Yüreğimdeki Depremin Artçısıydı Gelişin - Bölüm 1

Bir depremdi bizi karşılaştıran. 17 Ağustos. 4 gün sonrası idi ve ben şehrinize yardım için gelmiştim. Binalar yıkılmış, hayatlar yıkılmış. Harabelerin arasından bir melek gibi geldin ve utana sıkıla ped aldın.

Farklıydın. Daha önce hiç kimseye böyle bakmamıştım. Donmuştum. Saatler durmuştu. Zaman akmıyordu. Akan tek şey senin duru güzelliğin idi. Yüreğime. Sen gittin ben arkandan bakakaldım. İlk defa bir kızın karşısında konuşamamıştım. Şaşkındım. 3 gün daha şehrinizdeydim ve yine seni görebilme ihtimali sarmıştı içimi. Ya göremezsem :( düşünmesi bile ürkütüyordu beni.

Dakikalar dakikaları, saatler saatleri kovalıyordu. Gün karardı, toz bulutları şehri kapattı. Bugün göremeyeceğim deyip çekildiğim yalnızlığıma. Yaşlı bir amcanın çay içer misin oğlum sesiyle irkildim. Sevecen bir tavrı ve sıcak bir yüzü vardı. Çay, sigara yaparken muhabbete daldık. Müteahhitti ve o bölgede yıkılmayan binalardan biri de inşası devam eden binasıydı. Ve depremzedelere tahsis etmişti. Oraya doğru yürürken odalardan birinden sen çıktın ve amcaya bakıp gülümsedin :) Gülümsemen benim içimi sıcacık yapmıştı. Allah'ım gülmek bir insana bu kadar mı yakışır dedim. Bilemezdim elbet! Seneler sonra o gülüşünün nasıl canımı yakacağını.

aşk hikayeleri
Siz muhabbet ederken kelimelerin senin sesinde can bulup nasıl da şiire dönüştüğünü seyrediyordum. Sesin ruhumu okşayıp bana aşk nağmeleri okuyordu sanki. Kendimden geçiyordum. Sonra bana dönüp "Merhaba" deyişinle sanki o an heyecandan bayılacaktım. Mahçup bir "Merhaba" idi benimki. Şimdiki yaşanmışlıkları bilsem mahçup merhaba sert bir elveda olurdu. Saat epeyce geç olmuştu. Merhabanın ardından iyi akşamlar oldu bana söylediğin. O gece bana uyku yoktu. Uykusuz kalacağım son gece de olmayacaktı. Bilmem kaç sabah daha seni düşünerek uykusuz kalacaktım. Kah sevdiğimi düşünüp kah küfredecektim. Kah senli hayaller kurup kah seninle geçen zamanlara lanet edecektim. Lanet.

Ertesi sabah kaptığım gibi meyve suyunu odanızın kapısına dayandım. Sen açtın kapıyı.

- Aaaa Merhaba :)

Ben kendinden emin bir sesle :
- Günaydın. Nasılsınız?

- Günaydın iyiyim ya siz?

- Teşekkür ederim ben de iyiyim. Bunları sizin için getirdim. Afiyet olsun. Amcaya selam benden. Eğer bir ihtiyacınız olursa ben yine aynı yerde olacağım beklerim. İyi günler.

- Çok teşekkür ederim. İyi günler.

Vayyy be tutulmadan, mahçup olmadan konuşmuştum. Oysa ki ne kadar da yırtık bir gençtim. Hayatın ciddiye almayan, herşeyle taşak geçen. Bir gün önce karşında maymun olmuştum. Şimdi dimdikti omuzlarım. Seni tanımak istiyordum. Aşk değildi belki ama farklı bir şeydi içimdeki. Nedir merak ediyor ve cevabını bulmak istiyordum belki de. Belki de asla bulamayacaktım cevabını, kabullenemiyordum.

O gün sen ve abin su almak için geldiğinizi gördüğümde abini mahalleden bir arkadaşın ya da sevgilin olabileceği düşüncesi siz gelene kadar beynimi kemirmişti. Ne oluyor dedim kendi kendime. Sen "abim" diye tanıştırdığında abine sarılıp öpmemek için kendimi zor tutmuştum :) O gün bana karşı çok sıcaktın ve ben de sana karşı çok daha rahattım. Bütün gerginliğim gitmişti. Sanki seni yıllardır tanıyor gibiydim. O kadar hızlı alışmıştım sana. Giderken dönüp arkana bakman ve bana gülümsemen içimde bir umut ışığı yakmıştı. Nasip dedim işime devam ettim. Br gün de böyle bitti.

aşk hikayesi
Ertesi sabah yeni kamyonlar gelecek, işimiz bitince gidecektik. Birşeyler yapmalıydım. Yeni gelen kamyondan ne varsa doldurup çuvallara odanızın yolunu tuttum. Sen kapı önündeki eski koltukta oturmuş sigara içiyordun. Beni görünce yüzünde oluşan tebessüm beni kanatlandırmıştı. Yürümüyor, sana daha çabuk gelebilmek için uçuyordum adeta. Elimdekileri bıraktıktan sonra muhabbet arasında nasıl telefon numaranı istedim hatırlamıyorum bile. Lafın evirip çevirmekten piç etmiştim sanırım :) Sen başını sallayarak gülmüş ve numaranı vermiştin. Aşkınla adımı unutan benim kafama bu numara kazınacak ve bir daha asla unutamayacaktım. Şimdi sen hatırlamazsın belki ama lanet olsun o numara da aklımda.

Gideceğimizden bahsedip, vedalaştık ve ayrıldık. Bedenim gidiyordu ama kalbim, ruhum o şehirde kalmıştı. Sende kalmıştı maalesef. Arasam cevap verecek misin? Bir daha görüşebilecek miyiz? Sen bana karşı neler hissediyorsun? Bu hayat koşusunda yalnız mı kalacağım? Bu soruları düşünerek geçen bir 600 km ve ardından senin olmadığın bir şehirde yeni doğan bir güne merhaba...

.....DEVAM EDECEK
Yüreğimdeki Depremin Artçısıydı Gelişin - Bölüm 1
Cevapla