Aslında onunla buluşma fikri aklımın ucundan bile geçmiyordu, sadece fırsat buldukça siteden muhabbet ediyorduk. Kalbimde bir kıpırtı oluşturmayı başarmıştı, bana yazdığı bir kelimeden binbir farklı anlamlar çıkarıyordum. Hatta en son profiline yazdığı bir yazı için, siteden bir kız arkadaşımla bana mı değil mi diye saatlerce oturum yapmıştık. Konu nereden geldiyse görüşme fikrine geldi, istemsiz bir şekilde görüşmeyi kabul ettim. Bunu neden yapıyordum ya da beni ona iten neydi? Çözemiyordum.

Daha birkaç gün önceden başlayan heyecan ile savaşmak zorundaydım
Görüşme günümüze daha birkaç gün vardı ama benim heyecanım zirvedeydi. Normalde kendine güvenen biriyim ama bu çok başka bir duyguydu. Sonuç olarak her insanın hayalindeki kız/erkek farklıdır. Ya onun istediği gibi değilsem? Düşüncesi kafamda yer etmişti. Tabikide bunu ona belli etmiyordum, arada kendi aramızda heyecan konusundan bahsediyorduk ama ben hiç heyecanlı değilim diyordum en fazla arkadaş kalırız ne olacak ama ben ondan geçekten hoşlanıyordum ve hiç arkadaş olma yanlısı değildim. Yine de hiçbir şeyin kesinliği yoktu.

Beni beğenirse sarılacaktı beğenmezse elimi sıkacaktı
Yine de iki tarafında boşuna umut bağlamaması için böyle bir çözüm ürettik. Belliki ikimizde beğenilmeme korkusu yaşıyorduk. Ben ona; o zaman beni beğenirsen sarıl, beğenmezsen tokalaşırsın demiştim. Ciddiye aldı mı bilmiyorum ama bu fikir benim kafamın içinde büyük yer edinmişti.
Beklediğim gün geldi ve korkularımla yüzleşmek zorundaydım
Kararlaştırdığımız saatten biraz geç uyansam da uyanır uyanmaz ona yazıp benden haber beklemesini söyledim. Çünkü süslenmem gerekiyordu ve ben ne zaman kendime çok özen göstererek hazırlansam bir facia ile sonuçlanıyordu. Her zamanki gibi öyle de oldu. Normalde fondöten falan kullanmam ama bu ilk buluşma, ilk izlenimdi güzel görünmeliydim. Yüzümü berbat ettikten sonra evden çıktım.

Buluşacağımız yere vardıktan sonra ona yazdım, o benden önce gitmiş ve beni bekliyormuş. Daha uzaktan görür görmez fotoğraftakinden daha çekici, daha yakışıklı olduğunu fark ettim ve bu durum heyecanımın ikiye katlanmasına sebep oldu. Aklımda beğenirse sarılacağı, beğenmezse elimi sıkacağı vardı ve ben ne yapacağımı bilmiyordum. Ya ben sarılmaya çalışırken o elini uzatırsa? Diye düşünürken bana sarılmaya çalıştı ve yine facia; o heyecanla ayağını ezdim. Ama sonuç olarak sarılmıştı ve ilk korkuyu atlatmış, biraz daha rahatlamıştım.

Daha o gün hayatımın merkezine yerleşeceğini anlamıştım
Konuşmaları, bakışları ve bana karşı olan tavrı beni çok etkilemişti her şey bir rüya gibiydi sanki. Konuşuyordum ama ne konuştuğumu kendim bile bilmiyordum, belki de saçmalıyordum. Ah elleri.. Ellerini bir kez olsun tutmak istiyordum, ona dokunmak ne de güzel olurdu ve olmuştu da. Ellerini tutmuştum, o anki mutluluğumu hiçbir kelime açıklayamazdı ama artık vedalaşmak zorundaydık. Sonuç olarak bu son görüşmemiz olmayacaktı ama yine de onun yanından bir dakika olsun ayrılmak istemiyordum. Böyle bir şansımız yoktu tabi, bizde sarıldık ve vedalaştık. Yüzümde oluşan mutluluk ifadesinin tek sebebi oydu ve bu durum çevremdekiler tarafından çok çabuk fark edilmişti.
Sana aşık olmak başıma gelen en güzel ikinci şeydi. Birincisi ise seni bulmam.
Bana bu duyguları yaşatan ve hep benimle olacağını bildiğim maviliye teşekkür ederim❤
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar