Mustafa Kemâl Atatürk ve Örnek Kişiliği

Herkese merhabalar dostlarım, canlarım. Bugün, sizinle Mustafa Kemâl Atatürk'ün üstün insani kişiliğinden birkaç kesit okuyacağız. Elimden geldiğince kısa ve öz bir anlatım yapacağım ki okurlar sıkılmasın, başlayalım.

Düşman bayrağına bile saygı duyardı

Mustafa Kemâl Atatürk ve Örnek Kişiliği

30 Ağustos sabahıydı. Zafer kazanılmış, memleket kurtarılmıştı. Atatürk'se cepheyi turluyor, yerde yatan cansız bedenlere bakıyordu. Durgunlaştı, “Bu korkunç manzara insanlığı utandırabilir! Fakat haklı vatan savunmamız için buna mecbur olduk. Türkler başka milletlerin vatanında böyle bir harekete kalkışmazlar." dedi. Gözüne bir düşman bayrağı ilişti, bayrağı işaret ederek, "Bu, bir milletin istiklâl alâmetidir. Düşman da olsa hürmet etmek gerekir. Kaldırıp topun üstüne koyunuz." diyerek kalitesini bir kez daha gösterdi.

Mustafa Kemâl Atatürk ve Örnek Kişiliği

İzmir kurtulmuş, Atatürk İzmir'e teşrif etmişti. Kalması için bir köşk seçildi, fakat bu sıradan bir köşk değildi: Köşkün eski misafiri Yunan Kralı, köşke Türk Bayrağı'na basarak girmişti. Halk kızgındı, bu sefer Atatürk'ün ezmesi için köşk girişine Yunan Bayrağı serildi. Halk yalvarıyordu, "Öcümüzü alın paşam, ezip geçin şu bayrağı!" . Atatürk, hafifçe gülümsedi ve tatlı bir sesle "Yunan Kralı yapmışsa hata yapmış, ben aynı hatayı tekrar edemem. Ulusun istiklâlinin simgesi olan bayrak, asla çiğnenemez!" dedi ve bayrağı kaldırttı.

Sorulara zeka dolu cevaplar verir, kalitesini her seferinde gösterirdi

Mustafa Kemâl Atatürk ve Örnek Kişiliği

Yıl 1932. Yer, Marmara Köşkü. Yemekli bir sohbet var, etraf şen şakrak. Bir öğretmen, Atatürk'e yaklaşıyor ve "Paşam, Avrupa'da birçok defa size diktatör denildi. Ne cevap buyurursunuz?" dedi. Atatürk, öğretmene dönüp "Ben diktatör değilim, hevesli de olmadım. Diktatör olsaydım, bana bu soruyu soramazdınız." diye yanıtladı.

Mustafa Kemâl Atatürk ve Örnek Kişiliği

Atatürk, günün birinde İstanbul'da bir davet düzenler. Birçok yabancı devlet elçisi, davete katılır; güzel bir ortam vardır ancak İngiliz elçisinin gözleri sürekli Atatürk'e imalı imalı bakmaktadır. Bunu farkeden Atatürk, yaverine, elçinin yanına gidip sorunun ne olduğunu sormasını emreder. Yaveri gider, gelir. Atatürk'e yaklaşıp "Çanakkale Harbi sırasında babasını öldürdüğünüzden bahsediyor." der. Bunun üzerine Atatürk, "Git sor bakayım, babasının Çanakkale'de ne işi varmış?" diyerek o meşhur cevabı yapıştırıverir.

Doğaya olan saygısı sonsuzdu

Mustafa Kemâl Atatürk ve Örnek Kişiliği

Atatürk, 1929'da Yalova kıyılarında gezerken, heybetli bir çınar görüp yatından inerek çınarın dibinde bir köşk yapılmasını emrediyor. Ertesi yaz, 1930 yılının yazında Yalova'ya geldiği vakit, köşk görevlileri ağacın uzunca bir dalının çatıya ve duvara vurduğunu, zarar verdiğini söyleyip dalın kesilmesi gerektiğini belirtiyorlar. Atatürk ise, ihtiyar çınara asla zarar verilmemesini ve evin çınardan uzaklaştırılmasını emrediyor. Köşk, çınardan raylı sistem yardımıyla uzaklaştırılıyor.

Mustafa Kemâl Atatürk ve Örnek Kişiliği

Çankaya Köşkü'nde bahçe düzenlemesi yapılıyor. Bir gün Atatürk ve yaveri ile bahçe düzenlemesi yapan Bahçe Mimarı Mevlüt Saysal, bahçede dolaşıyorlar. Bahçede heybetli, ihtiyar bir ağaç var ve Atatürk'ün geçeceği yolu kapatıyor. Saysal, "Emredin, ağacı derhâl keselim Paşa'm!" diye Paşa'dan emir bekliyor. Atatürk ise Saysal'a dönüp "Sen hayatında böyle bir ağaç yetiştirdin mi ki keseceksin?" diye yanıt veriyor.

Öğretmene ayrı bir saygısı mevcuttu

Mustafa Kemâl Atatürk ve Örnek Kişiliği

Mustafa Kemâl Atatürk'ün öğretmenlere ayrı bir saygısı vardı. Zira biliyordu ki fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür, nesiller yetiştirecek olanlar öğretmenlerdi. Yine bir gün köy okullarını dolaşırken, tek sınıflı bir okula girdi. Sınıfa girer girmez, öğretmen derhâl kürsüsünü terk ederek Atatürk'e hürmetlerini sundu. Ancak Atatürk son derece kibar bir şekilde, "Öğretmenim, yerinizde oturunuz ve dersinize devam ediniz. Eğer izin verirseniz biz de sizden faydalanmak isteriz. Cumhurbaşkanı bile sınıf içerisinde öğretmenden sonra gelir." dedi. İşte Atatürk!

Her zaman barış sevdalısı oldu

Mustafa Kemâl Atatürk ve Örnek Kişiliği

Zaferden sonra, İngiliz gazeteci Grace Ellison, Mustafa Kemâl Atatürk ile uzunca bir röportaj yapmak istedi. Ellison'un, "Kazanacağınızdan şüphe ettiğiniz oldu mu?" sorusuna "Hiçbir zaman. Elimizde hiçbir savaş gereci olmadığı vakitlerde bile, işin bugünkü sonuçları alacağından şüphem yoktu. Saldırıyı ertelememizde ki sebep, kan dökmemekti. Zaten bu yüzden Fethi Bey'i Londra'ya yolladık. Barışı kanla değil, mürekkeple imza etmek istiyorduk." diye cevaplamıştır. Kendisinin dünyaya damga vuran "Yurtta barış, dünyada barış!" sözünü de unutmamak gerekir. Kendisine mâledilen bir diğer güzel sözse, "Savaş, zorunlu ve hayatî olmalıdır. Ulusun hayatı tehlikeye girmediği müddetçe savaş bir cinayettir." sözüdür. Barış sevdalısı, lider gibi lider!

Halkıyla sürekli iç içeydi

Mustafa Kemâl Atatürk ve Örnek Kişiliği
Mustafa Kemâl Atatürk ve Örnek Kişiliği

Atatürk, kendi halkıyla her zaman iç içeydi. Halkın arasına karışmayı sever, birkaç dostunu yanına alıp şehirleri gezerdi. O dönemde birçok tehdide maruz kalan Atatürk, tehditlerle alay edercesine ya yalnız başına, ya da birkaç arkadaşıyla koruması olmadan kalabalıkların içine giriyordu. Halkın sorunlarını bizzat birinci ağızdan dinliyor, mütevazi cevaplar veriyordu.

Ulu Önder'in yüksek kişiliğinden sadece birkaç özelliği sizlerle paylaşmak istedim dostlar. Uzun olduğunun farkındayım ancak okuduysanız teşekkür ederim; ne mutlu bana. Şimdilik görüşmek üzere dostlarım.

#SolBakışBenceDiyor

#BüyükÖnderinYüksekKişiliği

Mustafa Kemâl Atatürk ve Örnek Kişiliği
Cevapla