Nereye Gidiyoruz?

Artık kendimizden utanıyoruz

Geçtiğimiz yılda ülkemizde çok fazla terör eylemi meydana geldi hepimizin bildiği gibi. Bugün İzmir'de Adliye önünde yapılan saldırıdan sonra da bu yazıyı yazmaya karar verdim. Eskiden, yani bu terör olayları henüz ortada yokken, ülkede bir olay olduğunda herkes farklı bir gözle bakıyordu. Ama şimdi her şey değişti. Bir terör olayı olduğunu duyduğumuz an, aa terör olayı mı olmuş kaç ölü var peki, diyoruz. Artık ölü sayısının azlığından veya çokluğundan teselli buluyoruz. Bazı duyduğum şöyle diyen insanlar da var, aa ama bak bu seferki ölü sayısı diğerinden daha az, bu ne demek oluyor soruyorum size. Bizi öyle bir hale getirdiler ki biz bile ne hale geldiğimizi göremiyoruz. Terör olayını duyduğumuz an o bölgede olabileceğini düşündüğümüz yakınlarımızı arıyoruz. Onlara bir şey olmadığını duyunca da seviniyoruz. Aslında sevineceğimiz yerde kendimizden utanmamız gerekiyor bu durumda. Çünkü orada insanlar ölmüş, kim bilir kaç tane yuva yıkılmış, belki de kaç tane çok öksüz veya yetim çocuk kalmış. Bunların hiçbirini bilmiyoruz. Geçenlerde Pelin Akil'de böyle bir paylaşım yapmıştı sosyal medya hesabından o da bu konuya değiniyordu. Sevdiklerinin iyi olduğunu duyunca mutlu olup kendini suçlu hissedip kendinden utandığından. Artık biraz sorgulamaya başlamalıyız bence.

Hayatımızı değiştiriyoruz
Nereye Gidiyoruz?

Her ne kadar tanıdığım insanlardan bazıları, banane ya beni bağlamaz ben hayatımı yaşamaya devam ederim kendimi kısıtlayacak değilim, dese de ister istemez herkes ülkedeki bu durumlardan etkileniyor. Hemen hemen her gün WhatsApp gibi iletişim platformlarından şu duraktan uzak durun, şuralara gitmeyin, şurada eylem veya patlama olacak gibi mesajlar, bildirimler geliyor. Her ne kadar aman bu yalandır saçma sapan bir şeydir diye içimizden desek de o bölgelerde işimiz varsa da gitmeye çekiniyoruz, gitmiyoruz. İşte bu tür davranışlarla hayatımızı kısıtlıyoruz. Ayrıca kalabalık yerler gitmeye ve toplumun içine girmeye de çekiniyoruz. Çünkü hepimizde şöyle bir algı oluştu artık, ay girmeyeyim şimdi başıma bir şey falan gelir patlama falan olur canımdan daha değerli değil ya. İstesek de istemesek de, kabul etsek de etmesek de korkuyoruz. Can güvenliğimizden korkuyoruz. Şimdi bu yazıyı okuyup, aman sen de abartmışsın diyebilirsiniz, ama gerçekler bunlar.

Dediklerimi de şöyle algılamayın, yani sen bize şimdi kalabalık yerlere gidin bu ikazlara karşı çıkın canınızı tehlikeye atın mı diyorsun. Hayır demiyorum tabii ki. Ben sadece ülkemizin ve toplumumuzun nereye gittiğini ve ülkedeki problemlerin hayatımızı nasıl etkilediğini tekrardan gözler önüne sermek istedim.

Bence, şu tabloya bakınca ülkemiz ve toplumumuz hiç iyi yerlere gitmiyor.

Peki ya sizce?

Sahiden, biz nereye gidiyoruz?

Nereye Gidiyoruz?
Cevapla