Biliyorsunuz ki, Amerika Birleşik Devletleri'nin 45'inci başkanı Donald Trump, birkaç gün öncesine kadar Kudüs'ün İsrail başkenti olduğunu açıklaması birçok tepkilere yol açtı. ABD, sadece bunu tanımakla kalmadı, Tel Aviv'deki Büyükelçiliği Kudüs'e taşıyacaklarını açıkladı. Bütün bunlar, sadece İslam devletlerinin değil, birçok Avrupalı devletlerinin de tepki göstermesine neden oldu. Aslında büyükelçiliğin Tel Aviv'den Kudüs'e taşınması 1995 yılından beri alınan bir karardı. Ancak Bill Clinton, George W. Bush ve Barack Obama'nın başkanlık dönemlerinde ''ulusal güvenlik'' gerekçesiyle sürekli erteleniyordu.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres

BM (Birleşmiş Milletler) Genel Sekreteri Antonio Guterres, ''Kudüs meselesi İsrailliler ve Filistinliler arasındaki doğrudan görüşmelerle çözülmeli. İki devletli çözüm dışında bir alternatif yok. Bir B planı yok.'' şeklinde açıklama yaptı.
Kuzey Kore Lideri Kim Jong-Un

Kudüs meselesine farklı tepki gösteren, son dönemlerde nükleer denemelerle gündeme gelen Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un'dan geldi. Kim Jong-Un, ''İsrail diye bir devlet var mı ki başkenti Kudüs olsun.'' şeklinde bir açıklama yatı. Siyonist bir devleti tanımayacaklarını ve Kudüs'ün Filistin'in başkenti olduğunu açıkça belirttiler. Bununla kalmadılar, Kuze Kore Dışişleri Bakanlığından yetkili biri Donald Trump'ı ''Zihinsel engelli bunak, BM toplantısında tamamen özgür bir devleti (Kuzey Kore) yok etmekten bahsettiği için bu hareketine de şaşırmadık.'' şeklinde sert bir dille eleştirdi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ''Fransa'nın onaylamadığı üzücü bir karar. Bu, uluslararası hukuk ve BM Güvenlik Konseyi kararlarına da aykırı.'' şeklinde bir açıklama yaptı.
Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, Kudüs'ün ABD tarafından tanınması olayına ''Barış sürecini onlarca yıl geri götüren bir karar. Küresel istikrara da tehdit.'' ifadelerini kullandı.
İngiltere Başbakanı Theresa May

İngiltere Başbakanı Theresa May, ''Barış sürecine katkı sağlamayacağını düşünüyoruz. Hemfikir değiliz.'' ifadelerini kullanarak ABD'nin bu kararını olumlu bulmadıklarını açıkça belirtti.
Kanada'dan Gelen Tepkiler

ABD'nin, Kudüs'ü İsrail'in başkenti ilan etmesinin ardından Kanada'nın Montreal kentinde protesto yapıldı. Kanada'da yaşayan Türkler ve McGill Üniversitesi'ndeki topluluklar da protestolara katıldı. Ayrıca Donald Trump, 7 Müslüman ülke için vize yasağı getirdiğinde Kanada tepki göstermişti. Hatta Kanada Başbakanı Justin Trudeau, bu olay karşısında ''Kanadalılar, inancınıza bakmaksızın zulümden, terörden ve savaştan kaçan sizleri hoş karşılayacaktır. Çeşitlilik gücümüzdür.'' açıklamasını yapmıştı.
Avrupa Birliği'nin Tepkisi

AB (Avrupa Birliği), ''AB, Kudüs'ün statüsünde değişikliğe neden olacak herhangi bir karar ya da bireysel eylemin ciddi sonuçları olacağını düşünüyor. Böyle bir karar, dünya çapındaki kamuoyunda yankı uyandırabilir.'' şeklinde açıklama yaparak bu hareketin büyük tepkilere ve sorunlara yol açacağını ifade etti.
Tepkiler Giderek Artıyor

ABD'nin Kudüs kararına; Türkiye Cumhuriyeti, Irak, İran, Fas, Ürdün, Tunus gibi daha birçok İslam ülkesi de tepki gösterdi. Türkiye'nin çoğu yerinde protestolar yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kudüs olayına tepki göstererek üzüntülerini ifade etti.
Bu Karar, İsrail-Filistin Çatışmasını Daha da İçinden Çıkılmaz Bir Hâle Getirebilir

Görüldüğü üzere, ABD ve İsrail dışında Kudüs kararını destekleyen yok. Kudüs kararının, Filistin ile İsrail arasındaki mücadeleyi artıracağından hiç kuşku yok. Birçok devlet lideri, bölgede bir kargaşanın ve gerilimin zuhur bulacağını ortaya koydu.
Kudüs'ü Bu Kadar Önemli Kılan Ne?

Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa, Müslümanların ilk kıblesi olması yönüyle oldukça önemli bir şehirdir. Hz. İsa'nın çarmığa gerilmesi ve Ağlama Duvarı'nın da bu kentte bulunması yönüyle Hristiyan ve Musevilik dinleri açısıdından da oldukça önemlidir. Musevilik'e göre, bir insan nerede ölürse ölsün, öldükten sonra yer altı kanallarıyla tekrardan Kudüs'te dirilecektir. Musevilik'e göre Kudüs, kendilerine Tanrı tarafından vaat edilmiş topraklardır. Kudüs'ün bu kadar gündemde kalması ve dünyadan yoğun tepki almasının nedenleri arasında, üç semavi din için kutsal bir mekân sayılmasıdır.
Toprak Alma Devri Bittiğinden İsrail'in Kudüs'e Sahip Olması Söz Konusu Olamaz

Kendilerine vaat edilmiş toprakların Kudüs olmasının yanı sıra, tarihte üç bin yıldır bu bölgeye hakim olmaları sebebiyle de Kudüs'ün Yahudilerin elinde olması gerektiğini savunanlar var. Ancak Kudüs, 1187 yılında Selâhaddin Eyyubi tarafından Hristiyanların elinden alındığı ve akabinde Hristiyan camiasının Kudüs'ü tekrar alabilmek için Haçlı seferleri düzenlediği herkesçe bilinir. Yahudilerin, bölgede üç bin yıl hüküm sürmeleri bugün, Kudüs'ün kendilerine ait olduğunu göstermez. Türkler, Anadolu'da 946 yıldır hüküm sürüyor ancak ondan önce üç bin yıl Ermeniler yaşıyordu. Onlardan da önce Akalar, Dorlar, Kimmerler hüküm sürüyordu. O hâlde çıksınlar onlar da bize fatura kessinler. Bu durum söz konusu bile olamaz. Çünkü bu anlayış, evrensel kanunlara aykırı bir anlayıştır. Dolayısıyla İsrail'in Kudüs üzerindeki tutumu da bu kanunlara aykırıdır. Esasen bu mücadele, 1948 yılından bu yana zaten devam ediyor ancak Kudüs gerginliğinin artmasıyla buna bir kez daha değinmek istedim.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar