Ne Karanlık Bir Gün: 24 Ocak!

Takvimlerimizde "hiç yaşanmasaydı keşke" diyeceğim bir gün olsaydı o gün 24 Ocak olurdu.

24 ocak tarihinde ülke olarak büyük kayıplarımız var.

1. Ordinaryüs Profesör Cemil Topuzlu'yu 24.01.1958'de kaybettik.

Ne Karanlık Bir Gün: 24 Ocak!

Türkiye'de modern cerrahinin kurucusu, İstanbul'un eski belediye başkanı ve tıp fakültesi dekanı olan Cemil Topuzlu'nun operatör doktor olarak ameliyatlardaki yeni buluşları ve icadı olan birtakım cerrahlık aletleri bütün Dünyada başarı ile kullanılmıştır.

2. Ahmet Hamdi Tanpınar'ı 24.01.1962'de kaybettik.

Ne Karanlık Bir Gün: 24 Ocak!

Türkiye'de şair denince akla gelen ilk isimlerdendir. Muhteşem şiiri "Bursa'da Zaman" hepimizin ruhunu etkileyen çok özel bir başyapıttır.Edebiyat tarihçisi olarak özellikle Tanzimat sonrası dönem konusunda tartışmasız otoritedir. Yazdığı kitaplar bugün bile referans alınıp kullanılmaktadır. Aynı zamanda siyasetçi ve akademisyendir.

3. Uğur Mumcu'yu 24.01.1993'de kaybettik.

Ne Karanlık Bir Gün: 24 Ocak!

Aslında koruyamadık mı deseydim? Faili-meçhul suikasta kurban gitti. Araştırmacı gazetecilik, inceleme kitapları ile günümüz konularına kadar önümüze ışık tuttu. "Silah Kaçakçılığı ve Terör", "Terörsüz Özgürlük", "Papa-Mafya-Ağca", "Tarikat-Siyaset-Ticaret", "Kürt-İslam Ayaklanması", "Kürt Dosyası" kitapları bugün bile ders alınacak notlarla doludur. Kim öldürdü bilmiyoruz ama neden öldürdü biliyoruz. 7.1.1993 tarihinde "Mossad ve Barzani" yazısında Barzani, CIA ve Mossad arasındaki bağlantılara değindi ve yazısını şöyle bitirdi:

"Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD'ın Kürtler arasında?" "Yoksa CIA ve MOSSAD, anti-emperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?"

Aynı dönemde Abdullah Öcalan'ın MİT için çalıştığını ve Çatlı ile Öcalan ilişkilerini ve polis-mafya-siyaset ağını araştırıyordu.

4. Gaffar Okkan'ı 24.01.2001'de kaybettik.

Ne Karanlık Bir Gün: 24 Ocak!

Başarılı bir polis ve emniyet müdürüydü. Çeşitli illerde emniyet müdürlüğü yaptıktan sonra Diyarbakır'a atandı. Yaptığı hizmetler ile halkın sevgisini ve saygısını kazandı. İnsanca davranınca halkın nasıl devletin yanında olduğunun en tipik örneğiydi. Hizbullahı yok etti, PKK ile başarıyla mücadele etti. Maalesef Hizbullah adlı dinci teröristler tarafından suikasta uğradı.

Devletle halkı barıştırmıştı ama devlet maalesef kendisini koruyamamıştı.

5. İsmail Cem'i 24.01.2007'de kaybettik.

Ne Karanlık Bir Gün: 24 Ocak!

TRT müdürlüğündeki muhteşem hizmetiyle tanıdık Onu. Sosyal demokrasiye inanan, çok iyi eğitimli bir yazar ve siyasetçiydi. Savaşın eşiğine gelinen Yunanistan ile yumuşama dönemini başlatan, Türkiye'nin komşularıyla ilişkilerinin düzeltilmesinin ve barış siyasetinin temellerini atan Dışişleri Bakanıydı. Etkisiz, ver-kurtulcu, onursuz dış politika yerine müzakereci, iyi pazarlık yapan, milli ve inançlara saygılı, devletini kişisel menfaatlerinin önünde gören bir siyasetçiydi.

Ne Karanlık Bir Gün: 24 Ocak!
Ne Karanlık Bir Gün: 24 Ocak!
Cevapla