Bu benceyi yazma sebebim sevdiğim bir arkadaşıma cevap vermektir. @Teğ-men arkadaşım sorunu aynen buraya alıyorum ve cevaplamaya başlıyorum.
Şunu soyluyum askerliği ile falan ilgilenmiyorum. Kimseyi de ilgilendirmez. Ama söylem ve şartlar gerektiğinde konuşulması gerekir.
Şimdi ortada bir savaş var. Ortalık kan gölüne dönmüş, katliamlar yapılıyor. Hepimiz biliyoruz ki Canakkale'ye vatanı savunacağız diye 15'likler gidiyor. Çanakkale geçilmediği için en bilineni. Ama sadece Canakkale de değil her cephede ve kurtuluş savaşında bu yaş 7'ye kadar düştü. Örnek istersen direk isim veririm.Peki o donem akrabaları savaş cephesinde vatan için şehit düşerken Atsiz ne yapıyordu?
Yani savunduğu şeyler, yazdıkları Vs ortada. Ama pekala İstanbul'da İngiliz bayrağı dalgalanirken kendi ne yaptı?
Neden kurtuluş savaşında yoktu?
Atsız beyefendinin hayatı hakkında zaten yeterince bilgi var. Bilmeyenler ve okumak isteyenler için klasik kaynak Wikipedia'dan okuyabilirsiniz.
Cevaplarımı madde madde vermek hem anlaşılması açısından hem de akılda kalıcı olması yönünden tercihim...

1.
Çanakkale savaşında kendisi daha lise çağında bile değildi. Kısa bir hesapla bu yıl daha 10 yaşında olduğunu söyleyebiliriz. O yıllarda savaşa gitmek için kendisinden yaşça büyük insanların cephede olduğunu zaten biliyoruz. Mamafih ailesinde savaşların çok iyi sonuçlanacağı (sadece Çanakkale Savaşı'ndan bahsetmiyorum) kanısı vardı. Bu kanı onun daha iyi eğitim alması için, eğitiminde kesintiye uğramaması için başlıca nedenlerden.

2.
Çocuk şehit meselesine gelirsek; çocuk şehitler savaş genelinde 3000'i aşmayacak durumda. Zaten dikkat ederseniz elinde silahlı şekilde fotoğrafı çekilen çocuk askerler hep aynıdır. Yani bu konuda geniş bir fotoğraf arşivi yok. Bu fotoğrafları toplasanız bir elin parmaklarını geçmez. Sizin anlayacağınız çocuk şehit verdik evet ama abartıldığı kadar çok değil.
12 YAŞINDAKİ NEZAHAT ONBAŞI
Tabur Komutanı Binbaşı Halit Bey'in kızı 12 yaşındaki Nezahat onbaşının da, elinde silahı asker kıyafetiyl e çeşitli muharebelere katıldığını anlatan Köstüklü, "Ata binmesini ve silah kullanmasını çok iyi bilen bu kız çocuğu Milli Mücadele boyunca 70. Piyade Alayı'nın bir mensubu olarak tam bir asker gibi, cepheden cepheye koştu. Hatta bu Alaya, o bölgede 'Kızlı Alay' denmişti" diye konuştu.
Yukarıda bahsedilen durum olasıdır. Fakat bu durum bir ya da iki isimden fazlası olmayacaktır. Üstelik muharebe sadece cephede olmaz bunu unutmayalım.
3.
Çocuk asker muhabbetinin üstünde biraz daha durayım. Genelde cepheye gönderilen çocuk askerler (18 yaş altı) genelde ön saflarda çarpışma ve muharebe askeri olarak görev almıyorlardı. Her asker, yeteneğine göre kullanılıyordu. Diyelim ki iyi bir fransızca, almanca eğitimi almış bir asker genelde istihbarat ve geri muharebe hizmetlerinde kullanılıyordu. Ya da tıbbıye den henüz mezun olmamış bir çocuk askere alındığında, direk cepheye sürülmezdi. Bunlar osmanlı tahrir defterlerinde net olarak belirtilmiştir. İsteyene mailden pdf şeklinde gönderebilirim.
4.
Tüm bunlar olurken Atsız neden cephede değildi peki? 14-15 yaşlarında bir çocuktan bahsediyoruz. Hangimiz 14-15 yaşlarında iken sağlıklı kararlar verebiliriz ki? Zaten Tıbbıye'den atıldıktan sonra kendini daha çok araştırma ve eğitim yönünde ilerlemek için eğitiyor. Elinde süngülü tüfek ile savaşa katılan yok mudur? Tabi ki vardır ancak bu çok azdır. Kısaca Atsız'a gelene kadar ohoooo....
Atsız, yükseköğrenim çağına gelip Askerî Tıbbiye'ye kaydolduğu çağlarda Türkçülük fikrinin etkisi altına girmeye başladı. Ziya Gökalp'in cenaze töreninin yapıldığı günün gecesi Türkçülük fikrine karşı öğrencilerle kavga ettiği ve daha sonrasında ise aralarında bir takım problemler geçen Arap asıllı Bağdatlı Mesut Süreyya Efendi adlı bir mülazım (teğmen)'a selam vermediği gerekçesi ile 4 Mart 1925 tarihinde 3. sınıf talebesiyken Askeri Tıbbiye'den çıkarılmıştır.
Bu soru şu durumla eşdeğer aslında, hani bir asker savaştan döndüğünde neden döndün, neden ölmedin gibi saçma bir şey... Onun o dönemde savaşa katılmadığı gerçeği, onun Türk tarihine katkıları sayılamayacak kadar çok olan koskoca ATSIZ olduğunu değiştirmez. Bugün hala İlk Türk Devletleri'nin araştırılması hususunda onun yazmalarına ve bilgilerine kaynak olarak başvurulmaktadır.

Atsız o dönemde ailesinin en çok istediği şeyi yapıyordu eğitimine önem gösteriyordu. Hatta bir ara baya göçebe hayatı gibi hayat yaşamıştır kendisi. Hayatını iyi tahlil etmeni rica edeceğim. :)
Mesela benim dedem. Dedem de hemen hemen Atsız ile yaşıt. O da cepheye gitmemiş. Peki bu durum onu Demokrat Parti döneminde siyaset yapmaktan alıkoymuş mu? ya da milliyetçiliğinden? Yani bunlar çok kısır sorular...
Dilim döndüğünce, mantığımın kavradığınca, bilgimin yettiğince cevap vermeye çalıştım. Umarım aradığın soruların yanıtı verebilmişimdir sayın @Teğ-men .
Hiç bir siyasi amaç güdülmemiştir.
Dipçe: Yazımı okuma zahmetinde bulunduğunuz için teşekkürler. Birini gocundurduysak, sürç-ü lisan ettiysek affola...
@tomrisintorunu @andezittt @Anıl4 @exorcistt @yırtık-konvers @Bigbangd @Tomris-Katun @AsenaKrgzz @Kemanistkız
Kanlarım sizinde bu konuda görüşleriniz olursa okumaktan keyif alırım. Teşekkürler.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar