeki meşru hak gibi, kendilerinin de hakları vardır. Yalnız erkekler için, onların üzerinde bir derece vardır. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir."
Bir diğer ayette ise (Bakara Suresi 232. Ayet);
Kadınları boşadığınız zaman iddetlerini bitirdiklerinde, aralarında meşru bir şekilde rızalaştıkları takdirde, kendilerini kocalarıyla nikâhlanacaklar diye sıkıştırıp, engellemeyin. İşte bu, içinizden Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere verilen bir öğüttür. Bu, sizin hakkınızda daha hayırlı ve daha nezihtir. Allah bilir, siz bilemezsiniz.
İlk 3 dakika da yukarı da verilmiş ayetin tefsirini dinleyebilirsiniz;
Kadınlarımızı güzelce dövmeliyiz!
Hatta kitapta kadının nasıl ve hangi yöntemlerle dövülmesi gerektiği, bunun ne zaman bırakılması gerektiği kadına bunun yanında nasıl cezalar verilmesi ve dövmenin dinimizce meşru kılınmış gayet normal kabul edildiği anlatılmıştır!
-Sopa, demir gibi tehlikeli bir alet kullanılmayacak.-Dövme halkın içinde değil, gizli ve kendi evinde olacak.-Kadın dövülüp, kapı dışarı atılmayacak.-Kadını dövdüğünü kimseye söylemeyecek.-Dövme ve kavga sürekli olmayacak.
Kitaptakiler - anlamca çarpıtılmak istendiği aşikar bir şekilde - Kuran desteğiyle herhangi net bir açıklanma mevcut olmadan yazılmıştır;
Nisa suresi 34. ayet;
Allah'ın bazısını bazısına üstün kılması nedeniyle ve mallarından harcamalarından ötürü erkekler, kadınlar üzerinde hüküm sahibidirler. (Ama öte yandan da) saliha kadınlar; gönülden boyun eğenler ve Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri (hakları), kocasının bulunmadığı zamanda koruyanlardır. Baş kaldırmalarından endişelendiğiniz kadınlara (önce) öğüt verin, (etkili olmazsa) onları yataklarında yalnız bırakın, (o da olmazsa, son çare olarak sınırları aşmamak şartıyla) onları (iz bırakmayacak şekilde, suçlu oldukları hasebiyle) dövün. Size itaat ederlerse sakın aleyhlerine yol aramayın. (Unutmayın ki) Allah (hepinizden daha) yücedir, büyüktür.
Dayak gerekirse ilaçtır!
Yazar dini birikimleri dışında bir eğitim sahibi değildir!
Aynı zamanda kendisinin bu konuda kitap yazabilecek düzeyde dini birikimi dışında hiçbir eğitimi olmamıştır, kitap Belediye tarafından incelemeye alınmamış veya onaylı değildir resmi bir şekilde buna dair bir bilgi yok en azından hatta gerçekten bizzat Belediyenin dağıtıp dağıtmadığı dahi aslında hala şüphe duyulması gereken bir konu lakin kitabın içeriği bunu dahi gölgede bırakıyor.
Aynı zamanda kitabın objektif bir şekilde kaleme alınmadığı, yayın evinin basmış olduğu diğer kitaplardan da oldukça aşikardır..
kendisinin daha önce ki haykitapta belli başlı cemaatçi, siyasetçi yönlerinin baskın olduğu objektif bir dille kaleme alınmadığı; oldukça muhafazakar ve tarafçıl bir yayın evinden çıkarttığı kitabın, yayın evi himayesinde oldukça desteklendiği kendisinin yayın evinin baş yazarı olmasından, açık açık görülmektedir.
Bu önlem alınması gereken bir konu!
Arkadaşlar bu şekilde bunu insanlara empoze etmeye çalışmaları resmen büyük bir tehdittir ülkemiz henüz gelişmekte olan bir yapıda olduğundan nüfusumuzun yarıdan fazlasını oluşturan genç ve tecrübesiz kitle için ölümcül bir risk taşıyor! Neredeyse her şeyimiz gençlere bağlı ancak biz onlara gelişmeyi değil daha çok sığlaşıp, kalıplaşmayı ve sıkışmayı öngörüyoruz. Özellikle bu konu da bir tabu anlayışını benimsemiş, bilgisiz ve sığ yetiştirilen her bölgede ki insana doğru yolu göstermek bizim görevimizdir bu tür yozlaşmacıların önüne geçilmelidir!
