Arayışta Olan Bir Adamın Hikayesi: Aylak Adam

Hakkımızda planlar yapıldı. Haberimiz yoktu. Fikrimiz sorulmadan, sevip sevmeyeceğimiz bilinmeden isim seçtiler, bizim için. Ebeveynlerimizin iki dakikalık zevkleri sonucu, önümüze bir seçenek bile sunulmadan buraya geldik. Doğduk.

İlk yıllarda, dünyadan bir haberdik.

Öte yerlerde ölenlerden, hastalıklardan, acıdan, paradan, iki yüzlülükten haberimiz olmadığı zamanlarda anne ya da baba diye etiketlendirdiğimiz insanlar bize yardımcı oldu. Önce yürümeyi, sonra konuşmayı, yüzmeyi, oynamayı, koşmayı öğrendik. Uyuduğumuz halde büyümediğimizi hissettiğimiz zamanlar oldu, fakat pek de açıklayamadık bu durumu. Yine başımızdaki ebeveynlerimiz karar verince, biz büyümüş olduk.

Şimdi mi? Büyüdük. Tüm hayatımız boyunca, ilk defa bir şeyleri seçebilecektik.

Arayışta Olan Bir Adamın Hikayesi: Aylak Adam

Seçenekler kısıtlıydı elbet, fakat yine de sonunda biz karar verecektik. Güzel bir iş. Güzel bir ev, güzel bir eş. Güzel çocuklar. Sorun çıkartmayacak, sade, ilgi çekmeyen, düz bir yaşam. Çoğunluğun isteyeceği türden bir yaşam. Aylak adam hariç.

Aylak Adam kim mi? Yusuf Atılgan ona böyle diyor.

Hatta Aylak Adam bile kendine bu ismi uygun görmüş. Hayattan bir beklentisi yok aslında, fakat aramaktan da vazgeçmiyor. Düzene karşı, insana karşı, caddelere karşı hatta kendine bile karşı ki bu adam ismini bile kabul etmiyor. "C." diyor kendine.

Sıradanlıktan kesinlikle hoşlanmıyor. İnsanların tekdüze, umutsuz, sade yaşamlarını kınıyor. Her sayfada evliliğin, işlerin, evlerin gereksizliğini anlatıyor, isyan ediyor. Bir şey beklemiyor insanlardan. Her sabah erken kalkıyor, yüzüyor, yemek yiyor, günün geri kalanı aylak aylak dolaşıyor. Aradığı tek şey.. Ona gerçek sevgiyi deneyimletebilecek bir kadın.

Ben, toplumdaki değerlerin iki yüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi! Bir kadın. Birbirimize yeteceğimiz, benimle birlik düşünen, duyan, seven bir kadın!

Toplumdan umudunu kesmiş aslında, fakat arayışlarına devam ediyor.

Hayatı, bir çeşit sallantılı köprü olarak görüyor. Tutunacak bir şey arıyor Aylak Adam. Tüm kitap boyunca, bulunduğu sokaktan geçecek ilk kadını arıyor, tutunabileceği herhangi bir kadın...

Aylak Adam, sevgiye aç fakat bunu asla kabul etmek istemiyor.

Arayışta Olan Bir Adamın Hikayesi: Aylak Adam

Geçmişte yaşadığı acıları, korkuları bir kenara koyup umarsızca yaşamayı deniyor. Fakat sokaktan geçen, peşine takılıp konuşmaya çalıştığı, her kadın tüm bu acıları ona hatırlatmaya devam ediyor.

Hayatımızı değiştirebilecek insanı bizde aramıyor muyuz sanki? Kalbimiz ne kadar katranlaşmış olursa olsun, hayata, dünyaya sırtımızı ne kadar çevirmiş, umudu kesmiş olsak bile yine de bu insanı hepimiz arıyoruz. İnsanlardan nefret ede ede bu insanı hepimiz arıyoruz.

Bu yüzdendir ki, yarım asır ömrü olan bu kitap çeşit çeşit insanın kalbine, ruhuna dokunabilmiş.

Kitapta, herkesin kendinde bulabileceği bir şey olduğuna inanıyorum. Aylak Adam, tek bir kişiyi değil, tüm insanlığı temsil ediyor. Dolayısıyla, herkese önerebileceğim bir kitap. Tekrar tekrar okumaktan sıkılmayacağınız, her bir sonraki sayfada gözlerinizi parıldatacak, yakaladığı toplumsal gerçekler ile tüylerinizi diken diken edecek bir kitap.

Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.

Böyle güzel kitapları okuyalım, vampirdi, kötü çocuktu ne yapacağız değil mi?

Arayışta Olan Bir Adamın Hikayesi: Aylak Adam
Cevapla