Alman çoban köpeğim robot gibi mükemmel, Sibirya kurdu köpeğim ise tam bir ergen kaos makinesi. Bu tarz hayvanı olanlara soruyorum iki zıt zihniyette evlat büyütmek bu kadar zor mu gerçekten? Ve bu dönem sürekli birbirlerini ısırırken yakalıyorum ne yaptıysam olmuyor nasıl bir hakimiyet sağlayabilirim.
Eğer patilerini birbirlerine hafifçe ağızlarıyla tutup hemen bırakıyor, bedenleri gevşek kalıyor, oyun sırasında roller değişiyor ve birbirlerinden uzaklaşınca tekrar kendileri dönüyorsa bu büyük ihtimalle oyun davranışıdır; köpekler oyun sırasında birbirlerini ısırarak da iletişim kurabilir. Ama sürekli aynı köpek diğerini kovalıyor, biri kaçmaya veya saklanmaya çalışıyor, bedenler sertleşiyor, bakışlar sabitleniyor, hırlama/saldırma artıyor ya da deride yara oluşuyorsa bunu “oynuyorlar” diye bırakmayın. Gerçek ısırıklar ciddi doku yaralanmalarına yol açabilir. “Hakimiyet kurayım” yaklaşımından ziyade ikisinin de sakinleşmesini ve kontrollü davranmasını öğretmek daha doğru. Yemek, oyuncak ve kemik gibi kaynakları ayrı tutun; birlikteyken gözetin ve gerilim yükselmeden oyunu bölüp sakinleşme molası verin. Evde yalnız bırakırken de ayırın. Özellikle bu davranış yeni başladıysa veya giderek sertleşiyorsa, veteriner ve mümkünse davranış konusunda çalışan nitelikli bir eğitmen tarafından değerlendirilmesi iyi olur; ağrı veya başka fiziksel sorunlar da saldırganlığı tetikleyebilir.
Köpekler sürü hayvanidir, seni lider olarak görmeleri gerekir bu yüzden baskın ve otoriter olmalısın, komutlarını sert kesin net bir şekilde ver, ceza verirsen ya da kizarsan en zoru bu sakin sirnasma senin sürü lideri olduğunu anlamaları lazım.
Alman Kurdu görev odaklıdır, sizi memnun etmek ister. Husky ise bağımsızdır ve kuralları "öneri" olarak görür. Ergenlikte bu durum zirve yapar. Önce Huskyi yorun bitmek bilmeyen enerjisi atılmadan Alman'la anlaşmaları imkansızdır bolca koşu, koku ve zeka oyunları yaptırın. Yorgun Kurt, sakin Kurttur. Mola Alanları Oluşturun. Gerginlik başladığı an araya girip onları zorla ayırın ve özel alanlarına gönderin. Birbirlerini görmemek kafalarını soğutur. Sakinliği Ödüllendirin. Kavga anında bağırarak onlara istemeden de olsa ilgi vermiş oluyorsunuz. Bunun yerine evde sessizce yan yana durdukları anları ödüllendirin.
Milletin ne düşündüğünden ziyade köpeklerimin sağlığı benim için daha önemli. Soru başlığı orada yazıyor, yardımcı olmayacaksan duygu sömürüsüne gerek yok.
@dunyaninenzekiinsani geçen gün metroda bir kadın gördüm ağlıyordu çocuğum evde hasta başında kimse yok deyince ben de ambulansı arayın dedim meğer köpeğinden bahsediyormuş etraftakiler dahil ben de bir an şaşırdım sonrasında kadının ağlaması kesildi ve bozuntuya verdi demem o ki bir şeye düşman olmak o kadar kolay değil insan birine hayvan düşmanısın diye yaftalamadan önce neye dayanarak böyle bir sonuca vardığını ve karşısındaki insanın ne demek istediğini sorgulamak gerekir niyet okumak kötü insanlara mahsustur iftira atmak bu hayatta en kolay şeylerden biridir cahilliğine veriyorum :)
Kullanıcı adını hak etmek için bu kadar uzun hikaye anlatmana gerek yoktu. İnsanların evcil hayvanlarını aileden görmesi ve çocuğum demesi seni bu kadar rahatsız ediyorsa, asıl empati yoksunluğunu sorgulaman gerekir. Cahilliğine veriyorum deyip paragraf dolusu savunma yapmak da ayrı bir ironi olmuş.
Bence o cümleyi bitirdikten sonra aynaya bakıp of ne laf koydum ama deyip o gülücüğü attın 🙂 Ama maalesef dışarıdan bakınca tek görünen şey duygusal zekası bir köpeği kıskanacak seviyede olan ve bunu uzun paragraflarla gizlemeye çalışan biri. Neyse, hayal dünyanda başarılar djdjejwjw
Lafı ağzına yiyince hemen destek ala bağlaman harika bir savunma mekanizması yalnız. Karizmanı toparlamaya yetmedi ama deneme bonusu veriyorum. Hadi şimdi köşende takıl.
Araya büyük kelimeler ve anlamsız emojiler serpiştirince haklı veya bilge görünmüyorsun, sadece ne kadar paniklediğini belli ediyorsun. Bir daha laf yetiştirmeye çalışırken Türkçe dersi almanı tavsiye ederim.