Şahinbey Belediye Meclis Üyesinin kitabı görünce yaşadığı şaşkınlığı atlattıktan sonra söyledikleri;
"Belediye dağıttığı bu kitapla aile saadeti sağlayamaz ama Allah korusun bu kitabı okuyan çiftlerin yuvası dağılabilir. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu kadınlarımız başta olmak üzere kamuoyundan özür dilemelidir"
Hiçbir şekilde provokatör amacı olan bir yazı değildir yalnızca herkesin bilmesi gerektiğini düşündüğüm bir konuyu dile getirmek istedim zira insanların duyarlanmaya ihtiyaçları var. Bunlar henüz günler öncesinde olmuş gerçekler.
Iste bu sebeple hep savunurum her zamanda söylerim. Kulaktan dolma bilgiler ile dininyaşayanlar ne kadar büyuk bir yanılgı içerisine düser. Biz çikolata ambalajlarının arkasındaki arapça muhteviyat yazısını Kuran dan cümleler zannederek 3 kere öpüp basının üzerine koyan bir milletiz. Bu su götürmez bir gerçek. Iste tam da bu sebeple asla şeriat gelmemeli mesela. Şeriat yobazına göre Müslüman, yalnız kendisidir, kendisine uymayanlar dinsizdir. Gelelim Tarikat'e;Tarikat yobazı, her şeyi Tanrı tecellisi görür, herkese aynı yaklaşılması gerektiğini söyler fakat ilgisi yoktur ama bahsettiğim şey tamamen yobazlıkla alakalı her tarikat üyesi bana göre asla yobaz değildir... Bu arada belirtmeden geçmeyim, Muhsin Yazıcıoğlu'ndan bahsedilmiş kendisi kişiliği, ideolojisi, karakteri bakımından idol sayılabilecek benim gözümde ender insanlardan...
Teşekkürler, güzel bir açıklama ancak bana göre din yobazlığı aynı zamanda yalnız kör bir inançla tek bir şeye bağlanıp sorgulamayı unutmaya da dayanır..
Yobazlıgın kelime anlami budur zaten. Din ya da tarikat farketmez. Mesela şort giydigi icin tekmelenen, turban taktigı icin bindigi dolmusta linc edilen hemde hemcinsi taafindan... Iste yobazlik budur. Bilerek iki uc noktadan iki ornek verdim yobazligi sadece din ile bagdastirmaya dahasi yaftalamaya calisanlara binayen... Ben tesekkur ederim :)
Rahmetli gittikten sonra yine ortaya şarlatanlar çıktı maalesef. Biri satranç günah der, öteki başka şey der falan filan. Din insanların ruhani yaşantısını düzenlemek için gelmiştir bunu bir türlü insanlara anlatamıyoruz. Kur'an'da bazı şeyler o zaman ki topluma hitap eder ve bize ders verir ama bazı şeyler ise tamamen tüm zamanlar içindir. Kadınları köle yapmak din değil, Arap kültürünün dayatmasıdır. Ülkemizde de çoğu kişi bu kültürü din sanarak yaşıyor hala.
Öff çok uzattınız bee, al her şeyi anlatıyor : (NİSÂ-34: Allah'ın bazısını bazısına üstün kılması nedeniyle ve mallarından harcamalarından ötürü erkekler, kadınlar üzerinde hüküm sahibidirler. (Ama öte yandan da) saliha kadınlar; gönülden boyun eğenler ve Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri (hakları), kocasının bulunmadığı zamanda koruyanlardır. Baş kaldırmalarından endişelendiğiniz kadınlara (önce) öğüt verin, (etkili olmazsa) onları yataklarında yalnız bırakın, (o da olmazsa, son çare olarak sınırları aşmamak şartıyla) onları (iz bırakmayacak şekilde, suçlu oldukları hasebiyle) dövün. Size itaat ederlerse sakın aleyhlerine yol aramayın. (Unutmayın ki) Allah (hepinizden daha) yücedir, büyüktür.) ŞİMDİ, HAL BÖYLE İKEN BU AYETİ BEĞENMEYEN FASIKLAR HEMEN EKSİYE BASSIN DA KAÇ DÜŞMANIM VARMIŞ BİR GÖREYİM. NE KADAR FAZLA O KADAR İYİ ;)
Aşağıda bir ahmak yaşar nuriyi övmüş Allah'ım sana geliyorum bir de diyor ki bu rahmetli gittikten sonra ortaya şartalanlar çıktı hahahahaha :D :D :D Ulan aptal adam!, zaten şartalanların başıydı o nuri ! Ahh cahillik vah cahillik, yazık. Allah o ve onun gibilere şafi ismiyle şifa versin. Bak dua ettim :)
Yazıyı yeni okudum, hesabın gitmiş ama genede yazayım ben. Şarlatan dediğin Yaşar Nuri, ölmeden hakkında tezler yazılan, kitapları birden fazla dile çevrilmiş, okunan ve birçok kişiye yol göstermiş bir adam. Bende gariban bir deliyim, peki sen kimsin?
''Erkekler; kadınları gözetip kollayıcıdırlar. Şundan ki, Allah, insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır ve erkekler mallarından bol bol harcamışlardır. İyi ve temiz kadınlar saygılıdırlar; Allah'ın kendilerini koruduğu gibi, gizliliği gereken şeyi korurlar. Sadakatsizlik ve iffetsizliklerinden korktuğunuz kadınlara önce öğüt verin, sonra onları yataklarında yalnız bırakın ve nihayet onları evden çıkarın/bulundukları yerden başka yere gönderin! Bunun üzerine size saygılı davranırlarsa artık onlar aleyhine başka bir yol aramayın. Allah çok yücedir, sınırsızca büyüktür.'' Nisa/34
Kuran açık ve net olduğunu bildirdiği halde farklı yorumlar çıkması islam düşmanlığını ortaya çıkıyor. Bu seviyede kendime kızıyorum. Neden çok iyi öğrenip, başkalarının söylemlerini karşılaştırmak zorunda kalıyorum diye.
Kelimelerime şimdi göz attım. Yanlışlıklar olmasına rağmen doğru anlamışsın. """Ortaya çıkarıyor""" Neden çok iyi öğrenmeyip"""" olacaktı kusura bakma.
Kesinlikle herkes tamamını öğrenseydi bu kadar sorun çıkmazdı. Tek tartışma şu olurdu. """""Burada bu anlatılıyor."""" """" Hayır olur mu aslında bu denmek isteniyor.""" Ama bunları konuşurken kavga gürültü şeklinde değil islama uygun şekilde yapılırdı.
Gaziantep maalesef IŞİD yuvası. Militanların yazdığı kitapta da ancak bu olur zaten. Atatürk görse Gaziantep'i haritadan silerdi herhalde. Kadına şiddet göstereni gördüğüm anda tek kelime konuşmadan eşek sudan gelinceye kadar dövüyorum."Abi Allah'ını seversen yapma vurma!" diyene kadar dövüyorum. Ağzından yüzünden kan kusana kadar dövüyorum. Sonunda o acilde ben karakolda bitiyor zaten :D
Kimisini haddine bildirmek makbuldür doğrusu ancak bu büyük bir dehşet illa cezalandırmak istiyorsan acıyla iki hamleyle boynunu çıkar mesela bırak ama adam zaten bilmediği için dövüyor sen onu döversen ondan bir farkın kalmaz ki önce güzel dille konuşmalısın gerekirse götür hastaneye yatır sen ona öncelikle bunun yanlış olduğunu aşılamalısın nasıl acı bıraktığını değil, ne bedel ödemesi gerektiğini de değil bunun yerine nasıl davranması gerektiğini öğrensin.
Kardeşim öyle olsaydı öyle yapardım zaten. Adamlar IŞİD zihniyetiyle yapıyor bunu. Bilmiyor ne demek yahu? Neyi bilmiyor? Çocuk mu bu? Kadını bırak kimseye vurmaması gerektiğini bilmemek ne demek?
"Sen ona öncelikle bunun yanlış olduğunu aşılamalısın nasıl acı bıraktığını değil, ne bedel ödemesi gerektiğini de değil bunun yerine nasıl davranması gerektiğini öğretmelisin."
Merak etme, sana garantisini veririmm bir daha dövdüğüm kişi bir bayanın 5 metre yakınına yaklaşamaz. Iki tokat atıp 2 parmağını kerpetenle kırıp bırakmıyorum. Dövüle dövüle öğrenecekler.
Not:Eksileyen erkek dövüp acile yatırttığım kişi, eksileyen kız da polis çağırıp beni 8 saat nezarette bekleten sevgilisi.
O kişinin nasıl bir ortamda büyüdüğünü, nasıl bir etkiyle o topluluğun içine dahil olduğunu bilemezsin ki bir örgütle bunu savunamazsın gayet eğitimli ve toplumda yüksek mertebelere ulaşmış kişilerin de ben herhangi birine karşı şiddet uyguladığına pek çok kez şahit oldum bu şekilde kısıtlandırmak yalnızca ön yargıdır..
Ablacım bu sebeptir. Sonuç değil. Haklısın, nasıl yetiştigi çok önemli. Eğitim çok önemli. Ancak biz anlayana Yunusça, anlamayana Yavuzca anlatırız. Kimse kusura bakmasın, sokakta kadına şiddet eden 50 yaşındaki dayı dahi olsa ağzını burnunu dağıtırım.
En İyi Cevaplar