Türkiye’nin Bağımsız Bir Çizgi Arayış Yolunda Girdiği Çıkmaz: F35 vs S400

Öğrenci evine, komşu bir tencere yemek getirir. Yemeği gören evin, ev yemeklerinden yoksun gariban fertleri, birkaç günlük yemek masrafından, uğraşından kurtulmanın sevinciyle "artık biz bunu üç beş gün ısıtır ısıtır yeriz " derler. Ülke gündeminin de uzun süredir ısıtıp ısıtıp yediği bir gündem konusu var: Gündemimiz F35 mi yoksa S400 mü?

Türkiye’nin Bağımsız Bir Çizgi Arayış Yolunda Girdiği Çıkmaz: F35 vs S400

Önümüzdeki süreçte ülkemiz dış politikasında yaşanacak çoğu gelişmenin temelini tartışmasız, S-400 hava savunma sisteminin alınması meselesi oluşturacak.

✔Amerika Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemi almasına neden bu kadar takmış durumda?

Türkiye’nin Bağımsız Bir Çizgi Arayış Yolunda Girdiği Çıkmaz: F35 vs S400

Bu sorunun cevabına -kısmen de olsa- Almanya'da yayın yapan Stern adlı bir dergi güzel bir tespitle yer vermiş.

ABD dünyanın her ülkesinin hava sahasında gizli jetleriyle uçabilen bir ülke. Dolayısıyla Türk hava sahasında da başta Akdeniz olmak üzere radar görünmeden uçabiliyor. S-400'lerin en önemli özelliği ise görünmez olarak nitelendirilen uçakları tespit edebilmesi.

Yani S-400'lerle birlikte Amerika'nın Akdeniz'deki varoluşu tehlikeye girmekte ve bu tehlikeyi bertaraf etmek için Amerika elindeki kozları Türkiye'ye karşı kullanmakla tehdit etmekte. Ve bu tehditlerini en üst perdeden dile getirmekte. Türkiye de bu uğurda, bağımsız bir çizgide ilerleme çabası gayretinde. Geçmişte de olduğu gibi;

1970'li yılların ortaları, Ecevit ve hükümet ortakları ile alınan karar sonucu, her şeye rağmen bağımsızlık çizgisini yakalayabilmek adına Ecevitin o meşhur parolasıyla "Ayşe tatile gönderilir" Amerika ise; "Ayşe benden habersiz tatile nasıl çıkar?" der.

Sonuç yaptırımlar ve yaptırımlar.

✔Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri: 1974 Kıbrıs Barış Harekatı.

Türkiye’nin Bağımsız Bir Çizgi Arayış Yolunda Girdiği Çıkmaz: F35 vs S400

Tarih kavramının özünü anlatan çok güzel bir söz: "Tarih tekerrürden ibarettir". Yakın bir geçmişte ülkemizin yaşadığı, biraz önce az yukarıda "Ayşe tatile çıksın" kısmını paylaştığım Kıbrıs Barış Harekatı yapılırken bu harekatın yapılmasından memnun olmayan bir çok ülke vardır tabi. Bu memnuniyetsizliklerin sonucu Ayşe'nin tatili kısa sürer ama ülkenin bağımsızlık çizgisinde yürüme gayreti bakımından harekat önemlidir. Harekata büyük katkıları olan Merhum; Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve dönemin Genel Kurmay başkanı Semih Sancar'ın kararlı duruşları da taktir edilecek, onurlu bir duruş olarak tarih sayfalarında yerini bulur.

1689 Karlofça’dan beri sürekli toprak kaybedişin, gerileyişin durdurulması, ilk defa toprak kazanmanın adı oldu Kıbrıs Zaferi.

✔"Her hayırda bir şer; her şerde bir hayır var"

Yapılan Kıbrıs Harekatı başta Amerika olmak üzere birçok ülkenin hoşuna gitmedi ve yapılan baskılar sonucu harekat tamamlanmadan yarıda kesildi. Amerika, Kıbrıs’a yapılan müdahaleden sonra, kendisinin Türkiye'ye verdiği savunma maksatlı silahların harekatta kullanılmasını bahane ederek;

18 Aralık 1974’te de Temsilciler Meclisi’nin kabul ettiği 93-559 sayılı kanunla 5 Şubat 1975 tarihinden itibaren Türkiye’ye silah ambargosu uygulamaya başlar.

Ve ülke 4 yıl sürecek bir darboğaza girdi. İşte buradaki "şer" gözüken şey aslında bizim için "hayır" olacak şeylerin başlangıcı oldu.

✔Hayal gücü olan asla yalnız kalmaz

Türkiye’nin Bağımsız Bir Çizgi Arayış Yolunda Girdiği Çıkmaz: F35 vs S400

Ülkemiz bu harekat sonrası uluslararası arenada her yönüyle yalnız bırakıldı. Bu millet; kendi söküğünü kendisi dikmeye mecbur bırakıldı ve iyi ki de mecbur kaldı.

Nasıl yani?

dediniz duydum!

Bugün milli gururumuz olan, birçok teknolojik gelişmeye ön ayak olan, özel sektöre birçok konuda danışmanlık yapan Aselsan, Havelsan, Roketsan gibi kuruluşların temeli işte o dönemde, ülkenin söküklerinin dikilmesi için, ihtiyaçtan dolayı atıldı.

✔F-35 S-400 sorunsalı

Türkiye’nin Bağımsız Bir Çizgi Arayış Yolunda Girdiği Çıkmaz: F35 vs S400

Günün çözümlerini başka yerlerde aramak yerine geçmişe bakmanın faydalı olacağı aşikar. Bugün bağımsız bir çizgi arayış çabası, geçmişte nasıl var olduysa bugün de devam ediyor ve etmeli de. Bu uğurda onurlu bir duruştan ödün verilmemeli. Kesinlikle bugün dünden daha iyiyiz ve geçmişte o imkansızlıklarla bir şeyler başarabilen bu millet düne göre daha iyiyse, neden bugün de bu onurlu duruşu sergilemeyi başarmasın ki.

Akif'in de dediği gibi;

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım,
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım.
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım,
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Türkiye’nin Bağımsız Bir Çizgi Arayış Yolunda Girdiği Çıkmaz: F35 vs S400

Hoşça kalın🖐🖐

#asesyazdı

Türkiye’nin Bağımsız Bir Çizgi Arayış Yolunda Girdiği Çıkmaz: F35 vs S400
Türkiye’nin Bağımsız Bir Çizgi Arayış Yolunda Girdiği Çıkmaz: F35 vs S400
Cevapla